Servis taşımacılığı hizmeti veren firmalar KDV indiriminden faydalanabilir mi?

Personel ve okul servis faturasında KDV %8 mi oldu?

Yeni değişen KDV oranlarına göre yolcu taşımacılığı %8’e indi. Şehir içi personel taşımacılığı ya da servis işletmeleri de bu orandan mı fatura kesecek? 31 Temmuz’da kesilecek faturalar %8 KDV oranına mı tabi olacak?

Personel taşımacılığı da okul servis taşımacılığı de yolcu taşımacılığı kapsamındadır.

Karar 31/07/2020 (bu tarih dahil) yürürlüğe girmiştir. 31/12/2020 tarihinde sona erecektir. 31/07/2020 tarihin den itibaren düzenlenecek faturalarda %8 KDV hesaplanacaktır.

KDV tevkifatı yapılıyor ise bu tutar üzerinden 5/10 oranında tevkifat yapılır.

Yazıcı kartuş tamiri KDV indirimi kapsamına girer mi?

31/07/2020 tarih itibariyle bazı hizmetlerde KDV oranları değişti. Firmamız yazıcı, kartuş satış ve bakım onarım hizmeti veriyor. KDV oranı düşürülen aşağıdaki hizmet çeşitlerine girer miyiz?

Kararda “bilgisayar” kelimesi geçtiği için diğer unsurların kapsamda olmadığı görüşündeyiz.

Yıllık ücretli izinde olan bir çalışana izin günleri için yol ücreti ve yemek ücreti ödenir mi?

Temmuz ve Ağustos 2019’da yıllık izin kullanan bir çalışana; Yıllık izin günleri için yol parası ve yemek ücreti ödenir mi?

Ücretli yıllık izin hakkı, T.C. Anayasası’nın 50’inci ve 4857 sayılı İş Kanunu’nun 53’üncü maddeleri gereğince işverenin işçiye kullandırmak zorunda olduğu ve işçinin de kullanmaktan vazgeçemeyeceği bir haktır.

Ücretli yıllık izine hak kazanma ve kullandırma şartları 4857 sayılı Kanun’da düzenlenmiş olup, işveren yıllık izin kullanan işçiye izin dönemine ilişkin ücretini bir iş karşılığı olmaksızın peşin veya avans olarak ödemek zorundadır.

Bu ücretin hesabında 57’inci maddenin gönderme yaptığı 50’inci maddeye göre, fazla çalışma karşılığı olarak alınan ücretler, primler, işyerinin temelli işçisi olarak normal çalışma saatleri dışında hazırlama, tamamlama, temizleme işlerinde çalışan işçilerin bu işler için aldıkları ücretler ve sosyal yardımlar dikkate alınmayacaktır.

Bu durumda işçiye her bir izin günü için sadece çıplak gündeliği tutarında ödeme yapılabilecektir.

Yıllık izin ücretinin tespitinde genel kural böyle olmakla birlikte anılan Kanunun “Saklı haklar” başlıklı 45 inci maddesinde, “Toplu iş sözleşmesi veya iş sözleşmelerine hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatillerde işçilere tanınan haklara, ücretli izinlere ve yüzde usulü ile çalışan işçilerin bu Kanunla tanınan haklarına aykırı hükümler konulamaz. Bu hususlarda işçilere daha elverişli hak ve menfaatler sağlayan kanun, toplu iş sözleşmesi, iş sözleşmesi veya gelenekten doğan kazanılmış haklar saklıdır.” Denilerek 50’inci maddeye istisna getirilmiştir.

Bu hüküm gereğince işçiler toplu iş sözleşmelerinde veya iş sözleşmelerinde düzenleme yapılmak kaydıyla fiilen çalıştıkları günlerde olduğu gibi yıllık izinli oldukları günlerde de sosyal yardımlardan yararlanmaya devam edebileceklerdir.

Sosyal yardımlar, toplu iş sözleşmesi veya iş sözleşmesi ile işçiye sağlanan işçilik haklarıdır.

Yani bu hak ve menfaatler sözleşme kaynaklıdır. Böyle olduğu için ödenme şartları ve miktarları sözleşmeyle belirlenir.

Çalışma hayatında düzenlenen sözleşmelerde genellikle sosyal yardım kapsamında işçiye sağlanan yemek yardımının işçinin fiilen çalıştığı günler için verilmesinin kararlaştırıldığı görülmekte ise de, bazı sözleşmelerde işçinin yıllık izinli olduğu günlerde de bu yardımın yapılmasına imkân veren düzenlemelere rastlanılmaktadır.

Sözleşme ile yıllık izinde yemek yardımı yapılması, sözleşme yapma serbestisi kuralına uygun olduğu gibi, işçiye Kanuna nazaran daha elverişli hak ve menfaat sağlamış olması nedeniyle de yukarıda bahsedilen 45’inci madde hükmüne uygun düşmektedir. Dolayısıyla bu uygulamanın artık anılan 50’inci madde hükmü ile ilgilendirilmemesi gerekmektedir.

Fazla ve yersiz ödenen kısa çalışma ödeneklerini İŞKUR geri isteyebilir mi?

1 Nisan- 30 Haziran arasında kısa çalışma ödeneği alan bir iş yerindeki 30 personelden 4’ü 9 Nisan 2020 tarihinde işveren tarafından işten çıkışı yapılmıştır. Kanunun yürürlüğe girdiği tarih 17 Nisan diye biliyorduk. İŞKUR’dan yazı geldi. İşten çıkışların yasak olduğu vea kısa çalışma ödeneği alan bu kişilerin aldıkları ücretleri faizi ile ödememizi istediler. Nasıl bir yol izlemeliyiz?

Bu Kanunun kapsamında olup olmadığına bakılmaksızın her türlü iş veya hizmet sözleşmesi, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren üç ay süreyle 25 inci maddenin birinci fıkrasının (II) numaralı bendinde ve diğer kanunların ilgili hükümlerinde yer alan ahlak ve iyi niyet kurallarına uymayan haller ve benzeri sebepler dışında işveren tarafından feshedilemez.

Karşılığında yapılan çıkışlar için bir asgari ücret İPC kesilir. Bu durumu İŞKUR’a bildirmediyseniz işçilere ödemeler yapılmıştır. İŞKUR ödenen bu kısa çalışma ödeneği tutarlarını faiziyle talep edecektir.

Bir firma önce kısa çalışmaya sonra nakdi ücret desteğine müracaat edebilir mi?

Kısa çalışma ödeneği sonlanan işçiler uzamadan yararlanabileceklerdir.

Nakdi ücret desteğine başvuru şartları daha farklıdır. Kısa çalışma ödeneği sonlananlar da Hazirandaki bakiye günlerinde fiili çalışmaları yoksa nakdi ücret desteğine başvurusu yapabileceklerdir.


Kaynak: İSMMMO

Mükellefin tutukluluk hali mücbir sebep olarak kabul edilir mi?

İlgide kayıtlı yazınızın incelenmesinden iliniz ….. Vergi Dairesi mükelleflerinden …..’nın 2000/Temmuz, Ağustos, Eylül dönemine ait geçici vergi beyannamesini 15.11.2000 tarihine kadar vermesi gerekirken, 17.11.2000 tarihinde beyan ettiği, ….. Ceza Mahkemesinin ….. sayılı yazısından adı geçenin 18.10.2000-13.112000 tarihleri arasında tutuklu bulunduğu, söz konusu mükellefin beyanname verme süresi içerisinde kalan tutukluluk halinin mücbir sebep olarak kabul edilip edilmeyeceğihakkında Bakanlığımız görüşünün sorulduğu anlaşılmaktadır.

Bilindiği üzere, 213 Sayılı Vergi Usul Kanununun 13’üncü maddesinin birinci bendinde tutukluluk hali mücbir sebep hali olarak kabul edilmiştir.

Aynı kanunun 15’inci maddesinde ise “13’üncü madde yazılı mücbir sebeplerden herhangi birinin bulunması halinde bu sebep ortadan kalkıncaya kadar süreler işlemez. Bu taktirde tarh zamanaşımı işlemeyen süreler kadar uzar.

Bu hükmün uygulaması için mücbir sebebin malum olması veya ilgililer tarafından ispat veya tevsik edilmesi lazımdır.” hükmü yer almaktadır.

Buna göre beyanname verme süresi içerisinde mücbir sebep hali ile karşı karşıya kalan mükelleflerin beyanname verme yükümlülükleri, mücbir sebep nedeniyle işlemeyen sürenin dikkate alınmasıyla bulunacak süre kadar uzamaktadır.

Söz konusu olayda mükellefin 2000/Temmuz, Ağustos, Eylül dönemi geçici vergi beyanname verme süresi 1Ekim ile üç aylık dönemi izleyen ikinci ayın 15’inci günü olan 15 Kasım 2000 tarihine kadar olup, mükellefin bu tarihler arasında (18.10.2000-13.112000) tutuklu bulunması nedeniyle kullanılamayan bu sürenin mücbir sebep kapsamında değerlendirilmesi gerekmektedir.

Bu nedenle adı geçenin tutuklu bulunduğu 26 günlük sürenin, beyanname verme süresinin son günü olan 15.11.2000 tarihine ilave edilmesi ile bulunacak olan 11.12.2000 tarihine kadar beyannamesini vermesi halinde beyannamenin süresinde verilmiş beyanname olarak kabul edileceği tabiidir.

…                   


Kaynak: GİB Özelge, 22.01.2001, B.07.0.GEL.0.28/2810-13-828/4124, Gelirler Genel Müdürlüğü,

İşten çıkartımın yasaklandığı dönemde işveren 1 gün devamsızlık yapan personelini işten çıkartabilir mi?

İşçi çıkarma yasağı kapsamında, 1 gün de olsa, devamsızlık yapan işçinin iş sözleşmesinin feshi halinde SGK çıkış kodu 19, eksik gün nedeni 15 olarak çıkarılabilir mi?

4857 sayılı kanun 25/II) İşçinin işverenden izin almaksızın veya haklı bir sebebe dayanmaksızın ardı ardına iki işgünü veya bir ay içinde iki defa herhangi bir tatil gününden sonraki iş günü yahut bir ayda üç işgünü işine devam etmemesi halinde İşçinin işe devamsızlığı nedeniyle iş sözleşmesinin işverence haklı nedenle derhal feshi 4857 sayılı Kanun md. 25/2-g’de düzenlenmiştir.

Buna göre; “İşçinin işverenden izin almaksızın veya haklı bir sebebe dayanmaksızın; Ardı ardına iki iş günü veya bir ay içinde iki defa herhangi bir tatil gününden sonraki iş günü yahut bir ayda üç iş günü işine devam etmemesi” işveren açısından haklı fesih nedeni sayılmıştır.

Bu bent hükmü uyarınca haklı nedenin oluşabilmesi için ilk olarak işçinin o sürede çalışma borcu bulunmalıdır. Eğer işçi tatil, rapor vs. nedeniyle veya grev yüzünden o esnada çalışma yükümü taşımıyorsa, bu fesih nedeni oluşmaz. İkinci olarak, işçi bir süre işe devam etmemelidir. Bu devamsızlığın feshe götürebilmesi için ardı ardına 2 gün veya bir ay içinde iki defa herhangi bir tatil gününden sonraki işgünü yahut bir ayda 3 işgünü sürmüş olması zorunludur. Devamsızlığın o güne ait tüm çalışma süresini kapsaması gerekir.

İşyerini Kapatan Mükellefin Yapması Gerekenler Nelerdir?

 Mükellefler işi bıraktıklarında, kullanılmamış belgeler ile en son
kullanılan ciltleri, işi bırakma bildiriminde bulunacakları süre içinde bağlı bulundukları vergi dairesine ibraz ederek kullanılmamış belgeleri iptal ettirmesi gerekir.

 Basit usule tabi mükellefler işi bıraktıklarında kullanmadıkları belgelerin iptal işlemleri, belgeleri veren oda veya birliklerce yapılmaktadır.

 İşi bırakma nedeniyle eski nesil ödeme kaydedici cihazlar için yapılacak hurdaya ayırma işlemleri ile geçici kullanım dışı bırakma işlemlerinin, işi bırakma tarihinden itibaren 30 gün içerisinde gerçekleştirilmesi gerekir.

 Eski nesil ödeme kaydedici cihazlara ait levha vergi dairesine iade edilmesi gerekir.

 Mükellefler işi bırakma, ÖKC kullanım mecburiyeti dışında kalma, yeni bir Yeni Nesil ÖKC alma ve benzeri nedenlerle sahibi oldukları cihazlarını hurdaya ayırmaları halinde, Yeni Nesil ÖKC’lerin hurdaya ayrılma işlemleri cihazın üreticisi olan ÖKC firmasına ait yetkili servisler tarafından yapılır.

 Gerçek usulde vergiye tabi mükelleflerin terk ettikleri işleri ile ilgili olarak sonradan elde ettikleri kazançlar arızi kazanç olarak gelir vergisine tabidir. Zarar yazılan değersiz alacaklarla, karşılık ayrılan şüpheli alacakların tahsili de böyledir. Bu kazançlara ilişkin olarak herhangi bir istisna uygulaması öngörülmediğinden, söz konusu kazancın tamamının, tahsil edildiği yılın kazancı olarak bu döneme ilişkin yıllık gelir vergisi beyannamesi ile beyan edilmesi gerekir.

7247 Sayılı Yeni Torba Yasa Resmi Gazete Yayınlandı. 26 Haziran 2020 Cuma

26 Haziran 2020 CUMAResmî GazeteSayı : 31167
KANUN
BAZI KANUN VE KANUN HÜKMÜNDE KARARNAMELERDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA KANUN
Kanun No. 7247                                                                                                 Kabul Tarihi: 18/6/2020MADDE 1 – 11/1/1954 tarihli ve 6219 sayılı Türkiye Vakıflar Bankası Türk Anonim Ortaklığı Kanununun 18 inci maddesinin birinci fıkrasına aşağıdaki cümle eklenmiştir.“Bankanın 6/12/2012 tarihli ve 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanununa göre faaliyette bulunan gayrimenkul yatırım ortaklıkları 4734 sayılı Kanuna tabi değildir.”MADDE 2 – 15/5/1959 tarihli ve 7269 sayılı Umumi Hayata Müessir Afetler Dolayısiyle Alınacak Tedbirlerle Yapılacak Yardımlara Dair Kanunun geçici 26 ncı maddesinin birinci fıkrasına “Erzurum İli Aşkale İlçesinde 11/5/2017 tarihinde” ibaresinden sonra gelmek üzere “, Manisa İli Akhisar ve Kırkağaç İlçeleri ve çevresinde 22/1/2020 tarihinde, Elazığ İli Merkez, Sivrice, Baskil, Karakoçan, Kovancılar, Palu ve Maden İlçeleri ve çevresinde, Elazığ İli Keban İlçesi Üçpınar Köyünde, Malatya İli Doğanyol, Pütürge, Kale, Yeşilyurt ve Battalgazi İlçeleri ve çevresinde, Diyarbakır İli Çüngüş ve Çermik İlçeleri ve çevresinde, Adıyaman İli Gerger ve Sincik İlçeleri ve çevresinde, Tunceli İli Merkez, Mazgirt ve Pertek İlçeleri ve çevresinde 24/1/2020 tarihinde, Van İli Başkale ve Saray İlçeleri ve çevresinde 23/2/2020 tarihinde, Bingöl İli Karlıova, Yedisu ve Adaklı İlçeleri ve çevresinde, Erzurum İli Çat İlçesi ve çevresinde 14/6/2020 tarihinde” ibaresi eklenmiştir.MADDE 3 – 8/5/1985 tarihli ve 3201 sayılı Yurt Dışında Bulunan Türk Vatandaşlarının Yurt Dışında Geçen Sürelerinin Sosyal Güvenlikleri Bakımından Değerlendirilmesi Hakkında Kanunun 6 ncı maddesine aşağıdaki fıkra eklenmiştir.“C) Yurt dışında zorunlu sigortalılığa tabi olsalar dahi kısa süreli çalışma olarak adlandırılan işlerde çalışanların aylıkları bu madde kapsamında değerlendirilmez ve kesilmez. Bu maddede geçen kısa süreli çalışmaya tabi işler yönetmelik ile belirlenir.”MADDE 4 – 28/3/2002 tarihli ve 4749 sayılı Kamu Finansmanı ve Borç Yönetiminin Düzenlenmesi Hakkında Kanuna aşağıdaki geçici madde eklenmiştir.“GEÇİCİ MADDE 32- 21/12/2019 tarihli ve 7197 sayılı 2020 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanununun 12 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca belirlenen malî yıl içerisinde ikrazen ihraç edilecek özel tertip Devlet iç borçlanma senetlerinin limiti, 2020 yılı için 7197 sayılı Kanunun 1 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ile belirlenen başlangıç ödeneklerinin yüzde beşine kadar uygulanır.”MADDE 5 – 16/6/2005 tarihli ve 5366 sayılı Yıpranan Tarihi ve Kültürel Taşınmaz Varlıkların Yenilenerek Korunması ve Yaşatılarak Kullanılması Hakkında Kanuna aşağıdaki geçici madde eklenmiştir.“GEÇİCİ MADDE 1- Bu Kanun hükümleri uyarınca, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce alınmış olan kamulaştırma kararları üzerine, mahkeme kararıyla idare adına tescil edilen taşınmazların kamulaştırılmasına ilişkin işlemlerin iptali istemiyle idari yargı mercilerine açılmış olan davalarda iptal kararı verilmesi sebebiyle idare aleyhine açılacak davalarda; taşınmazın idare adına tesciline karar verilmesi üzerine idarece ödenmiş olan kamulaştırma bedelinin davacı tarafından mahkeme veznesine depo edilmesi şarttır. Mahkeme veznesine depo edilecek kamulaştırma bedeli, taşınmazın idare adına tescil edildiği tarih başlangıç kabul edilmek üzere, davanın açıldığı tarihe kadar yasal faizi işletilerek depo edilir. Bu bedel depo edilmeden açılan davalarda, mahkemece verilecek iki haftalık kesin süre içinde bedelin mahkeme veznesine depo edilmemesi halinde davanın açılmamış sayılmasına karar verilir ve yargılama gideri ile vekâlet ücreti taraflar üzerinde bırakılır.Birinci fıkra hükmü kanun yolu aşamasında bulunanlar dâhil derdest davalar hakkında da uygulanır.”MADDE 6 – 19/10/2005 tarihli ve 5411 sayılı Bankacılık Kanununun 76 ncı maddesinin ikinci fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.“Bu Kanunun 4 üncü maddesinde yer alan faaliyet konularına ilişkin bankalar ve müşteriler arasındaki ilişkiler, yazılı şekilde veya uzaktan iletişim araçlarının kullanılması suretiyle mesafeli olarak ya da mesafeli olsun olmasın Kurulun yazılı şeklin yerine geçebileceğini belirlediği ve bir bilişim veya elektronik haberleşme cihazı üzerinden gerçekleştirilecek ve müşteri kimliğinin doğrulanmasına imkân verecek yöntemler yoluyla kurulacak sözleşmeler ile düzenlenir ve buna ilişkin usûl ve esaslar Kurul tarafından belirlenir. 7/11/2013 tarihli ve 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun hükümleri saklı kalmak kaydıyla, bankalar ile bireysel müşterileri arasında akdedilecek sözleşmelerin içeriğinde yer alması gereken asgarî hususlar ile tip sözleşmelerin uygulanacağı işlemler, Kurulun uygun görüşü alınarak kuruluş birlikleri tarafından belirlenir.”MADDE 7 – 23/2/2006 tarihli ve 5464 sayılı Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanununun 24 üncü maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.“Kart çıkaran kuruluşlar ile kart hamilleri arasındaki ilişkiler, bu Kanun ve ilgili diğer mevzuat çerçevesinde en az on iki punto ve koyu siyah harflerle hazırlanacak yazılı şekilde veya uzaktan iletişim araçlarının kullanılması suretiyle mesafeli olarak ya da mesafeli olsun olmasın Kurulun yazılı şeklin yerine geçebileceğini belirlediği ve bir bilişim veya elektronik haberleşme cihazı üzerinden gerçekleştirilecek ve müşteri kimliğinin doğrulanmasına imkân verecek yöntemler yoluyla kurulacak sözleşmeler ile düzenlenir ve buna ilişkin usûl ve esaslar Kurul tarafından belirlenir.”MADDE 8 – 25/4/2006 tarihli ve 5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanununun 45 inci maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesinde yer alan “finansal kiralama şirketleri ile finansman şirketleri” ibaresinden sonra gelmek üzere “, 6/12/2012 tarihli ve 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu kapsamındaki aracı kurumlar ve portföy yönetim şirketleri, 20/6/2013 tarihli ve 6493 sayılı Ödeme ve Menkul Kıymet Mutabakat Sistemleri, Ödeme Hizmetleri ve Elektronik Para Kuruluşları Hakkında Kanun kapsamındaki ödeme hizmeti sağlayıcıları” ibaresi, “finansal kiralama şirketleri ve finansman şirketleri”  ibaresinden sonra gelmek üzere “, 6362 sayılı Kanun kapsamındaki aracı kurumlar ve portföy yönetim şirketleri, 6493 sayılı Kanun kapsamındaki ödeme hizmeti sağlayıcıları” ibaresi, üçüncü fıkrasına üçüncü cümlesinden sonra gelmek üzere aşağıdaki cümle eklenmiş ve beşinci fıkrasında yer alan “takip eder” ibaresi “takip eder ve denetler” şeklinde değiştirilmiştir.“Birinci fıkrada belirtilenler, Kimlik Paylaşımı Sistemi kullanıcılarının, sistemi bu madde hükümlerine uygun kullanmalarına yönelik gerekli her türlü idari ve teknik tedbirleri almak, takip etmek ve idari ve teknik tedbirlere ilişkin raporları talep edildiğinde Bakanlığa bildirmekle yükümlüdür.”MADDE 9 – 5/11/2008 tarihli ve 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanununun 49 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan “imzalanırken” ibaresi “kurulurken” şeklinde değiştirilmiştir.MADDE 10 – 5809 sayılı Kanunun 50 nci maddesinin birinci fıkrasına birinci cümlesinden sonra gelmek üzere aşağıdaki cümleler eklenmiş ve dördüncü fıkrasının üçüncü cümlesinde yer alan “yazılı olarak” ibaresi “taleplerini” şeklinde değiştirilmiştir.“Sözleşme; yazılı olarak veya elektronik ortamda kurulur. Elektronik ortamda kurulacak sözleşmelerde, başvuru sahibinin kimliğinin doğrulanmasına imkân verecek şekilde, Kurum tarafından belirlenecek yöntemler kullanılır ve bunlara ilişkin usul ve esaslar Kurum tarafından belirlenir.”MADDE 11 – 14/12/2009 tarihli ve 5941 sayılı Çek Kanununun geçici 5 inci maddesinin birinci fıkrasında yer alan “üç ay” ibareleri “bir yıl” şeklinde ve “üç aylık” ibaresi “bir yıllık” şeklinde değiştirilmiştir.MADDE 12 – 21/11/2012 tarihli ve 6361 sayılı Finansal Kiralama, Faktoring ve Finansman Şirketleri Kanununun 22 nci maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.“Finansal kiralama sözleşmesi, yazılı veya uzaktan iletişim araçlarının kullanılması suretiyle mesafeli olarak ya da mesafeli olsun olmasın Kurulun yazılı şeklin yerine geçebileceğini belirlediği ve bir bilişim veya elektronik haberleşme cihazı üzerinden gerçekleştirilecek ve müşteri kimliğinin doğrulanmasına imkân verecek yöntemler yoluyla kurulacak şekilde düzenlenir ve buna ilişkin usul ve esaslar Kurul tarafından belirlenir.”MADDE 13 – 6361 sayılı Kanunun 38 inci maddesinin ikinci fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.“(2) Faktoring sözleşmesi, yazılı veya uzaktan iletişim araçlarının kullanılması suretiyle mesafeli olarak ya da mesafeli olsun olmasın Kurulun yazılı şeklin yerine geçebileceğini belirlediği ve bir bilişim veya elektronik haberleşme cihazı üzerinden gerçekleştirilecek ve müşteri kimliğinin doğrulanmasına imkân verecek yöntemler yoluyla kurulacak şekilde düzenlenir. Bu fıkranın uygulanmasına ilişkin usul ve esasları belirlemeye Kurul yetkilidir.”MADDE 14 – 6361 sayılı Kanunun 39 uncu maddesinin üçüncü fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.“(3) Finansman sözleşmesi, yazılı veya uzaktan iletişim araçlarının kullanılması suretiyle mesafeli olarak ya da mesafeli olsun olmasın Kurulun yazılı şeklin yerine geçebileceğini belirlediği ve bir bilişim veya elektronik haberleşme cihazı üzerinden gerçekleştirilecek ve müşteri kimliğinin doğrulanmasına imkân verecek yöntemler yoluyla kurulacak şekilde düzenlenir. Bu fıkranın uygulanmasına ilişkin usul ve esasları belirlemeye Kurul yetkilidir.”MADDE 15 – 6/12/2012 tarihli ve 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanununun 42 nci maddesinin başlığı “Mali sorumluluk sınırlarına ve çalışanlara ilişkin esaslar ve müşterilerle akdedilecek sözleşmeler” şeklinde değiştirilmiş ve maddeye aşağıdaki fıkra eklenmiştir.“(2) Bu Kanunda yer alan faaliyet konularına ilişkin yatırım kuruluşları ve portföy yönetim şirketleri ile müşterileri arasındaki ilişkiler, yazılı şekilde veya uzaktan iletişim araçlarının kullanılması suretiyle mesafeli olarak ya da mesafeli olsun olmasın Kurulun yazılı şeklin yerine geçebileceğini belirlediği ve bir bilişim veya elektronik haberleşme cihazı üzerinden gerçekleştirilecek ve müşteri kimliğinin doğrulanmasına imkân verecek yöntemler yoluyla kurulacak sözleşmeler ile düzenlenir ve buna ilişkin usul ve esaslar Kurul tarafından belirlenir.”MADDE 16 – 20/6/2013 tarihli ve 6493 sayılı Ödeme ve Menkul Kıymet Mutabakat Sistemleri, Ödeme Hizmetleri ve Elektronik Para Kuruluşları Hakkında Kanunun 12 nci maddesinin üçüncü fıkrasına aşağıdaki cümle eklenmiştir.“Çerçeve sözleşme yazılı şekilde veya uzaktan iletişim araçlarının kullanılması suretiyle mesafeli olarak ya da mesafeli olsun olmasın Bankanın yazılı şeklin yerine geçebileceğini belirlediği ve bir bilişim veya elektronik haberleşme cihazı üzerinden gerçekleştirilecek ve müşteri kimliğinin doğrulanmasına imkân verecek yöntemler yoluyla kurulacak şekilde düzenlenir.”MADDE 17 – 28/11/2017 tarihli ve 7061 sayılı Bazı Vergi Kanunları ile Diğer Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 123 üncü maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi aşağıdaki şekilde değiştirilmiş, fıkraya (e) bendinden sonra gelmek üzere aşağıdaki bent eklenmiş ve diğer bentler buna göre teselsül ettirilmiştir.“e) 62 nci maddesiyle 4733 sayılı Kanunun 6 ncı maddesinin dokuzuncu fıkrasından sonra gelmek üzere eklenen onuncu fıkrası ve 93 üncü maddesiyle 5607 sayılı Kanunun 3 üncü maddesinin yeniden düzenlenen yirminci fıkrası, ticari amaçla makaron veya yaprak sigara kâğıdını, içine kıyılmış tütün, parçalanmış tütün ya da tütün harici herhangi bir madde doldurulmuş olarak satanlar, satışa arz edenler, bulunduran ve nakledenler bakımından 1/7/2020 tarihinde,”“f) 63 üncü maddesiyle 4733 sayılı Kanunun 8 inci maddesinin beşinci fıkrasının (h) bendinin yürürlükten kaldırılmasına ilişkin değişiklik ve 93 üncü maddesiyle 5607 sayılı Kanunun 3 üncü maddesinin yeniden düzenlenen yirminci fıkrası, Tarım ve Orman Bakanlığından yetki belgesi almadan veya bildirimde bulunmadan tütün ticareti yapanlar bakımından 1/7/2021 tarihinde,”MADDE 18 – 27/6/1989 tarihli ve 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin ek 35 inci maddesinin üçüncü fıkrasının son cümlesi ile dokuzuncu fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.“Dokuzuncu fıkranın ilgili hükmü saklı kalmak kaydıyla, bu fıkraya göre açıktan atananlardan görevi sona erenlerin veya görevden alınanların memuriyetle ilişikleri kesilir.”“Kamu görevlileri arasından üst kademe kamu yöneticisi kadro, pozisyon ve görevlerine atananlardan;a) Ek göstergesi (6400) ve daha yüksek tespit edilen üst kademe kamu yöneticisi kadro, pozisyon ve görevlerinden alınanlar veya görevleri sona erenler, Cumhurbaşkanlığına bağlı, ilgili, ilişkili kurum ve kuruluşlarda müşavir veya danışman kadro veya pozisyonlarına ya da bakanlıkların merkez teşkilatlarında bakanlık müşaviri unvanlı kadrolara,b) İl valilerinden görevden alınanlar, vali-mülkiye başmüfettişi unvanlı kadrolara,c) (a) ve (b) bentleri dışında kalanlardan görevlerinden alınanlar veya görevleri sona erenler;1) Yönetici kadroları dışında daha önce bulundukları veya öğrenim durumları itibarıyla ihraz etmiş oldukları unvanlara ilişkin kadro veya pozisyonlara,2) Denetim elemanı ya da uzman kadro veya pozisyonlarına,3) Araştırmacı veya uygun görülecek diğer kadro ve pozisyonlara,Cumhurbaşkanınca veya bakanlarca ya da atamaya yetkili amirlerce atanırlar. Atama yapılıncaya kadar bunların görev yaptıkları kadro, pozisyon veya görevlere ilişkin almakta oldukları her türlü ödemeler, görev yaptıkları kurum tarafından verilmeye devam edilir. (a) bendine göre atananlar, üst yönetici tarafından izleme, değerlendirme, araştırma, rehberlik, proje ve eğitim gibi hizmetlerde görevlendirilirler. (a) bendine göre atananlardan bir ay içinde talepte bulunanlar, atamaya yetkili amirler tarafından yönetici kadro veya pozisyonları dışındaki daha önce bulundukları veya öğrenim durumları itibarıyla ihraz etmiş oldukları unvanlara ilişkin kadro veya pozisyonlara atanırlar. (a) bendine göre veya bu fıkraya göre talep üzerine atananlardan (a) bendindeki yönetici kadro, pozisyon veya görevlerinde kesintisiz olarak en az iki yıl fiilen görev yapmış olanların malî hakları, atandıkları söz konusu kadro veya pozisyonlarda bulunmaları kaydıyla, atandıkları tarihi takip eden ay başından itibaren ikinci yılın sonuna kadar, fiili çalışmaya bağlı ödemeler hariç önceki görevine ait ödeme unsurları esas alınarak verilmeye devam edilir. (a) bendi ve bu fıkranın münhasıran bu bende bağlı hükümleri; hâkim ve savcılar, 926 sayılı Kanuna tabi personel, Dışişleri meslek memurları, mülki idare amirliği hizmetleri sınıfı, millî istihbarat hizmetleri sınıfı, emniyet hizmetleri sınıfı, jandarma hizmetleri sınıfı, sahil güvenlik hizmetleri sınıfı kapsamına giren yönetici kadrolarında bulunanlar hakkında uygulanmaz. (b) bendine göre atananların mali hakları, atandıkları kadroda bulunmaları kaydıyla fiili çalışmaya bağlı ödemeler hariç il valisine ait ödeme unsurları esas alınarak verilmeye devam edilir. Talep üzerine olanlar da dâhil bu fıkraya göre atananların kadro veya pozisyonları başka bir işleme gerek kalmaksızın ihdas edilmiş ve kurumların kadro veya pozisyon cetvellerinin ilgili bölümlerine eklenmiş sayılır. İhdas edilmiş sayılan kadro ve pozisyonlar herhangi bir şekilde boşalmalarını müteakiben, başkaca bir işleme gerek kalmaksızın iptal edilmiş ve kadro ve pozisyonlara ilişkin mevzuatın eki cetvellerin ilgili kurumlara ait bölümlerinden çıkarılmış sayılır. (a) bendi kapsamında atama yapılan müşavir veya danışman kadro veya pozisyonları mali ve sosyal hak ve yardımlar ile diğer özlük hakları bakımından bakanlık müşaviri kadrosuna denktir; bakanlık müşavirlerine yapılan ödemelerden vergi ve diğer yasal kesintilere tabi olmayanlar, bu maddeye göre de vergi ve diğer kesintilere tabi olmaz; bunlar emeklilik hakları bakımından da bakanlık müşavirine denk kabul edilir. (a) bendinin kapsamının tespitinde; mali ve/veya emeklilik hakları denk veya emsal unvanla belirlenmiş yönetici kadro, pozisyon ve görevleri için bu şekilde belirlenmiş denk veya emsal unvanın ek gösterge rakamları dikkate alınır ve mali hakları ile emeklilik hakları için farklı ek gösterge rakamları belirlenmiş olması halinde bunlardan yüksek olanı esas alınır. Açıktan atandığı (a) bendi kapsamındaki yönetici kadro, pozisyon veya görevlerinden alınan veya görevleri sona erenler hakkında, bir ay içinde talepte bulunmaları halinde, sekizinci fıkraya göre ödeme yapılmamak kaydıyla (a) bendi uygulanabilir. Talepleri neticelendirilinceye kadar bunların görev yaptıkları kadro, pozisyon veya görevlere ilişkin almakta oldukları her türlü ödemeler görev yaptıkları kurum tarafından verilmeye devam edilir. Bunlardan talepleri uygun görülmeyenlerin memuriyetle ilişikleri kesilir. (a) bendine göre atanmak suretiyle memuriyete girenlerin, atanmalarına esas görevlerinde ve kamu kurum ve kuruluşlarının kadro veya pozisyonlarında geçirdikleri hizmet süreleri kazanılmış hak aylık derece ve kademeleri ile kıdeme bağlı haklarında değerlendirilir. Bunlara önceki statülerinin sona ermiş olmasından dolayı kıdem tazminatı veya iş sonu tazminatı ya da benzer nitelikte başkaca bir tazminat ödenmez ve bu tazminatlara esas süreleri sonraki hizmetlerine göre hak kazanacakları emekli ikramiyesi, iş sonu tazminatı veya kıdem tazminatı ya da benzer nitelikteki tazminatların hesabında dikkate alınır. Bunlardan bu fıkranın dördüncü cümlesine göre talep üzerine kamu kurum ve kuruluşlarının memuriyet dışındaki statülerine atananlar için de anılan hizmet ve kıdem değerlendirmesi kıyasen yapılır. Kamu görevlileri arasından Cumhurbaşkanlığına bağlı ofislere başkan ve başkan yardımcısı atananlardan görevlerinden alınanlar hakkında (a) bendi ile bu bende bağlı hükümler, ek gösterge şartı aranmaksızın, aynı esas, usul ve şartlarla uygulanır.”MADDE 19 – 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin geçici 33 üncü maddesinin son fıkrasında yer alan “ikinci yılın sonuna kadar” ibaresi madde metninden çıkarılmıştır.MADDE 20 – 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye aşağıdaki geçici madde eklenmiştir.“GEÇİCİ MADDE 36- Atanma şartlarını kaybetme, ceza kovuşturması veya disiplin soruşturması sonucunda görevden alınanlar veya görevleri sona erenler hariç olmak üzere, kamu görevlileri arasından atanmış olup ek 35 inci maddenin bu maddeyi ihdas eden Kanunla değişik dokuzuncu fıkrasının (a) bendi kapsamındaki kadro, pozisyon ve görevlerden 9/7/2018 tarihinden bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihe kadar olan dönemde alınan veya görevi sona eren kamu görevlileri, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren bir ay içerisinde talepte bulunmaları halinde, önceki yöneticilik görevlerinin ilgisine göre Cumhurbaşkanlığına bağlı, ilgili, ilişkili kurum ve kuruluşlarda müşavir veya danışman kadro veya pozisyonlarına ya da bakanlıkların merkez teşkilatlarında bakanlık müşaviri unvanlı kadrolara atanır. Bu şekilde atanmak suretiyle memuriyete girenlerin, yöneticilik görevleri de dâhil atanmalarına esas görevlerinde ve kamu kurum ve kuruluşlarının kadro veya pozisyonlarında geçirdikleri hizmet süreleri kazanılmış hak aylık derece ve kademeleri ile kıdeme bağlı haklarında değerlendirilir. Bunlara önceki statülerinin sona ermiş olmasından dolayı kıdem tazminatı veya iş sonu tazminatı ya da benzer nitelikte başkaca bir tazminat ödenmez ve bu tazminatlara esas süreleri sonraki hizmetlerine göre hak kazanacakları emekli ikramiyesi, iş sonu tazminatı veya kıdem tazminatı veya benzer nitelikteki tazminatların hesabında dikkate alınır. Bunlar, üst yönetici tarafından izleme, değerlendirme, araştırma, rehberlik, proje ve eğitim gibi hizmetlerde görevlendirilirler. Bu fıkra kapsamındaki müşavir veya danışman kadro veya pozisyonları mali ve sosyal hak ve yardımlar ile diğer özlük hakları bakımından bakanlık müşaviri kadrosuna denktir; bakanlık müşavirlerine yapılan ödemelerden vergi ve diğer yasal kesintilere tabi olmayanlar, bu maddeye göre de vergi ve diğer kesintilere tabi olmaz; bunlar emeklilik hakları bakımından da bakanlık müşavirine denk kabul edilir.Atanma şartlarını kaybetme, ceza kovuşturması veya disiplin soruşturması sonucunda görevden alınanlar veya görevleri sona erenler hariç olmak üzere, ek 35 inci maddenin bu maddeyi ihdas eden Kanunla değişik dokuzuncu fıkrasının (a) bendi kapsamındaki kadro, pozisyon ve görevlerde kesintisiz olarak en az iki yıl fiilen görev yapmış olanlardan, 9/7/2018 tarihinden bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihe kadar olan dönemde görevden alınan veya görevi sona eren kamu görevlilerinin malî hakları, ek 35 inci maddenin dokuzuncu fıkrası ya da Cumhurbaşkanlığı kararnamesine göre atandıkları kadro veya pozisyonlarda bulunmaları kaydıyla, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihi takip eden ay başından geçerli olmak üzere ikinci yılın sonuna kadar, fiili çalışmaya bağlı ödemeler hariç önceki görevine ait ödeme unsurları esas alınarak verilmeye devam edilir. Ancak bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce mülga ek 18 inci madde uyarınca önceki görevine ait ödeme unsurları esas alınmak suretiyle ödeme yapılan süre, bu fıkrada yer alan iki yıllık süreden düşülür.9/7/2018 tarihinden bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihe kadar olan dönemde görevden alınan veya görevi sona erenlerden 2/7/2018 tarihli ve 703 sayılı Anayasada Yapılan Değişikliklere Uyum Sağlanması Amacıyla Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname hükümlerine göre mülga ek 18 inci madde uyarınca müşavir veya danışman kadro veya pozisyonlarına ya da anılan mülga madde uyarınca talep üzerine farklı kadro veya pozisyonlara atanmış olup bu maddenin yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla anılan kadro veya pozisyonlarda bulunanlar hakkında birinci ve ikinci fıkralar uygulanmaz. Bunlardan müşavir veya danışman kadro veya pozisyonlarında bulunanlar, üst yönetici tarafından izleme, değerlendirme, araştırma, rehberlik, proje ve eğitim gibi hizmetlerde görevlendirilirler.Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihte ek 35 inci maddenin bu maddeyi ihdas eden Kanunla değişik dokuzuncu fıkrasının (a) bendi kapsamındaki kadro, pozisyon ve görevlerde bulunanlardan, görevden alındıklarında haklarında 703 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin geçici 1 inci maddesinin dördüncü fıkrasına göre mülga ek 18 inci maddenin uygulanması öngörülenler için anılan mülga madde uygulanmaz.Atanma şartlarını kaybetme, ceza kovuşturması veya disiplin soruşturması sonucunda görevden alınanlar hariç olmak üzere, 9/7/2018 tarihinden bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihe kadar olan dönemde il valiliği görevinden alınarak atandıkları mülkiye başmüfettişi veya mülkiye müfettişi kadrolarında bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihte bulunanlar, İçişleri Bakanlığında vali-mülkiye başmüfettişi unvanlı kadrolara bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihte atanmış sayılır. Bunların mali hakları, atandıkları kadrolarda bulunmaları kaydıyla, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihi takip eden ay başından geçerli olmak üzere, fiili çalışmaya bağlı ödemeler hariç il valisine ait ödeme unsurları esas alınarak verilmeye devam edilir.Bu maddeye göre atanacakların kadro veya pozisyonları başka bir işleme gerek kalmaksızın ihdas edilmiş ve kurumların kadro ve pozisyon cetvellerinin ilgili bölümlerine eklenmiş sayılır. İhdas edilmiş sayılan kadro ve pozisyonlar herhangi bir şekilde boşalmalarını müteakiben, başkaca bir işleme gerek kalmaksızın iptal edilmiş ve kurumların kadro ve pozisyon cetvellerinin ilgili bölümlerinden çıkarılmış sayılır.Bu maddenin uygulanması, geçmişe yönelik herhangi bir ödeme yapılmasını gerektirmez.”MADDE 21 – 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye aşağıdaki geçici madde eklenmiştir.“GEÇİCİ MADDE 37- Mülga ek 18 inci madde uygulanmak suretiyle bakanlıklarda müşavir kadrosuna atananlardan geçici 33 üncü maddeye göre atandıkları ya da atanmış sayıldıkları kadro veya pozisyonlarda bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihte bulunanlar, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren bir ay içerisinde kurumlarına başvurmaları halinde, başvurdukları tarihi takip eden ay başından itibaren ve anılan kadro veya pozisyonlarda bulundukları sürece fiili çalışmaya bağlı ödemeler hariç bakanlık müşaviri kadrosuna ait ödeme unsurlarından faydalandırılırlar.Ancak birinci fıkra kapsamındakilerden bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihte malî haklarını mülga ek 18 inci maddeye göre almakta olanlar, anılan mülga maddedeki malî haklara ilişkin sürenin tamamlandığı tarihi takip eden ay başından itibaren birinci fıkradan aynı esas, usul ve şartlarla yararlanır.Bu madde kapsamında başvuruda bulunmayanlar hakkında geçici 33 üncü maddenin son fıkrasının uygulanmasına aynı şartlarla devam edilir.Bu maddenin uygulanması, geçmişe yönelik herhangi bir ödeme yapılmasını gerektirmez.”MADDE 22 – 22/1/1990 tarihli ve 399 sayılı Kamu İktisadi Teşebbüsleri Personel Rejiminin Düzenlenmesi ve 233 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin Bazı Maddelerinin Yürürlükten Kaldırılmasına Dair Kanun Hükmünde Kararnameye aşağıdaki ek madde eklenmiştir.“Kamu iktisadi teşebbüsleri ve bağlı ortaklıklarında iç kontrol sisteminin oluşturulması ve iç denetçi istihdamıEK MADDE 4- Kamu iktisadi teşebbüsleri ve bağlı ortaklıklarında 10/12/2003 tarihli ve 5018 sayılı Kamu Malî Yönetimi ve Kontrol Kanununun 55 inci maddesinin birinci fıkrasında tanımlanan iç kontrol sistemi oluşturulur. Kamu iktisadi teşebbüslerinin ve bağlı ortaklıklarının her düzeydeki yöneticisi iç kontrol sisteminin etkin bir şekilde oluşturulmasından ve uygulanmasından, yönetim kurulları ise gözetiminden ve gerekli tedbirlerin alınmasından sorumludur.İç denetim, 5018 sayılı Kanunun 63 üncü maddesinin birinci fıkrasında belirlenen faaliyetleri kapsar. İç denetim, iç denetçiler tarafından yapılır. Yapıları ve personel sayıları dikkate alınmak suretiyle kamu iktisadi teşebbüsleri ve bağlı ortaklıklarında iç denetçi istihdam edilir. İç denetçiler, gerekli şartları taşıyanlar arasından yönetim kurulu tarafından atanır ve aynı usulle görevden alınır. İç denetçiler, 5018 sayılı Kanunun 64 üncü maddesinin ikinci fıkrasında belirtilen görevleri İç Denetim Koordinasyon Kurulu tarafından belirlenen kamu iç denetim standartlarına uygun şekilde yerine getirir.Kamu iktisadi teşebbüsleri ve bağlı ortaklıklarına iç denetçi olarak atanacaklarda 14/7/1965 tarihli ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 48 inci maddesinde belirtilenler ile aşağıdaki şartlar aranır:a) En az dört yıllık yükseköğrenim görmüş olmak.b) En az beş hizmet yılını doldurmuş olmak (Bu sürenin hesaplanmasında hangi statüde olursa olsun kamu kurum ve kuruluşlarında geçen hizmet süreleri ile kamu kurum ve kuruluşlarında geçmese dahi devlet memurlarının kazanılmış hak aylıklarında değerlendirilen hizmet süreleri dikkate alınır.).c) Mesleğin gerektirdiği bilgi, ehliyet ve temsil yeteneğine sahip olmak.d) 8/6/1984 tarihli ve 233 sayılı Kanun Hükmünde Kararname uyarınca yayımlanan ilgili yıl Genel Yatırım ve Finansman Programı Kararında belirtilen sertifika ve diğer şartları taşımak.Kamu iktisadi teşebbüsleri ve bağlı ortaklıklarının kadrolarında istihdam edilen iç denetçiler, mali ve sosyal haklar ve yardımlar ile diğer özlük hakları bakımından bakanlık iç denetçisine denktir. Bunların harcırahları hakkında 5018 sayılı Kanuna göre atanan iç denetçilere uygulanan hükümler esas alınır.”MADDE 23 – 399 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye aşağıdaki geçici madde eklenmiştir.“GEÇİCİ MADDE 11- Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihte;a) Teşebbüs veya bağlı ortaklıklarda iç denetçi kadrolarında bulunanlar, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihi takip eden ay başından itibaren ek 4 üncü maddenin son fıkrasından yararlandırılır.b) 8/6/1984 tarihli ve 233 sayılı Kamu İktisadi Teşebbüsleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname uyarınca yayımlanan ilgili yıl Genel Yatırım ve Finansman Programı Kararı kapsamındaki gerekli şartları yerine getirerek iç denetçi olarak görevli bulunanlardan anılan Karardaki gerekli sertifikaya sahip olanlar bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren üç ay içerisinde istihdam edildikleri teşebbüs veya bağlı ortaklıklarına başvuruları üzerine iç denetçi kadrolarına atanırlar.c) 233 sayılı Kanun Hükmünde Kararname uyarınca yayımlanan ilgili yıl Genel Yatırım ve Finansman Programı Kararındaki sertifika şartı hariç diğer gerekli şartları yerine getirerek iki yıl içerisinde sertifika sahibi olmak üzere iç denetçi olarak görevli/atanmış bulunanlar, en geç 31/12/2021 tarihine kadar olmak üzere belirtilen sürede gerekli sertifikalardan birine sahip olmaları halinde istihdam edildikleri teşebbüs veya bağlı ortaklıklarına başvuruları üzerine iç denetçi kadrolarına atanırlar.d) İç denetçi kadrolarına atamaları yapılmış olanlar ile görevlendirme suretiyle iç denetim faaliyetini yürütenlerden ek 4 üncü maddede belirlenen şartları en geç 31/12/2021 tarihine kadar yerine getiremeyenler, atamaları veya görevlendirmeleri iptal edilerek bir önceki görevlerine iade edilirler.”MADDE 24 – 2/7/2018 tarihli ve 703 sayılı Anayasada Yapılan Değişikliklere Uyum Sağlanması Amacıyla Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin 221 inci maddesinin beşinci fıkrasının dördüncü ve beşinci cümleleri yürürlükten kaldırılmıştır.MADDE 25 – 703 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye aşağıdaki geçici madde eklenmiştir.“GEÇİCİ MADDE 17- Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihte 221 inci maddenin beşinci fıkrası kapsamında atandıkları kadrolarda bulunanlara, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren bir ay içerisinde kurumlarına başvurmaları halinde, atandıkları kadrolarda bulunmaları kaydıyla, başvurdukları tarihi takip eden ay başından itibaren 221 inci madde kapsamında atanmalarına esas olan kadrolarına ait mali, sosyal ve emeklilik hakları ile ödeme unsurları her türlü artış ve iyileştirme yansıtılmak suretiyle verilmeye (mali hakları hususunda haklarında 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin geçici 12 nci maddesi veya ilgili diğer mevzuat hükümleri uygulanmış olanlar hakkında anılan düzenlemelerin uygulanmasına) devam edilir.Mülga 3056 sayılı Kanunun 35 inci maddesinin dördüncü fıkrasına göre istihdam edilmekteyken 221 inci maddenin altıncı fıkrasına göre atandıkları kurumlarda (Devlet Arşivleri Başkanlığı hariç) 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin geçici 28 inci maddesi kapsamında çalışıp bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihte aynı görevlerde bulunanların mali ve sosyal hakları da dâhil istihdamları hakkında 31/12/2018 tarihinden geçerli olmak üzere mülga 3056 sayılı Kanunun 35 inci maddesinin dördüncü fıkrası ve ilgili mevzuatının uygulanmasına aynı şekilde devam edilir.Bu maddenin uygulanması, geçmişe yönelik herhangi bir ödeme yapılmasını gerektirmez.”MADDE 26 – Bu Kanun yayımı tarihinde yürürlüğe girer.MADDE 27 – Bu Kanun hükümlerini Cumhurbaşkanı yürütür.25/6/2020

Kur farkı için düzenlenen faturalarda KDV hesaplanır mı?

Bir mükellefim, alıcı ile satıcıyı karşı karşıya getirmeden bir malın alış ve satışına aracılık ederek her iki taraftan komisyon karşılığı gelir elde etmek istiyor.

Örneğin, A kişisinden 1.000 liraya satmak üzere anlaştığı mal için 50 lira komisyon keserek 950,- TL ödüyor, B kişisine 1.000 liraya satıyor. 50+50=100 lira komisyon her iki tarafta fatura ediliyor.

Hesaptan çıkan 950 lira ödeme ile 950 lira tahsilatın muhasebe kayıtları nasıl olmalıdır?

Bahsettiğiniz gibi ticari faaliyet olmaz. Komisyonculuk da elde edilen komisyon geliri için fatura düzenlenir.

İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne ana yüklenici olarak yıllara sâri inşaat işi yapmaktayız.

Sözleşmemiz Euro, hakkediş ve faturaları Euro olarak düzenliyoruz fakat KDV’yi TL olarak tahsil ediyoruz. Bu işlemlerden doğan kur farkı için Belediye kur farkı faturası kabul etmiyor hiçbir şekilde bunun kanuni bir dayanağı var mıdır?

Kur farkı için fatura düzenlenecek ve KDV hesaplanacaktır.

Kısa çalışma ödeneğinden çıkan firma personel çıkartımı yapabilir mi?

01.04.2020-30.06.2020 tarihleri arasında kısa çalışma ödeneği için başvurup, 01.06.2020 tarihinde kısa çalışmayı iptal edip normal çalışmaya başlayan bir işyeri haziran ayı içerisinde personel çıkışı yapabilir mi?

İşçi çıkış yasağı ile ilgili uygulama 17 Temmuz 2020 tarihine kadar geçerlidir.

Geçici Madde 10 – (Ek:16/4/2020-7244/9 Md.)

Bu Kanunun kapsamında olup olmadığına bakılmaksızın her türlü iş veya hizmet sözleşmesi, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren üç ay süreyle 25 inci maddenin birinci fıkrasının (II) numaralı bendinde ve diğer kanunların ilgili hükümlerinde yer alan ahlak ve iyi niyet kurallarına uymayan haller ve benzeri sebepler dışında işveren tarafından feshedilemez. Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren üç aylık süreyi geçmemek üzere işveren işçiyi tamamen veya kısmen ücretsiz izne ayırabilir. Bu madde kapsamında ücretsiz izne ayrılmak, işçiye haklı nedene dayanarak sözleşmeyi fesih hakkı vermez. Bu madde hükümlerine aykırı olarak iş sözleşmesini fesheden işveren veya işveren vekiline, sözleşmesi feshedilen her işçi için fiilin işlendiği tarihteki aylık brüt asgari ücret tutarında idari para cezası verilir.

Kaynak: İSMMMO

WordPress.com ile böyle bir site tasarlayın
Başlayın