Mali müşavirler düzenlendikleri makbuzlardaki stopajları vergi alacaklarına mahsup edebilir mi?

Mali Müşavirin kesmiş olduğu serbest meslek makbuzlarındaki stopajlardan dolayı geçici vergide alacaklı oluyor. Bu alacağı vergilerinden mahsup etmesi için ilgili dönemin gelir vergisi beyannamesinin tahakkuk etmesi gerekir mi?

Geçici vergi beyanından sonra fazla yatan GV stopajları vergi borçlarına mahsubu yapılabilir.

Serbest meslek erbabı olan bir doktor, vergi mükellefi olmayan derneğe danışmanlık hizmeti için düzenleyeceği makbuzu stopajsız olarak düzenleyebilir mi?

Düzenlenecek Makbuzda GV stopajı yapılacaktır.


Kaynak: İSMMMO

İşletme defterlerinde gider veya gelir karşılığı ayrılabilir miyiz?

İşletme defteri tutan işveren işçisi X’i kıdem ve ihbar tazminatı hesaplayarak işten çıkarttı. İşveren tahakkuk eden bu tazminatları ödemedi. İşveren, aynı işçiyle tekrar anlaştı, işten çıkartılan personel işten çıkartıldığı aynı ay içinde yeniden işe başlatıldı. Ekim-Aralık 2019 dönemi muhtasarında tahakkuk etmiş bulunan tazminatlarla ilgili beyan yapılacak mı? Brüt kıdem tazminat ve ihbar tazminatları defter beyan sisteminde gider olarak kaydedilecek mi?

İşletme esasına göre defter tutan mükellefler Tahakkuk yapamazlar. Ödeme yapıldığı tarih de gider yazarlar.


Kaynak: İSMMMO

5.000/30.000 E-arşiv Fatura Kesmek için izlenecek yollar.

Gelir İdaresi Başkanlığından alınmış olan GİB şifreniz ile ücretsiz bir şekilde e-arşiv fatura oluşturma ve kesimini yapabilmeniz için gerekli adımlar;

1-https://earsivportal.efatura.gov.tr/intragiris.html linkte yer alan Kullanıcı Bilgileri kısmına Gib şifrenizi girerek taslak bölümüne ulaşacaksınız,

2- Sisteme giriş gerçekleştirdikten sonra Modül Seçiniz kısmında yer alan E-Arşiv Portalını seçiyoruz.

3- Belge İşlemleri kısmından 5.000/30.000 TL Fatura oluştur kısmını seçiyoruz. Tarih ve ilgili bilgileri (Fatura tipi önemli burada Örn: Satış,İade, Tevfikat v.s. ) doldurduktan sonra Alıcı bililerine Tc Kimlik no/Vergi Kimlik no girilerek müşteri bilgileri ekrana geliyor ve son kontrol saonrası diğer aşamaya geçiyoruz.

4-Mal Hizmet Bilgileri kısmında satır açarak ilgili alanları dolduruyoruz ve kdv tipini seçiyoruz. Burada Vergi ekleme kısmından Tevfikat kısmını seçerseniz tevfikatlı faturada oluşturabilirsiniz( https://www.youtube.com/results?search_query=e+ar%C5%9Fiv+tevkifatl%C4%B1+fatura) burada meslektaşlarımız detaylı anlatmış. Toplam kontrolünü yaptıktan sonra en altta yer alan Oluştur kısmına tıklıyoruz. Faturamız taslak haline dönüşüyor.

5-Taslak oluşturduktan sonra 5.000/30.000 TL Taslaklar kısmından Faturayı Sorguluyoruz ve Faturamız ekrana düştükten sonra ilgili fatura işaretlenerek Gib İmza yapılır ve Faturada son rütüşlar tamamlanır. İndirip mail atmak kalacak sistemde yer alan en büyük eksikliklerden biridir. Otomatik gönderim olmaması.

6- Son olarak E-Arşiv faturada İPTAL seçeneği yoktur. GİB in açıklamaları nezdinde 2 tarafta faturayı kayıtlarına almadığı zaman üzerine iptal yazarak. Fatura iptal edilmiş sayılıyor. Buda çok büyük eksikliktir.

Saygılarımla,

Gökhan Emin ÇERÇİ

VERGİ İNCELEMESİNDE MÜKELLEF OLARAK YAPILACAK HAZIRLIKLAR

VERGİ İNCELEMESİNDE MÜKELLEF OLARAK YAPILACAK HAZIRLIKLAR

Bir sabah uyandınız, iş yerinize geldiniz. İçinizde piyasanın hali hazırdaki zorluklarının verdiği bir sıkıntı var. Bu durumu aşmak için hem daha çok hem de daha dikkatli çalışmak zorunda olduğunuzu biliyorsunuz. Fakat o da ne! Maliye’den bir telefon devlet ortağınız size müfettişini gönderip doğru vergi ödeyip ödemediğinizi öğrenmek istiyor. Yani vergi incelemesine alındınız.

Bir taraftan piyasanın zorlukları ile uğraşırken diğer taraftan vergi incelemesine alınmak sürpriz bir şekilde karşınıza çıkmıştır.

Peki bu durumda ne olacak, herhangi bir hazırlık yapılacak mıdır? Bu yazımızın konusu, bu durumda mükellefçe yapılması gereken hazırlıklara değinmek olacaktır.

Mükellefler, kendilerine yazılı veya sözlü olarak nezdinde incelemeye başlanacağı bilgisini aldığında, incelemenin başlangıcından bitimine kadar bir plan yapılmalıdır.

Rastgele ve dağınık olarak gönderilen defter ve belgelerle verilen bilgiler daha sonra mükellefi zor durumda bırakabilir.

İnceleme Öncesi Alınacak Tedbirler

Maalesef bu bölümde ele aldığımız aşamalar birçok vergi incelemesinde mükellefçe dikkate alınmıyor. Yaptığımız müşavirliklerde müfettişten önce incelemeyi biz yapıyoruz. Şirketin fotoğrafını ilk olarak çekiyoruz. Ve bu halde inceleme süresince çok büyük kolaylık yaşıyoruz. İnceleme sürecinde sürpriz ile karşılaşmıyoruz.

Ama bazen de başlamış işler sonradan bize geldiğinde bu aşama geçilmiş oluyor ve bölük pörçük bilgilerle yine en iyi şekilde çalışmaya çalışıyoruz. Hatta çok kötü hale dönüştürülmüş mükellef – müfettiş ilişkisini düzeltmek bazen inceleme için uğraşı vermekten daha zor oluyor.

Sorunların Tespiti

Esas olarak inceleme elemanının inceleyeceğini bildirdiği yılın defter ve belgelerini almak üzere zaman aşımı süresinde yer alan yıllarla ilgili farkında olduğumuz veya olmadığımız riskler tespit edilir. Bu işlemler müfettişin defter ve belgeleri ibraz için verdiği 15 günlük süre etkin şekilde kullanılarak yapılır.

Sorunların Analizi

Tespit ettiğimiz hususların tek tek ele alınması ve bu hususların şirketin oluşturacağı ekip tarafından enine boyuna değerlendirilmelidir. Unutulmamalıdır ki özellikle tam incelemelerde birçok husus gündeme gelecektir.

İnceleme Öncesi Tehditlerin Belirlenmesi

Analiz yapıldıktan sonra müfettişçe sorgulanacak bazı hususların cevabı bulunacağı gibi bazı hususlarla ilgili sıkıntılar çekilebileceği görülecektir. Bu aşamada inceleme esnasında şirket açısından tehdit oluşturan hususlar belirlenir.

Savunma Dayanakları ve Belgelerin Hazırlanması

İnceleme esnasında müfettişçe sorgulanacak hususlara ilişkin, bunları kayıtlara dahil etmedeki nedenleri ve niçinleri bilgi ve belge olarak hazırlamalıyız.

Bu hazırlık müfettişin inceleme aşamasında konuya ilişkin sorduğu soruya doğruca cevap vermek açısından önem arz etmektedir. Aksi takdirde herhangi bir cevapsızlık durumu, bu hususun atlandığı ve dolayısıyla yanlış yapıldığı sonucunu doğurabilecektir.

Alarm Düğmesine Basıldı mı?

Vergi incelemesine alınma, başlangıç itibariyle çok önem verilmesi gereken bir husustur. Mutad şirket faaliyeti arasına sıkıştırılabilecek bir olay değildir.

Gerek konular itibariyle gerekse müfettiş nezdinde gerekli hassasiyet gösterilmelidir.

Süreç Sorumluları Kimlerdir?

İnceleme esasen uzun ve zahmetli bir süreç olacağı için, mali müşavir, muhasebe çalışanları ve mükellef ile şirket avukatlarının yer aldığı bir toplantı ile incelemenin hangi aşamasından kimin sorumlu olacağı, belgelerin ve bilgilerin hangilerini kimlerin vereceği tespit edilmelidir.

Birbirinden bağımsız ve kopuk ifadeler bazen açıklanabilecek bir hususu açmaza götürebilir.

Sorumluların tespit edilmiş olmasına rağmen kendisini göstermek amacı ile kontrolsüz şekilde öne çıkmak isteyenleri, mükellefin kontrol etmesi ve planın dışına çıkılmasını önlemesi gerekir.

İnceleme Başladığında

İnceleme Elemanının İstediği Belgeler

İnceleme elemanı şirketle temas kurduğunda, incelemeleri çoğunlukla dairede yapacağı için, gerekli olan defter ve belgeleri daireye ister.

Mükellef bu defter ve belgeleri hemen hazır eder. İlgili mali müşaviri bir müfettiş gibi bu defter ve belgeler üzerinde ön inceleme yapmalıdır. Ayrıca bu defter ve belgelerde eksikliklerin olmaması gerekir. Hazırlanan defter ve belgelerin tamamı için bir tutanak hazırlanır. Bunlar daireye götürülüp ilgili müfettişe tutanak imzası ile teslim edilir.

Bazen mükellefin özellikle belgeleri çok büyük hacimli olabilir. O takdirde bu husus müfettişe iletilmelidir. Müfettiş gerekli gördüğü takdirde defterleri veya belgeleri kısım kısım daireye isteyebilir.

İnceleme Elemanının Sorduğu Sorular

İncelemeye başlamadan önce belli bilgilere haiz olan inceleme elemanı, sizinle ilk temasta belli bazı sorular sorabilir. Daha ziyade özel yani sizi ilgilendiren bu sorulara cevap verirken de mümkün mertebe genel cevaplar verilmelidir. Bu ilk görüşme sizin incelemeye neden alındığınızla ilgili bilgi sahibi olacağınız bir görüşmedir. Çoğunlukla sorulan sorular ve verilen cevaplarla ilgili bir tutanak düzenlenmez. Ancak ben her zaman ilk temasta sorulacak sorularla ilgili verilen cevapları bir tutanağa alır ve onu imzalatır, çekmeceme koyardım.

Mükellefin ilk şaşkınlıkla verdiği cevapların bir kısmı daha sonra kendisini zor duruma düşürecektir.

Elbette bu soruları sorabilmek için önceden konuya iyi hazırlanmak gerekir.

İnceleme Elemanının İstediği Çalışmalar       

Özellikle imalat işletmelerinde üretim ve randıman hesapları yapılırken müfettiş, şirket çalışanlarından yardım ve destek isteyebilir. Önceleri envanter çalışmalarında müfettişe yardım eden muavin yoksa, bu noktada mükellefin yardımcı elemanlar tahsis etmesi gerekebilir.

Gerçi artık bilgisayar programları ile bu tarz elle yapılan ve zaman alan döküm çalışmalarına gerek kalmamıştır.

Ancak esasen denetim elemanının işletmeden istediği çalışmaların belirlenen uygun sürede kendisine ulaştırılması gerekir.

İnceleme elemanının da süre tayininde istenen bilgiler için harcanacak zamanın yanı sıra işletmenin devam eden rutin işlerinin de var olduğunun farkında olarak bu zamanı yeterli olarak vermesi gerekir.

Bir arkadaşım otobüs satışı yapan bir firmayı inceliyordu. Otobüs alanların ifadelerini almak üzere daireye davet etmekte ve gelenlerden otobüsü ne kadara aldığını ve ne taksitlerle ödediğini sorup bunları tutanağa alıyordu. Fakat bir alıcı bir türlü daireye gelmiyordu. Arkadaşımız onun Harem’den kalkma saatini öğrenip otobüse yolcu gibi binip sanırım Gebze’ye vardığında tutanağı almış ve imzalatmış halde geri dönüş yapmıştı. Bazen inatçılık yaparken müfettişin de inatçısına denk gelebilirsiniz.

İnceleme Elemanı İle Teknik Müzakerelerin Sürdürülmesi

Defter ve belgeler teslim edilip, incelemenin yapılacağı yer tespit edildikten sonra müfettişin incelemede yaptığı tespitlerin bazılarını siz zaten inceleme başlamadan öngörmüştünüz. Bunlarla ilgili bir ön hazırlığınız vardı. Fakat baştan ön göremediğiniz ve bu süreçte karşınıza çıkan hususlarda olabilir.

Böyle sorunlar için çoğunlukla üzerinde değerlendirme yapabilmek adına doğrudan cevap vermek yerine bu hususun araştırılıp kendisine iletileceğini belirtmekte fayda vardır. Gerekli çalışma yapıldıktan sonra başta belirlenen politikaya göre kim bu müzakereleri yürütecek ise, onun yapması gerekir. Bazen bu süreçte müzakereyi sürdürecek olanlarla müfettiş arasında elektriklenme olabilir. Bu takdirde ilgili kişiyi sistemden çıkarmak ve yerine bir başkasını koymak da gerekebilir. Yani baştaki plan süreç içinde değişebilir.

Süreçle ilgili olmayanların müfettişle temas ettirilmemesi gerekir.

Bu uygulama ile hem sorulan konuyu araştırma imkanınız olur hem de verilecek en doğru cevabın verilmesini sağlamış olursunuz.

Şirket Yönetimi ve Süreci Yürütenler Bir Araya Gelip Değerlendirme Yapıyorlar mı?

Bazen gerektiğinde bazen de rutin olarak incelemenin şirket tarafı kendi içinde toplanarak değerlendirme yapmalıdırlar. Bu değerlendirmeler mükellef açısından sürpriz sonuçlar doğurmasını engeller.

İstanbul dışı bir incelemede bir mükellefimiz bize ulaştı ve kendi illerinde bir inceleme olduğunu ve bunla ilgili mükellefe telefonlarımızı verdiğini bildirdi.

Mükellefle konuyu görüşmeye gittik. Ancak bu görüşmeden anladığımız üzere inceleme çoktan başlamış, bazı tutanaklar alınmış,  son tutanak hazırlanmak üzere olup müfettişçe rapor taslağı dahi oluşturulmuştu. Müşavirlik için en kötü bir zaman. Benim deyimimle; “doğacak çocuğun kilosu aşağı yukarı belli” olmuştu.

Yine de işi bu aşamada almaya karar verdik. Yöntem olarak işi almaya karar verince gerek nezaketen gerek ise fiilen bu işin müşavirliğini alıp alacağımızı ve bunun kendisi için sakınca oluşturup oluşturmayacağını bir telefonla müfettişe sorarız. Zaten olağan üstü bir durum yoksa müfettiş %95 buna olumlu cevap verir.

Müfettişi ziyaretimizde mükellefin mali müşavirinin sadece bir çay içimi süresince kendisini ziyaret ettiği ve tek söylediği şeyin mükellefi fazla yormaması olduğunu ve bunun dışında bir daha kendisi ile temas etmediğini söyledi.

Eğer mükellef inceleme konusunda değerlendirme toplantısı yapmış olsa bu husustaki aksaklığı tespit edecekti.

Elbette o aşamada konu ile ilgili olarak düzenlenecek son tutanağa mükellef lehine konması gerekli tüm ifade ve hususları eklettik. Sonuçta bu maddeler dosyanın mahkeme esnasında davanın kazanılmasına çok büyük katkı sağladı.

İnceleme Elemanı İle Olan İlişkilerde Gerekli Özen Gösteriliyor mu?

Devlet sizin şirketinizin doğal ortağıdır ve vergi adı altında kendi payını ister. Bu payın hesaplanmasını ise kendi belirlediği kurallar çerçevesinde size yaptırır ve beyan ettirir. İşte inceleme elemanı da bu hesabı doğru yapıp yapmadığınızı denetler.

Doğal ortağınız olan devlet belki de ticari hayatınızda ilk defa “Yahu ortak sen bana payımı doğru mu veriyorsun yıllardır?”  diye soracakken ona en fazla şekilde yardımcı olmamız gerekir.

İnceleme elemanının adı Ahmet veya Ayşe olabilir. Ancak unutulmaması gereken şey karşıdaki kişinin bir makamı temsil ettiğidir.

Kişiden kişiye ufak farklılıklar gösterebilir, ancak karşı taraf devlettir ve kendisine gerekli özenin gösterilmesi gerekir.

Yapılan özensizlik ve bazen ukalalığın şirkete zararı çok büyük olacaktır. Sizden istenen şey olağanüstü bir şey değildir. Müfettişin sizden önce ve sizden sonra da olacağı üzere kendisine gelen işi bitirmeye yönelik çalışmasına yardımcı olmanızdır.

Tabiki imkanlar ölçüsünde gerçekleştireceğiniz personel, zaman, yer yardımı müfettişin fiziki çalışmasını kolaylaştıracaktır. Zira aynı anda ve sizden sonra da devam eden işleri vardır. Ne kadar çabuk incelemesini tamamlar ise o kadar iyidir.

Neticede o inceleme fişi sizin adınıza düzenlenmiştir. Sizi inceleyebilecek kişilerden herhangi birisidir, sizle temas kuran müfettiş. Yani sizin incelenmenizin o müfettişin şahsı ile ilgisi yoktur. Tesadüfen o kişidir. Bu nedenle ilgili müfettişle olan ilişkilerinizde özenle davranmanız gerekir. Çünkü işi kendisi yapıp tamamlayacaktır.

Unutulmaması gereken bir husus da incelemenin ortada kalmayacağıdır. Daha önce belirtmiştik idari, yurt dışı, yer değişimi gibi birçok nedenle inceleme müfettişiniz değişse dahi incelemeniz devam eder ve bitirilir.

Sebebi sadece kendisine yapılan bir nezaketsizlik olan, kanunun nasıl uygulanacağına dair gelir idaresinden alınmış bir muktezalarının bulunmasına rağmen, muktezanın tam aksine hakkında rapor yazılmış mükellefler vardır. Bu nedenle incelemenin esasen en hassas olan bu noktasına özel önem vermek gerekir.

Saygılarımla ;

Mali Müşavir

Gökhan Emin ÇERÇİ

Mizan Kontrolü Nedir ve Nasıl Yapılır ?

Mizan Nedir?

Tek düzen hesap planındaki bütün bu hesapların bakiyelerinin hesap numarası sırası ile listelendiği belgeye mizan denir.

Mizan üstünde şunlar bulunur:

  • Küçükten büyüğe, numara sırasıyla hesap numaraları : 100 Kasa ile başlar, 900 Nazım Hesaplar ile biter.
  • Hesap numaralarının yanında hesap isimleri
  • Dönem sonu itibari ile hesapların içinde biriken tutarların toplamı :Bu toplama muhasebe dilinde bakiye denir. Bakiyenin Alacak veya Borç vermesine göre borç veya alacak sütununda bakiyeyi görürsünüz.

Mizan çeşitleri ise 3’e ayrılır:

  1. Aylık Mizan : Ay sonları çektiğimiz mizan. Her ay sonu, Geçici Vergi Dönemlerini beklemeden yapılması çok iyi olur. Mutlaka her ay sonu kontrol ediniz.
  2. Genel Geçici Mizan : Dönem kapanış kayıtlarını atmadan önce üstünde çalıştığınız mizan.
  3. Kesin Mizan : Kapanış kayıtları sonrasındaki, mali tablolara gidecek rakamların göründüğü mizan.

Mizan Kontrolü Nedir?

Mizan kontrolü, dönem sonlarında mizanımızı kontrol ederek, gelir tablosuna ve bilançoya gidecek tutarların fiziksel doğruluğunu kontrol etmektir. Fiziksel doğruluktan kastım, tutarlarda gözle görülür hataların tespiti ve arka planındaki bazı hesaplamaların doğruluğunun kontrol edilmesidir.

Mizan kontrolü özellikle Geçici Vergi dönemlerinde önem arz eder. Mizan kontrolü ihmal edilmemesi gereken önemli bir husustur. Burada yakalayamayacağımız bir yanlışlık, direkt olarak mali tabloların doğruluğunu etkileyecektir. Hem yönetimsel, hem mali, hem de vergisel sonuçlar doğuracaktır. Yönetimsel sonuçlar firma yönetiminin alacağı kararları etkilemesi, mali sonuçlar kâr payı dağıtımını etkilemesi ve vergisel sonuçlar ise vergi matrahlarının yanlış hesaplanması olabilir. Yani mizan kontrolü köprüden önce son çıkıştır. Tablolar yönetime sunulduktan veya vergi beyanları verildikten sonra ortaya çıkacak yanlışlıkları düzeltmek daha sancılı olacaktır, gişelerden tekrar geçmeniz gerekecektir.

Mizan kontrolü, yönetim muhasebesinin de bir parçasıdır.

İyi Mizan Kontrolü Nasıl Yapılır?

Her şeyden önce eğri oturalım, doğru konuşalım. Mizan kontrolünü dört dörtlük yapmak istiyorsak konuya çok hakim olmak gerekir.

Mizanı iyi kontrol etmek için:

  1. Mizanını kontrol ettiğimiz firmayı çok iyi tanıyacağız, yani kendi çalıştığımız firma olacak.
  2. Ayrıca muhasebe kayıtlarının hikayesini de iyi bileceğiz, yani ya kayıtları biz atacağız ya da biz atmıyorsak kayıtlardan sonra kontrol eden biz olacağız.
  3. Muhasebeyi de iyi bileceğiz.

Bunları sağlayan kişi mizana baktığında, hatayı dakikalar içinde bulabilir.

Dışarıdan gelen ve işini çok iyi bilen bir denetçi bile %70-80 oranında kontrol sağlayabilir. Benim görüşüm budur.

Mizan Nasıl Kontrol Edilir?

Şimdi ise mizan kontrolü yapma istasyonlarından kendimce önemli gördüklerimi yazmaya çalışacağım. Çok fazla ayrıntıya girmeyeceğim. Bu yazdıklarımın çoğu firma için geçerli olacağına inanıyorum:

  • Mizanın en dip tarafındaki bütün hesapların toplamlarının borç ve alacak kısımlarının eşit olduğundan emin olun. Eşit değilse muhasebe yazılımınızda ciddi sıkıntı olabilir.
  • Alacak veren 1 ve 2 ile başlayan hesap, borç veren 3,4,5 ile başlayan hesap var ise kontrol edin. Düzenleyici hesap harici olanlar ters bakiye vermemeli. 6 ile başlayanlarda gelir alacak, gider ise borç vermeli.
  • Kasadaki parayı fiziki olarak sayın. Döviz var ise değerlemelerini kontrol edin. Sonra mizana bakın tutuyor mu diye.
  • Bankadan gelen hesap ekstreleri ile muavininizdeki banka döviz bakiyelerini kontrol edin. Doğru değerlendiğinden emin olduktan sonra mizandaki borç kalanını kontrol edin.
  • Banka için yaptığınız benzer kontrolü bankaya tahsile verdiğiniz çek ve senetler için de yapın. Portföydeki çeklerin de değerlemesini kontrol edin elbette.
  • Müşterilerinizin bakiyelerinin değerlemelerini kontrol edin. Değerleme konrolü sonrası halen ters bakiye (yani alacak) veren var ise onu 340 Alınan Sipariş Avansları hesabına virmanlayın.
  • Stoklarınızı fiziksel saydıktan sonra maliyet bedelini hesaplayın. Bunu mizandaki tutar ile kontrol edin. Tutturması çok zor olabilir, kolay gelsin.

“Size daha iyi yardımcı olabilir miyim?” dedim ve… Devam edelim…

  • Gelecek aylara ve yıllara ait giderlerin bakiyelerini kontrol edin. Exceldeki hesaplama tablonuz ile karşılatırın. Öyle bir tablonuz yok ise oluşturun.
  • KDV tahakkukunu yaptığınızdan emin olun.
  • Peşin ödenen banka stopajlarını bankadan alacağınız stopaj yazısındaki bakiye ile kontrol edin.
  • Amortisman hesaplama tablonuzdaki demirbaş, haklar, özel maliyetler vs. toplamları ile birikmiş amortismanlarını mizan ile kontrol edin.
  • Kredi kartı hesap ekstresi ile 309 hesabı bakiyesini karşılaştırınız. Başka muhasebe hesabı kullanıyorsanız ona bakın.
  • Satıcılarınızın bakiyelerinin değerlemelerini kontrol edin. Değerleme sonrası halen ters bakiye (yani borç) veren var ise 159 hesaba virmanlayın.
  • Peronele borçlarda ters bakiye var ise 195 hesaba virmanlayın.
  • Gelir ve gider tahakkuklarını kontrol edinin.
  • Ödenecek vergi ve SGK toplamlarına da göz atın bir terslik var mı diye.
  • Özkaynaklarda da sermaye, yedekler kısmına devamlı bakmanıza gerek yok. Hızlıca bir göz atın.

Söylememe gerek yok gerçi ama bulduğunuz hataları hemen düzeltin. Sonraya bırakmayın, unutabilirsiniz.

Dönem kapanışı kayıtları ile ilgili kontrol noktalarını yazmadım. Bilginize.

Daha çok detaylandırılabilir ama genel olarak aklıma gelenler bunlar.

Umarım fayda getirebilecek bir şeyler yazmışımdır…

Saygılarımla;

Mali Müşavir

DÖNEM SONU İŞLEMLERI

Envanter çıkarmak, bilanço günündeki mevcutları, alacakları ve borçları saymak, ölçmek, tartmak ve değerlemek suretiyle kesin bir şekilde ve müfredatlı olarak tespit etmektir.şu kadar ki, ticari teamüle göre tartılması, sayılması ve ölçülmesi mutat olmayan malların değerleri tahminen tespit olunur.Mevcutlar, alacaklar ve borçlar işletmeye dahil iktisadi kıymetleri ifade eder.

Aşağıdaki bölümlerde buna yönelik açıklamalara yer verilecektir.Tespit ve değerlendirilmesi yapılacak hususlar;1-Kasa noksan ve fazlalıkları2-Alınan Çekler3-Bankalar4-Değersiz alacaklar5-Şüpheli alacaklar6-Alacak-borç senetleri reeskontu7-Dönem sonu stok sayım farkları8-Amortisman uygulamalarına ilişkin notlar9-Vergi ve diğer yasal yükümlülükler karşılıkları:10-Dönem sonu kapanış işlemleri11-Defterlerin TasdikiHesaplara İlişkin Açıklamalar:1- KASA FARKLARININ DEĞERLEMESİ VE MUHASEBE KAYITLARIBilanço günü itibariyle kasa sayımı yapılarak tutanağa geçirilir.Fiili sayımla kaydi durum karşılaştırılır.Kasa hesabının borcu ile alacağı arasındaki fark “kasa mevcudunu” verir.İşletmede, dönem içinde veya  yıl sonu sayımında kasa fazlalığı veya noksanı ortaya çıkmışsa ve bu tutarlar ilgili düzenleyici hesaplara alınmak suretiyle dönem sonunda kapatılması gerekir.a-Kasa sayım noksanıFiili kasa mevcudu, kaydi mevcuttan az ise kasa noksanı söz konusudur.İşleyişi ise şu şekildedir:_____________________31.12.2010 _______________197      Sayım ve Tesellüm Noksanları Hs XX               100      Kasa Hs.                XX_____________________ / ________________________Kasa noksanlığının nedeni kasa sorumlusu ise;_____________________31.12.2010 ________________135      Personelden Alacaklar  hs         XX197      Sayım ve Tesellüm Noksanları  hs    XX_____________________ / ________________________Kasa noksanlığının nedeni çalınma ise veya neden bilinemiyorsa, hesap şu şekilde kapatılır;_____________________31.12.2010_________________689    Diğer Olağan Dışı Gider ve Zararlar hs   XX(K.K.E Giderler)               197  Sayım ve Tesellüm  Noksanları hs  XX_____________________ / ________________________Kasadan para çalınması, normal ticari faaliyet sonucu ortaya çıkan bir zarar olmadığı için, bu şekilde ortaya çıkan kasa noksanlıklarının kanunen kabul edilmeyen gider olarak değerlendirilmesi ve ticari kardan mali kara geçişte, ticari kara ilave edilmesi gerekir.b-Kasa sayım fazlasıFiili sayım sonucu kasa mevcudunun, yasal kayıtlara göre oluşan mevcuttan fazla olduğunun tespit edilmesi durumunda kasa fazlalığı söz konusudur.Bu geçici hesabın işleyişi şu şekildedir:_____________________ 31.12.2010 __________________100      Kasa Hs        XX               397    Sayım ve Tesellüm Fazlaları hs   XX_____________________ / ________________________– Kasa fazlalığının nedeni bilenmiyorsa yapılması gereken kayıt;_____________________ 31.12.2010 _________________100      Sayım ve Tesellüm Fazlaları hs    XX               671      Önceki Dönem Gelir ve Karlar hs   XX_____________________ / ________________________c-Kasadaki yabancı paraların değerlemesiKasadaki TL mevcudu İtibari değer ile, yabancı paralar ise VUK 130 nolu tebliğ gereği T.C. Merkez Bankasının ilan ettiği kurlar ile değerlenir. Yabancı paraların dönem sonu döviz alış kuru değerlenmesiyle oluşacak kur farkları muhasebe kaydı şu şekildedir.-Kur farkı geliri çıkması halinde;_____________________ 31.12.2010 _________________100      Kasa    XX               646      Kambiyo Karları   XX_____________________ / ________________________-Kur farkı zararı çıkması halinde;_____________________ 31.12.2010 _________________656     Kambiyo Zararı    XX               100      Kasa  XX_____________________ / ________________________2-ALINAN ÇEKLERDönem sonunda 4 sıra nolu Muhasebe Uygulamaları Genel Tebliğ’de çeklere ilişkin olarak özün önceliği kuralı gereği alacak senetleri hesabına alınması gerekmektedir._____________________ 31.12.2010 _________________121     Alacak Senetleri    XX221     Alacak Senetleri    XX               101      Alınan Çekler  XX_____________________ / ________________________3-BANKALARBankaların dönem sonu mevcutları banka ekstreleri ile uyumlu olmalıdır. Bankalardaki TL mevcutları mukayyet değerle, Döviz cinsinden mevduatlar ise Maliye Bakanlığınca belirlenen döviz kuru ile değerlenir.Dönem sonu itibariyle vadeli mevduatlara tahakkuk eden faiz gelirleri, faiz geliri olarak muhasebeleştirilmesi gereklidir._____________________ 31.12.2010 _________________102     Bankalar    XX               642      Faiz Gelirleri XX_____________________ / ________________________(Tahakkuk, gelirin mahiyet ve tutar itibariyle kesinleşmesidir.Hukuki tasarruf ise tahakkuk etmiş gelir üzerinde talepte bulunma hakkıdır.Bu bağlamda: Henüz vadesi dolmamış diğer bir ifade ile tahakkuk etmemiş faiz geliri için karşılık ayrılması tarafımızdan benimsenmemektedir. Bu konuda Danıştay dava dairelerinin 07.07.2000 tarih ve 2000/27 sayılı  genel kurul kararı da bu düşüncemizi doğrulamaktadır.)4-DEĞERSİZ ALACAKLARVUK 322. md. Göre  “ kazai bir hükme veya kanaat getirici bir vesikaya göre artık tahsiline imkan kalmayan alacaklar değersiz alacaktır.Değersiz alacaklar,  bu mahiyete girdikleri tarihte tasarruf değerlerini kaybederler ve kayıtlı değerleri ile zarara geçirilerek yok edilirler.Kanunun uygulamasında alacağın değersiz sayılması için kazai hükümle kasdedilen mahkeme kararıdır.Kanaat verici vesika ise,mahkeme tarafından verilmiş borçlu hakkındaki:1-      gaiplik kararı,2-       icra takibatına  ait dosyanın işlemden kaldırıldığını gösteren icra memurluğu yazısı,3-       borçlunun ölümü ve mirasçılarının bulunmadığını kanıtlayan resmi soruşturma belgesi,4-       Ticaret Mahkemesi tarafından  borçlu hakkında verilmiş bulunan iflas kararı ,gibi belgelerdir.Değersiz hale gelen alacaklar, değersiz hale geldikleri yıl kayıtlı değerleri ile zarara geçirilerek yok edilirler.Borçlu ile konkordato anlaşması yapılmış ise konkordato dışı kalan alacak kısmı değersiz alacak addolunur.Avans niteliğindeki bir alacağın değersiz alacak  haline gelmesi:Avans niteliğindeki bu alacağın gider yazılması mümkün değildir.-2010 yılında değersiz hale gelen ve karşılık ayrılmamış değersiz alacak muhasebe kaydı;_____________________ 31.12.2010 _________________689     D.Olağandışı Gider ve Zararlar   XX               121      Alacak Senetleri XX_____________________ / ________________________2010 yılında değersiz hale gelen ve karşılık ayrılmış değersiz alacak muhasebe kaydı;_____________________ 31.12.2010 _________________689     D.Olağandışı Gider ve Zararlar   XX129     Şüpheli Ticari Alacak Karşılığı   XX               128      Şüpheli Ticari Alacaklar        XX               644      Konusu Kalmayan Karşılıklar   XX_____________________ / ________________________5-ŞÜPHELİ ALACAKLARVUK 323. md. göre ticari veya zirai kazancın elde edilmesi ve idame ettirilmesi ile ilgili olmak şartı ile ;-Dava veya icra safhasında bulunan alacaklar;-Yapılan protestoya veya yazı ile bir defadan fazla istenilmesine rağmen  borçlu tarafından ödenmemiş bulunan alacaklar;şüpheli alacak sayılır.Şüpheli hale gelen alacaklar için değerleme gününde tasarruf değerine göre pasifte karşılık ayrılabilir.Teminatlı alacaklarda karşılık, alacağın teminatsız kısmı için  ayrılır.Şüpheli hale gelen alacaklar için dönem sonu kayıtları aşağıdaki gibidir;____________ 31.12.2010 _________________128 Şüpheli Alacaklar  hs  XX               120 Alıcılar  hs     XX______________  /  _____________________Alacak için karşılık ayrılması______________ 13.12.2006________________654  Karşılık Giderleri hs  XX               129 Şüpheli Al.Kar. hs  XX_________________  /  ___________________6-ALACAK-BORÇ SENETLERİ REESKONTU;Reeskont işlemiVUK 280. md. göre vadesi gelmemiş senede bağlı alacaklar için ihtiyari olarak değerleme günü kıymetine irca olunabilir.Ancak, bankalar ,sigorta şirketleri tüm alacak ve borç senetlerini reeskonta tabi tutmak zorundadırlar.Reeskont hesaplamak için aşağıdaki formül kullanılacaktır. F: Reeskont TutarıA: Senedin Nominal Değerim: Faiz Oranıt:   VadeF=A-(A*360/(360+(m*t)) -Reeskont geliri olması halinde;______________ 13.12.2010________________122  Alacak Senedi Reeskontu  XX               647 Reeskont Faiz Geliri  XX_________________  /  ___________________ -Reeskont gideri olması halinde;______________ 13.12.2010________________657  Reeskont Faiz Gideri  XX               122 Alacak Senedi Reeskontu  XX_________________  /  ___________________7-DÖNEM SONU STOKİşletmeler dönem sonlarında stoklarının fiili envanterini ve kaydi envanteri ile karşılaştırmak suretiyle farklılıkları tespit eder.  Farklılık bulunması halinde 197 ve 397 nolu hesaplar kullanılarak kaydi envanter ile fiili  envanter düzeltmesi yapılır. Geçici vergi dönemlerinde kaydi envanter sonuçları esas alınabilmekte, bilanço gününde ise fiili envanter sonuçları esas alınmalıdır.Stoklar maliyet bedeline göre değerlenir(.VUK 274. Md).Stoklar Fiili maliyet yöntemine göre tespit edilemiyor ise , ağırlıklı ortalama maliyet yöntemi kullanılabilir._______________31.12.2010 _______________153 Ticari Mallar hs xx              397 Sayım Fazlası hs xx_______________31.12.2010_______________397 Sayım Fazlası hs xx               679 Olağan Dışı Gelir ve Karlar hs xx_______________ / _______________Sebebi bulunamayan sayım noksanı_______________31.12.2006 _______________197 Sayım Noksanı hs xx               153 Ticari Mallar hs xx_______________ 31.12.2006 _______________689 Olağan Dışı Giderler hs xx               689 KDV’si xx197 Sayım Noksanı hs xx               391 Hesaplanan KDV hs xx_______________ / _______________Sebebi bulunamayan stok sayım noksanına ilişkin KDV’nin ve noksan tutarının KV. Matrahının tespitinde Kanunen kabul edilmeyen gider olarak dikkate alınacağı tabidir.VUK 274 md. göre maliyet bedeline nazaran değerleme günündeki satış bedelleri %10 ve daha fazla düşüklük gösteren stoklar , VUK 267. Md.2. sırasındaki usul hariç olmak üzere emsal bedeli ile değerlenir.Örnek:-Maliyet bedeli 50*1000 Tl=50.000 TL-Emsal Bedeli(piyasadaki satış fiyatı) = 50*800TL=40.000TL-Değer düşüklüğü; 50.000-40.000=10.000 TLMuhasebe Kaydı:_______________31.12.2010 _______________157 Diğer Stoklar hs            50.000               153 Ticari Mallar hs             50.000_______________ 31.12.2010 _______________654 Karşılık Giderleri          10.000               158 Stok Değer Düşüklüğü Karşılığı   10.000_______________ / ______________________8-AMORTİSMANA TABİ DURAN VARLIKLAR DÖNEM SONU ÇALIŞMALARI:İşletmede bir yıldan fazla kullanılan ve yıpranmaya, aşınmaya veya kıymetten düşmeye maruz bulunan gayrimenkullerle 269’uncu madde gereğince gayrimenkul gibi değerlenen iktisadi kıymetlerin, alet, edavat, mefruşat, demirbaş ve sinema filmlerinin birinci kısımdaki esaslara göre tespit edilen değerinin bu Kanun hükümlerine göre yok edilmesi amortisman mevzuunu teşkil eder.( VUK 313 md.)VUK 313 md. yer aldığı üzere değeri 01.01.2010’dan itibaren 680, -TL aşmayan peştemallıklar ile işletmede kullanılan ve değeri 01.01.2010’dan itibaren 680, -TL aşmayan alet, edevat, mefruşat ve demirbaşlar amortismana tabi tutulmayarak doğrudan doğruya gider yazılabilir. İktisadi ve teknik bakımdan bütünlük arz edenlerde bu had topluca dikkate alınır.

AMORTİSMAN USULLERİ:8.1-Arazide Amortisman Uygulaması(VUK 314 md)Boş arazi ve boş arsalar amortismana tabi değildir. Ancak:1. Tarım işletmelerinde vücuda getirilen meyvalık, dutluk, fındıklık, zeytinlik ve güllüklerle incir bahçeleri ve bağlar gibi tarım tesisleri;2. İşletmede inşa edilmiş olan her nev’i yollar ve harklar; amortismana tabi tutulur.8.2- Normal Amortisman Uygulaması(VUK 315 md)Mükellefler amortismana tâbi iktisadî kıymetlerini Maliye Bakanlığının tespit ve ilân edeceği oranlar üzerinden itfa ederler. İlân edilecek oranların tespitinde iktisadî kıymetlerin faydalı ömürleri dikkate alınır.8.3-Azalan Bakiyeler UsuluBilanço esasına göre defter tutan mükelleflerden dileyenler, amortismana tabi iktisadi değerlerini, azalan bakiyeler üzerinden amortisman usulü ile yok edebilirler.Bu usulün tatbikinde;1. Her yıl, üzerinden amortisman hesaplanacak değer, evvelce ayrılmış olan amortismanlar toplamının tenzili suretiyle tespit olunur. (5024 Sayılı Kanunun 4’üncü maddesiyle eklenen hüküm:Yürürlük;01.01.2004) Enflasyon düzeltmesi yapılan dönemlerde, üzerinden amortisman ayrılacak değer, amortismana tâbi iktisadî kıymetin düzeltilmiş değerinden daha evvel ayrılmış olan amortismanların toplamının taşınmış değerleri indirilmek suretiyle tespit edilir.2. (5024 Sayılı Kanunun 4’üncü maddesiyle değişen bent:Yürürlük;01.01.2004)Bu usulde uygulanacak (5228 sayılı Kanunun 59/1-d maddesiyle değişen ibare. Yürürlük: 31.07.2004) amortisman oranı % 50’yi geçmemek üzere normal amortisman oranının iki katıdır.(*)3. Bu usulde amortisman süresi normal amortisman nispetlerine göre hesaplanır.Bu sürenin yılına devreden bakiye değer, o yıl tamamen yok edilir.

Örnek:-İktisadi Kıymet Değeri: 100-Normal Amortisman Nispeti %20*2009 Yılı Amortisanı: 100*0,40=40*2010Yılı Amortismanı( 100-40=60 *0,40=)24*2011 Yılı Amortismanı(100-40-24=36 *0,40=)14,4*2012 Yılı Amortismanı(100-40-24-14,40=21,6*0,40=)8,64*2013 Yılı Amortismanı:12,96(Kalan değerin tamamını gider yazılması)_______________31.12.2010 _______________770 Genel Yönetim Amortisman Giderleri760 Pazarlama Satış Dağıtım Amortisman Giderleri730 Genel Üretim Amortisman Giderleri               257 Birikmiş Amortismanlar               -257.01 Genel Yönetim Birikmiş Amortisman-257.02 Pazarlama Satış Dağıtım Birikmiş Amortisman-257.03 Genel Üretim Birikmiş Amortisman_______________ 31.12.2010 _______________8.4- Madenlerde Amortisman Uygulaması(VUK 316 md)

*

İşletme sebebiyle içindeki cevherin azalmasından dolayı maddi değerini kaybeden madenlerin ve taş ocaklarının imtiyaz veya maliyet bedelleri, ilgililerin, müracaatları üzerine bunların büyüklük ve mahiyetleri gözönünde tutulmak ve her maden veya taş ocağı için ayrı ayrı olmak üzere Maliye ve Sanayi Bakanlıklarınca belli edilecek nispetler üzerinden yok edilir.8.5- Fevkalede Amortisman Uygulaması(VUK 317 md)Amortismana tabi olup:1. Yangın, deprem, su basması gibi afetler neticesinde değerini tamamen veya kısmen kaybeden;2. Yeni icatlar dolayısiyle teknik verim ve kıymetleri düşerek tamamen veya kısmen kullanılmaz bir hale gelen;3. Cebri çalışmaya tabi tutuldukları için normalden fazla aşınma ve yıpranmaya maruz kalan;Menkul ve gayrimenkullerle haklara, mükelleflerin müracaatları üzerine ve ilgili bakanlıkların mütalaası alınmak suretiyle, Maliye Bakanlığınca her işletme için işin mahiyetine göre ayrı ayrı belli edilen “Fevkalade ekonomik ve teknik amortisman nispetleri” uygulanır.8.6-Amortisman SüresiAmortisman süresi, kıymetlerin aktife girdiği yıldan başlar. Bu sürenin yıl olarak hesaplanması için (1) rakamı mükellefçe uygulanan nispete bölünür.(4108 sayılı Kanunun 6’ncı maddesiyle değişen fıkra) Faaliyetleri kısmen veya tamamen binek otomobillerinin kiralanması veya çeşitli şekillerde işletilmesi olanların bu amaçla kullandıkları binek otomobilleri hariç olmak üzere, işletmelere ait binek otomobillerinin aktife girdiği hesap dönemi için ay kesri tam ay sayılmak suretiyle kalan ay süresi kadar amortisman ayrılır. Amortisman ayrılmayan süreye isabet eden bakiye değer, itfa süresinin son yılında tamamen yok edilir.(*)Her yılın amortismanı ancak o yıla ait değerlemede nazara alınabilir.Amortismanın herhangi bir yıl yapılmamasından veya ilk uygulanan nispetten düşük bir hadle yapılmasından dolayı amortisman süresi uzatılamaz.8.7-Amortisman  Yöntemi DeğişiklikleriBaşlangıçta azalan bakiyeler yöntemini seçenler için daha sonra normal yönteme geçmelerinde yasa açısından herhangi bir sakınca yoktur. Ancak, normal usulden azalan bakiyeler usulüne geçiş yasaklanmıştır.8.8 Yenileme FonuVUK 328. Md. bir vergi avantajı olarak yenileme fonu düzenlenmiştir.2365 sayılı Kanunun 56’ncı maddesiyle değişen fıkra) Amortismana tabi iktisadi kıymetlerin satılması halinde alınan bedel ile bunların envanter defterinde kayıtlı değerleri arasındaki fark kar ve zarar hesabına geçirilir. İşletme hesabı esasında defter tutan mükelleflerle serbest meslek kazanç defteri tutan mükellefler bu farkı defterlerinde hasılat veya gider kaydederler. Amortisman ayrılmış olanların değeri ayrılmış amortismanlar düşüldükten sonra kalan meblağdır.Devir ve trampa satış hükmündedir.(2365 sayılı Kanunun 56’ncı maddesiyle değişen fıkra) şu kadar ki, satılan iktisadi kıymetlerin yenilenmesi, işin mahiyetine göre zaruri bulunur veya bu hususta işletmeyi idare edenlerce karar verilmiş ve teşebbüse geçilmiş olursa bu takdirde, satıştan tahassül eden kar, yenileme giderlerini karşılamak üzere, pasifte geçici bir hesapta azami üç yıl süre ile tutulabilir. Her ne sebeple olursa olsun bu süre içinde kullanılmamış olan karlar üçüncü yılın vergi matrahına eklenir. Üç yıldan önce işin terki, devri veya işletmenin tasfiyesi halinde bu karlar o yılın matrahına eklenir.Yukarıdaki esaslar dahilinde yeni değerlerin iktisabında kullanılan kar, yeni değerler üzerinden bu kanun hükümlerine göre ayrılacak amortismanlara mahsup edilir. Bu mahsup tamamlandıktan sonra itfa edilmemiş olarak kalan değerlerin amortismanına devam olunur.Örnek Uygulama:Aktife giriş maliyet bedeli: 1.000.000 TL , amortismanı 400.000 TL olan makine 20.12.2010 tarihinde 1.000.000 TL bedelle satılmıştır.Satış sonrası ortaya çıkan kar (1.000.000-600.000=)400.000 TL’dir. Yönetim kurulu anılan makinenin yenisinin alınmasına karar vermiştir.————————–20.12.2010e——————————–102 Bankalar                                                                    1.000.000257 Birikmiş Amortisman                                                 400.000                              253 Tesis Makine Cihazlar                                1.000.000                              549 Özel Fonlar                                                 400.000———————————-/————————————-Makine 24.12.2010 tarihinde 1.500.000 TL bedelle satın alınmıştır. Makinenin faydalı ömrü 5 yıldır. Bu ömre göre2010 yılı amortismanı 300.000 TL’dir.———————————-24.12.2010————————————-253 Tesis Makine Cihazlar                                               1.500.000                              320 Satıcılar                                                      1.500.000———————————31.12.2010————————————–549 Özel Fonlar                                                               300.000                              257 Birikmiş Amortismanlar                                            300.000———————————/————————————————–9-VERGİ VE DİĞER YASAL YÜKÜMLÜLÜKLER KARŞILIKLARI:İşletmelerin cari dönemde elde ettiği dönem karı üzerinden hesaplanan kurumlar vergisi 691 hesaba alınır, 370 hesapla karşılıklı çalışır. Geçici vergi dönemleri itibariyle 193 Peşin Ödenen Vergi ve Fonlar hesabında toplanan geçici vergiler 371 Dönem Karının Peşin Ödenen Vergi ve Diğer Yükümlülükler hesabı ile kapatılır. Bu vergi kurumlar vergisinin tahakkuk ettirilmesi ile kapatılır.a) Kurumlar Vergisinde Ödeme ÇıkmamasıÖrnek: İşletme 2010 yılında 200,000- TL tutarında mali kar elde etmiş ve 40.000-TL tutarında geçici vergi ödemiştir.____________________________31.2.2010 ________________691- Dönem Karı Vergi ve Diğer Yükümlülükler Karşılıkları            40.000370-Dönem Karı Vergi ve Diğer Yasal Yüküm. Karş.                40.000____________________________31.12.2010_______________371- Dönem Karının Peşin Ödenen Vergi ve Diğer Yükümlülükler  40.000193- Peşin Ödenen Vergi ve Fonlar hs                                   40.000____________________________ / ______________________Kurumlar Vergisinin Tahakkuk Etmesiyle____________________________25.04.2011_______________370- Dönem Karı  Vergi ve Diğer YasalYükümlülükler          40.000370- Dönem Karı Vergi ve Diğer Yasal Yüküm. Karş.          40.000____________________________ / ______________________b)Kurumlar Vergisinde İade ÇıkarsaÖrnek:İşletme 2010 yılında 150.000TL kar etmiş ve 40.000TL geçici vergi ödemiştir.____________________________31.2.2010 ________________691- Dönem Karı Vergi ve Diğer Yükümlülükler Karşılıkları           30.000370-Dönem Karı Vergi ve Diğer Yasal Yüküm. Karş.              30.000____________________________31.12.2010_______________371- Dönem Karının Peşin Ödenen Vergi ve Diğer Yükümlülükler  40.000193- Peşin Ödenen Vergi ve Fonlar hs                                   40.000____________________________25.04.2010 _______________370-Dönem Karı Vergi ve Diğer Yasal Yüküm. Karş.                    30.000136-Vergi Dairesinden Alacaklar                                                    10.000               371- Dönem Karının Peşin Ödenen Vergi ve Diğer Yük.                      40.000____________________________ / ______________________c)Kurumlar Vergisinde Ödeme ÇıkarsaÖrnek:İşletme 2010 yılında 250.000TL kar etmiş ve 40.000TL geçici vergi ödemiştir.____________________________31.2.2010 ________________691- Dönem Karı Vergi ve Diğer Yükümlülükler Karşılıkları  hs  50.000370-Dönem Karı Vergi ve Diğer Yasal Yüküm. Karş. hs         50.000____________________________31.12.2010_______________371- Dönem Karının Peşin Ödenen Vergi ve Diğer Yükümlülükler  40.000193- Peşin Ödenen Vergi ve Fonlar hs                                   40.000____________________________25.04.2010 _______________370-Dönem Karı Vergi ve Diğer Yasal Yüküm. Karş. Hs                              50.000               371- Dönem Karının Peşin Ödenen Vergi ve Diğer Yük.                      40.000               360-Ödenecek Kurumlar Vergisi                                            10.000____________________________ / ______________________10-DÖNEM SONU KAPANIŞ İŞLEMLERİMaliyet hesaplarının gelir hesaplarına aktarımıMaliyet hesaplarında bulunan giderler hesap dönemi sonunda yansıtma hesapları yolu ile ilgili gelir tablosu hesaplarına yansıtılır.-Satılan Mamul Maliyeti Dönem Sonu Muhasebe Kaydı____________________________31.12.2010_______________710- İlk Madde ve Malzeme Giderleri                             xx150- İlk Madde ve Malzeme                                             xx____________________________31.12.2010 _______________151-Yarı Mamuller-Üretim                                               xx               711-İlk Madde ve Malzeme Giderleri Yansıtma Hes.       xx               721-Direkt İşçilik Giderleri Yansıtma Hes.                       xx               731-Genel Üretim Giderleri Yansıtma Hes.                      xx_________________________31.12.2010______________________711- İlk Madde ve Malzeme Giderleri Yansıtma Hes.      xx721-Direkt İşçilik Giderleri Yansıtma Hes.                       xx731-Genel Üretim Giderleri Yansıtma Hes.                      xx               710- İlk Madde ve Malzeme Giderleri                                            xx               720- Direkt İşçilik Giderleri                                             xx               730- Genel Üretim Giderleri                                                           xx____________________________31.12.2010_______________152- Mamuller                                                                 xx151- Yarı Mamuller-Üretim                                             xx_________________________31.12.2010______________________620-Satılan Mamül Maliyeti                                             xx               152-Mamuller                                                                  xx____________________________/ __________________________-Satılan Ticari Mal Maliyeti Dönem Sonu Muhasebe Kaydı:Satılan Ticari Mal Maliyeti= (Dön. Başı Tic. Mal Tutarı+Dön. İçi Alışlar Tutarı)-Dön.Sonu Ticari Mal Tutarı_________________________31.12.2010______________________621-Satılan Ticari Mal Maliyeti                                        xx               153-Ticari Mallar                                                             xx____________________________/ __________________________-Gider Hesaplarının Gelir Tablosu Hesaplarına Aktarımı:_________________________31.12.2010______________________622-Satılan Hizmet Maliyeti                              xx630-Araştırma Geliştirme Giderleri                    xx631-Paz. Satış Dağ. Giderleri                                            xx632-Genel Yönetim Giderleri                            xx660-Finansman Giderleri                                   xx               741- Satılan Hizmet Maliyeti                                                          xx               751-Araş.ve Geliş. Giderleri                                                           xx               761- Paz. Satış Dağ. Giderleri                                           xx               771- Genel Yönetim Giderleri                                          xx               781- Finansman Giderleri                                                 xx________________________31.12.2010______________________741- Satılan Hizmet Maliyeti                             xx751-Araş.ve Geliş. Giderleri                                             xx761- Paz. Satış Dağ. Giderleri                            xx771- Genel Yönetim Giderleri                           xx781- Finansman Giderleri                                  xx740- Satılan Hizmet Maliyeti                                                          xx750-Araş.ve Geliş. Giderleri                                                           xx760- Paz. Satış Dağ. Giderleri                                           xx770- Genel Yönetim Giderleri                                          xx780- Finansman Giderleri                                                 xx_________________________31.12.2010______________________-Gelir Tablosu Hesaplarının 690 Dönem Kar/Zarar Hesabına Aktarımı:________________________31.12.2010______________________600 Yurtiçi Satışlar601 Yurtdışı Satışlar602 Diğer Gelirler640 İştiraklerden Temettü Gelirleri641 Bağlı Ortaklıklardan Temettü Gelirleri642 Faiz Gelirleri643 Komisyon Gelirleri644 Konusu Kalmayan Karşılıklar645 Menkul Kıymet Satış Karları646 Kambiyo Karları647 Reeskont Faiz Gelirleri648 Borsa Değer Artış Karları649 Diğer Olağan Gelir ve Karlar679 Olağan Dışı Gelir               610 Satıştan İadeler611 Satış İskontoları612 Diğer İndirimler620 Satılan Mamul Maliyeti621 Satılan Ticari Mal Maliyeti622 Satılan Hizmet Maliyeti623 Diğer Satışları Maliyeti630 Araştırma ve Geliştirme Giderleri631 Pazarlama S. Giderleri632 Genel Yönetim Giderleri653 Komisyon Giderleri654 Karşılık Giderleri655 Menkul Kıymet Satış Zararları656 Kambiyo Zararları657 Reeskont Faiz Gideri658 Borsa Değer Azalış Zararları659 Diğer Olağan Giderler660 Kısa Vadeli Borçlanma Gideri661 Uzun Vadeli Borçlanma Gideri689 Olağan Dışı Giderler690 Dönem Karı (Zararı)_________________________31.12.2010______________________11-DEFTERLERİNİN TASDİKİ:Defter Tutma Hükümleri.2.1. Bilanço ve İşletme Hesabı Esasında Tutulacak Olan Defterler2.2. Elektronik Ortamda Defter Tutma2.3. Defter Kayıtlarına İlişkin Kurallar2.4. Defterlere Kayıt Süreler2.5. Defter Tasdiki2.5.1. Tasdik Makamı2.5.2. Defterlerin Tasdik Zamanları2.6. Defter Tutma Hükümlerine Uyulmaması Durumunda Uygulanacak YaptırımlarAçıklamalar;Mükelleflerin, vergi ile ilgili servet, sermaye ve hesap durumlarının, faaliyet ve hesap neticelerinin tespit edilmesini, vergi ile ilgili muamelelerinin belli edilmesini, vergi karşısındaki durumunun hesap üzerinden kontrol edilmesini ve incelenmesini sağlayacak şekilde defter tutmaları zorunludur.Ticaret şirketleri, iktisadi kamu müesseseleri ile dernek ve vakıflara ait iktisadi işletmeler defter tutmaya mecburdurlar.Kurumlar vergisinden muaf olan iktisadi kamu müesseseleri ile dernek ve vakıflara ait iktisadi işletmeler defter tutmak zorunda değildirler. Ancak bu mükellefler muaf olmadıkları vergiler için defter tutmak zorundadırlar.İktisadi kamu müesseseleri ile dernek ve vakıflara ait iktisadi işletmeler defter tutma bakımından tüccarların tabi olduğu hükümlere tabidirler.Tüccarlar, defter tutma bakımından iki sınıfa ayrılır. Birinci sınıf tüccarlar, bilânço esasına göre, ikinci sınıf tüccarlar ise işletme hesabı esasına göre defter tutarlar.Bir tüccarın dâhil olacağı sınıf, statüsüne veya yıllık alım-satım tutarlarına göre belirlenmektedir. Statü gereğince birinci sınıf tüccar sayılanlar, ticaret şirketleri ile kurumlar vergisine tabi olan diğer tüzel kişilerdir.Türk Ticaret Kanunu hükümlerine tabi sermaye şirketleri ile kurumlar vergisine tabi kooperatifler, iktisadi kamu müesseseleri, dernek ve vakıflara ait iktisadi işletmeler ve iş ortaklıkları birinci sınıf tüccar sayılır.Statüsü gereğince birinci sınıf tüccar sayılanlar dışında, yıllık alım- satım veya hâsılat tutarları belli hadleri aşanlar da birinci sınıf tüccar sayılır.2.1. Bilanço ve İşletme Hesabı Esasında Tutulacak Olan DefterlerMükellefler bilanço esasında; yevmiye defteri (Günlük defter), defteri kebir (Büyük defter) ve envanter defteri tutarlar.Bu defterlerin yanı sıra depo (ardiyeler dahil) işletenler ile nakliye ambarları ayrıca bir ambar defteri, sürekli imalat işiyle uğraşanlar imalat defteri, bitim işleri ile uğraşanlar imalat defteri yerine bitim işleri defteri, banka, banker ve sigorta şirketleri banka ve sigorta muameleleri defteri, yabancı nakliyat ve ulaştırma kurumları veya Türkiye’deki temsilcileri hasılat defteri tutmak mecburiyetindedirler.Ceza tutarlarına ilişkin tablo rehberin sonunda yer almaktadır.Ayrıca, anonim şirketler, damga vergisi defteri tutmak zorundadırlar. Anonim şirketler dışındaki diğer kurumlar vergisi mükellefleri ise istemeleri halinde damga vergisi defteri tutabileceklerdir.Mükellefler işletme hesabı esasında, işletme hesabı defteri tutarlar.Kurumlar vergisi mükelleflerinden, Maliye Bakanlığınca izin verilenler işletme hesabı esasına göre defter tutabilirler.İkinci sınıf tüccarlar, işletme hesabı esasında tutulması zorunlu olan defterlerini bu defteri tasdike ilişkin diğer hükümlere uymak koşuluyla diledikleri takdirde Maliye Bakanlığının iznine gerek olmaksızın, müteharrik yapraklı olarak bilgi işlem makineleriyle tutabileceklerdir.2.2. Elektronik Ortamda Defter TutmaMaliye Bakanlığına, mükelleflerin vergi mevzuatı uyarınca tutmakla yükümlü oldukları defter, kayıt ve belgelerin elektronik ortamda tutulmasına izin verme veya zorunluluk getirme yetkisi verilmiştir.Bu düzenlemeye göre, söz konusu uygulamadan yararlanmak için başvuran mükelleflerin, bilanço esasına göre defter tutması ve elektronik ortamda tutulacak defter ve belge sistemi donanım, yazılım, personel ve diğer açılardan uygun bulunması halinde, kendilerine elektronik defter ve belge uygulamasına geçmeleri için Gelir İdaresi Başkanlığınca izin verilebilecektir. Ancak, elektronik defter ve belgelerin Gelir İdaresi Başkanlığına gönderilmesi, mükelleflerin defter ve belgelere ilişkin muhafaza ve ibraz ödevlerini ortadan kaldırmamaktadır.2.3. Defter Kayıtlarına İlişkin KurallarMükellefler tarafından tutulan defter ve kayıtlara ilişkin olarak uyulması gereken kurallar şunlardır:– Defter ve kayıtlar Türkçe tutulmalıdır. Türkçe kayıtlar bulunmak kaydıyla defterlere başka dilden kayıt da yapılabilir.– Kayıt ve belgelerde Türk para birimi kullanılmalıdır. Belgeler, Türk parası karşılığı gösterilmek şartıyla, yabancı para birimine göre de düzenlenebilir.– Defterler mürekkep veya makine ile yazılmalıdır.– Yevmiye defteri maddelerinde yapılan yanlışlar ancak muhasebe kurallarına göre düzeltilebilir.– Diğer defter ve kayıtlara rakam ve yazılar yanlış yazıldığı takdirde düzeltmeler okunaklı şekilde çizilmek ve doğrusu üst veya yan tarafına yazılmak suretiyle yapılabilir.– Defterlere geçirilen bir kaydı kazımak, çizmek veya silmek suretiyle okunamaz bir hale getirmek yasaktır.– Defterde kayıtlar arasında usulen yazılmaya mahsus olan satırlar, çizilmeksizin boş bırakılamaz ve atlanamaz.– Ciltli defterlerde, defter sayfaları ciltten koparılamaz.– Tasdikli müteharrik yapraklarda bu sayfaların sırası bozulamaz ve yırtılamaz.2.4. Defterlere Kayıt SüreleriTutulması zorunlu defterlere, muamelelerin zamanında kaydedilmesi gerekmekte olup, işlemlerin on gün içinde kaydedilmesi zorunludur.Kayıt işlemlerini devamlı olarak muhasebe fişleri, primanota ve bordro gibi yetkili amirlerin imza ve parafını taşıyan vesikalara dayanarak yürüten müesseselerde, muamelelerin bunlara işlenmesi, deftere işlenmesi hükmündedir. Bu gibi hallerde, muamelelerin defterlere kırk beş gün içinde kaydedilmesi zorunludur.2.5. Defter TasdikiBilanço esasına göre defter tutanlar ile işletme hesabı esasına göre defter tutmasına Maliye Bakanlığınca izin verilen kurumlar vergisi mükellefleri, tutacakları defterleri işe başlamadan önce tasdik ettirmek zorundadırlar. Bunun yanı sıra, tutulması zorunlu defterlerden biri olan Defteri Kebir (Büyük Defter)’in ise tasdiki zorunlu değildir.2.5.1. Tasdik Makamı-Defter tasdiki iş yerinin bulunduğu yerdeki noter veya noterlik görevini ifa ile mükellef olanlarca yapılır.-Menkul kıymet ve kambiyo borsasındaki acentelerin defterlerini borsa komiserliği tasdik eder.-Defterler, anonim ve limited şirketlerin kuruluş aşamasında şirket merkezinin bulunduğu yer ticaret sicili memuru veya noter tarafından tasdik edilir.2.5.2. Defterlerin Tasdik Zamanları– Öteden beri işe devam etmekte olanlar, defterin kullanılacağı yıldan önce gelen son ayda,– Hesap dönemleri Maliye Bakanlığı tarafından tespit edilenler, defterin kullanılacağı hesap döneminden önce gelen son ayda,– Yeniden işe başlayanlar, sınıf değiştirenler ve yeni bir mükellefiyete girenler, işe başlama, sınıf değiştirme ve yeni mükellefiyete girme tarihinden önce,– Vergi muafiyeti kalkanlar, muaflıktan çıkma tarihinden başlayarak on gün içinde,– Defterlerin dolması dolayısıyla veya sair sebeplerle yıl içinde yeni defter kullanmaya zorunlu olanlar, bunları kullanmaya başlamadan önce,– Defterlerini ertesi yıl da kullanmak isteyenler Ocak ayı, hesap dönemleri Maliye Bakanlığınca tespit edilenler bu dönemin ilk ayı içindetasdik ettirmek zorundadırlar.2.6. Defter Tutma Hükümlerine Uyulmaması Durumunda Uygulanacak Yaptırımlar– Tutulması mecburi olan defterlerden herhangi birini tutmayan mükelleflere, birinci derece usulsüzlük cezası kesilmesi gerekmektedir.Ceza tutarlarına ilişkin tablo rehberin sonunda yer almaktadır.– Vergi Usul Kanununun kayıt kurallarına ait hükümlerine uymayan mükelleflere, birinci derece usulsüzlük cezası kesilmesi gerekmektedir.– Tasdiki mecburi olan defterlerden herhangi birinin tasdik işleminin yaptırılmamış olması (Kanuni sürenin sonundan başlayarak bir ay geçtikten sonra tasdik ettirilenler tasdik ettirilmemiş sayılır.), birinci derece usulsüzlük cezası kesilmesini gerektirmektedir.– Tasdiki mecburi olan defterlerden herhangi birinin tasdik işleminin, yasal süresinin sonundan başlayarak bir ay içinde yaptırılmış olması, ikinci derece usulsüzlük cezası kesilmesini gerektirmektedir.Saygılarımla;Mali MüşavirGökhan Emin ÇERÇİ

Tam Tasdik Mi? Bağımsız Denetim Mi?

Yeni yıla girerken şirket sahiplerinin, yöneticilerinin alması gereken finansal kararlardan biri de mali denetim ve kontrol için Tam Tasdik Sözleşmesi mi, Bağımsız Denetim Sözleşmesi mi yapmalı; yine, kariyer planlaması yapan genç muhasebeci ve denetçilerin ikilemde kaldıkları konu olan mali müşavirlik ve yeminlilik mi, yoksa bağımsız denetçilik yolunda mı yürüyecekleri; yasal düzenlemelerden sorumlu bürokrat ve siyasi karar alıcıların, reel ekonominin denetlenmesi ve düzenlenmesi için yetkilendireceği ve sorumluluk yükleyeceği meslek grubu ve yöntemi hangisi olmalı sorusuna bu makalede cevap aranacaktır.

Önce Tam Tasdik nedir, Bağımsız Denetim nedir sorusuna kısaca cevap verelim. Tam tasdik terimi; yıllık gelir veya kurumlar vergisi beyannameleri ile bunlara ekli mali tabloların ve bildirimlerin tasdikini ifade eder. Tasdik, gerçek veya tüzel kişilerin veya bunların teşebbüs ve işletmelerinin yeminli mali müşavirlerce denetleme ilke ve standartlarına göre uygunluk yönünden incelenmesi, bu inceleme sonuçlarına dayanılarak tasdik kapsamına giren konuların ve belgelerin gerçeği yansıtıp yansıtmadığının imza ve mühür kullanmak suretiyle tespiti ve rapora bağlanmasıdır. Yeminli mali müşavirlerin yapacağı tasdikin amacı, ödenmesi veya istisna edilmesi gereken vergilerin doğruluğunu araştırmak, tespit etmek ve sağlamak, gerçek veya tüzel kişilerin veya bunların teşebbüs ve işletmelerinin hesap ve kayıtlarının sonuçlarını gösteren mali tablolarının yanıltıcı olmayacak biçimde eksiksiz ve gerçeğe uygun şekilde düzenlenmesini sağlayarak kamunun istifadesine sunmak, gerçek veya tüzel kişilerin veya bunların teşebbüs ve işletmelerinin ilgili mevzuat yönünden olan taleplerin karşılanmasında çabukluğu sağlayarak hak ve yararlarını korumak, vergi idaresi ve mükellef ilişkilerinde güveni hakim kılmak, ödenmesi veya iade edilmesi gereken gelir veya kurumlar vergisinin ya da istisna edilmesi gereken kazancın doğruluğunu araştırmak, tespit etmek ve sağlamaktır. Mevzuatın bu şekilde bildirdiği tam tasdik özetle, yeminli mali müşavirin bu kapsamda yapacağı denetim ve danışmanlık ile mükelleflerin vergi ile ilgili sorularına cevap ile doğmuş ve ileride doğabilecek sorunlarına çare bulmaktır. Tam Tasdik Sözleşmesi, yeminli mali müşavirlerce vergi dairesine bildirilerek, mükellefin denetim ve gözetim altında bulunduğu beyan edilir ve dönem sonunda yazılan rapor ile yapılan denetim çalışmalarının sonuçları vergi dairesine ve mükellefe raporlanır.

Bağımsız Denetim ise, işletmelerin yıllık finansal tablo ve diğer finansal bilgilerinin, bu tablo ve bilgiler için belirlenen kriterlere uygunluğu ve doğruluğu hususunda, makul güvence sağlayacak yeterli ve uygun bağımsız denetim kanıtlarının elde edilmesi amacıyla, genel kabul görmüş bağımsız denetim standartlarında öngörülen gerekli tüm bağımsız denetim tekniklerinin uygulanarak, defter, kayıt ve belgeler üzerinden denetlenmesi ve değerlendirilerek rapora bağlanmasını ifade eder. Finansal tabloların bağımsız denetiminin amacı; finansal tabloların finansal raporlama standartları doğrultusunda bir işletmenin finansal durumunu ve faaliyet sonuçlarını tüm önemli yönleriyle gerçeğe uygun ve doğru bir biçimde gösterip göstermediği konusunda bağımsız denetçinin görüş bildirmesini sağlamaktır. Şirket sahiplerine, yöneticilere, kredi verenlere, yatırımcılara ve BDDK,SPK gibi kamu kurumlarına doğru ve güvenilir bilgi sağlamak için bağımsız denetim gereklidir. Bağımsız Denetim; yönetime doğru bilgi akışı sağlar, yönetime mali tablolarla ilgili olarak tahmin ve analiz yapmasında, geleceğe ait sağlıklı kararlar almasında yardımcı olur, finansal tabloların gerçeği yansıtıp yansıtmadığını gösterir, işletme yönetimi ve çalışanlarının hile yapmasının önlenmesine yardımcı olur, bağımsız denetimden geçmiş mali tablolar ile işletmenin düşük maliyetli finansman bulması kolaylaşır, bağımsız dış denetimden geçen bir şirkette tüm ortakların hakları daha iyi korunmuş olur. Özetle, bağımsız denetçi, şirketin mali tablolarını denetleyerek, bu tabloların gerçeğe uygun olduğuna dair şirket sahiplerine ve yatırımcılara makûl güvence verir.

Her iki mali denetim hizmetinin de faydaları sayılamayacak kadar çok iken, Tam Tasdik, istisnai şirketler hariç, zorunlu değil iken, Kamu Gözetim Kurumunun yayınladığı yasal kriterlere uyan daha fazla sayıda şirketler için ise Bağımsız Denetim zorunludur. Sürekli değişen vergi mevzuatı, vergi teşvikleri, istisnaları, indirimleri ve ağır cezai yaptırımları ile vergi riskini kendi mali yöneticilerine bırakmak istemeyen şirketler gönüllü olarak tam tasdik sözleşmesi yaptırırken, yasal zorunluluktan kaynaklı bağımsız denetimi de pek de gönüllü olmadan yaptırıyorlar. Zira, şirketin gerçek durumunu her gün şirketin içinde olan ve yöneten şirket sahip ve yöneticileri, dışarıdan belirli bir zaman aralığında gelen ve doğal olarak yüzeysel bakan bağımsız denetçilerden daha iyi bilmektedir. Kamuya rapor vermeyen şirketler, yasak savma ve formalitenin yerine gelmesi için bağımsız denetim yaptırıyorlar. Peki, şirketlerin birçoğu için ihtiyaç yokken neden yasal zorunluluk var? Bilindiği gibi, Bağımsız Denetim, 2012 yılında yürürlüğe giren Yeni Türk Ticaret Kanunu ile karşımıza çıktı. Yeni Türk Ticaret Kanunu ise, Avrupa Birliği uyum sürecinin bir parçası olarak, yeni düzenlemeler getirdi. Avrupa Birliği’nde Bağımsız Denetim zorunlu olduğu için Avrupa Birliği üyesi adayı ülke olarak bizde de zorunlu hale getirildi. Avrupa Birliği’nde zorunlu olmasının nedeni ise, bağımsız denetimden geçmiş mali tabloların aynı zamanda vergi matrahına da esas olması. Yani, UFRS (bizdeki ifadesi ile TFRS)’ye göre hazırlanmış gelir tablosunda görünen ticari kar veya zarar, vergi beyannamesinde beyan ediliyor. Bağımsız Denetçi, aynı zamanda vergi matrahını da denetleyerek, bizdeki Yeminli Mali Müşavir’in yaptığı Tam Tasdik görevini de yerine getirmiş oluyor. Ülkemizde, vergi matrahı, TFRS’ye göre değil, Vergi Usul Kanunu (VUK) ve Tek Düzen Hesap Planına göre hesaplanıyor. Tamamen bir çelişki olarak bizde vergi matrahının denetimi zorunlu değil, TFRS (veya Bobi FRS)’ye göre hazırlanmış finansal tabloların denetimi zorunlu. TFRS’ye göre vergi matrahı hesaplanması halinde, vergi gelirlerinde azalma olacağından, mali idare, mevcut yapıdan vazgeçmek istemiyor. Bunun yerine, şirketlere genellikle ihtiyaçları olmadığı halde, bağımsız denetim yaptırmak zorunlu tutuluyor.

Peki ne yapmalı? VUK ile TFRS (veya en azından Bobi FRS) arasındaki farkları tespit edip (ki bunlar bellidir), gelişmiş ekonomilerde olduğu gibi, VUK’u TFRS’ye uyumlu hale getirecek, zamana yayılmış bir eylem planı hazırlanmalı, peyder pey yapılacak değişiklikler ile hazineye yük getirmeden ve muhasebeci, mali müşavir, yeminli mali müşavir ve denetçilerin değişiklikleri özümseyerek, adapte olması sağlanmalı ve tüm değişiklikler yapıldıktan sonra 1961 model Vergi Usul Kanununun ilgili maddeleri artık rafa kaldırılmalıdır. AB’ye uyum yapılacak ise müktesebat herkese ve tam uygulanmalı, Kamu da elini taşın altına koymalıdır. Kariyer tercihi yapacak genç muhasebeciler ise, Bağımsız Denetçi olabilmek için önce Mali Müşavir ve/veya Yeminli Mali Müşavir olmaları gerekeceğinden, öncelikle bu hedefi gerçekleştirmeli, daha sonra Bağımsız Denetçi belgelerini almalıdırlar. Şirket sahip ve yöneticilerin şirketleri, KGK kapsamında zorunlu bağımsız denetime tabi iseler, Bağımsız Denetim sözleşmelerini yapmalarını, bunun yanında, taşlar yerine oturana kadar, değişen vergi mevzuatının getirdiği risk ve cezai müeyyidelerden koruyacak, teşvik, indirim ve istisna gibi fırsatları değerlendirebilecek, farklı gözle bakabilecek alternatif yeminli mali müşavirlerle tam tasdik sözleşmesi yapmalarında da yarar var. Çünkü, tedbir ve tadil, hasardan veya kaçırılan fırsatlardan daha az maliyetlidir.

Sonuç olarak, KGK’nın Bağımsız Denetim yaptırma zorunluluğu kapsamında olan şirketlerin bu yükümlülüklerini yerine getirmeleri gerekiyor. Tam Tasdik hizmeti ise avantajlarından ötürü kendini zorunlu hissettiriyor. Tam tasdik hizmeti Maliye Bakanlığı tarafından yapılabilecek bir inceleme esnasında ortaya çıkabilecek hatalı uygulamaları önemli ölçüde azaltmaktadır. Maliye Bakanlığı’nca tasdik raporu düzenlemiş firmaların ihbar ve özel durumlar hariç incelenmeyeceği, tasdik yaptırmamış firmaların ise öncelikli olarak incelenecekleri ifade edilmiştir. Yeminli Mali Müşavirlere tasdik ettirilen beyannameler ve bunlara ilişkin malî tablolar, kamu idaresinin yetkili memurlarınca (vergi inceleme elemanlarınca) incelenmiş belge olarak kabul edilir. Tam tasdik yaptıran firmaların, yatırım ve AR-GE indirimi ile sair kurumlar vergisi istisnalarının tasdiki için ayrıca rapor düzenlettirmelerine gerek yoktur. Tam tasdik sözleşmesi imzalayan mükellefler, prensip itibariyle herhangi bir sınır söz konusu olmaksızın, YMM tasdik raporu ile KDV iadesi alabilirler. YMM ile tam tasdik sözleşmesi imzalayan mükellefler, başka bir meslek mensubu ile sözleşme imzalama mecburiyetten muaf olurlar. Firmaların muhatap olacakları karşıt inceleme talepleri, YMM ile tam tasdik yapılması halinde YMM’ler tarafından “bilgi verme” şeklinde karşılanabilir. Dolayısıyla tam tasdik yaptıran mükellefler bu bilgileri doğrudan vermek külfetinden kurtulurlar. Yıllık gelir veya kurumlar vergisi beyannamesi üzerinde mahsup edilemeyen gelir ve kurumlar vergisi stopajının 100.000,-TL’ye kadar olan kısmının tam tasdik sözleşmesi düzenlemiş YMM tarafından düzenlenecek tam tasdik raporuna  istinaden iadesi mümkündür. Tam tasdik yaptırılması, malî müşavirlik hizmeti alınmasını ve bu suretle vergisel risklerden korunmayı sağlar.

Saygılarımla;

Mali Müşavir

Gökhan Emin Çerçi

Limited Şirket Ortağının Ölümü

Bilindiği gibi, uygulamada Limited Şirket ortağının ölümü halinde, varislerin Limited Şirketten intikal eden ortaklık payını VİV beyannamesine konu edip etmeyecekleri zaman zaman tartışılmaktadır. Veraset Vergi Daireleri, Limited Şirket ortağının ölümü halinde varislerden ölen ortağın şirketteki “nominal sermaye payı” ve diğer bilgi ve belgeleri talep etmektedir. Buna göre; murisin ölüm tarihi itibari ile; Limited Şirket ortağının şirketteki ortaklık payı ile ilgili son bilanço ve gelir tablosu veraset beyannamesine eklenmesi istenilmektedir.Uygulamada vergi daireleri (İzmir’de Dokuz Eylül Vergi Dairesi, Belkahve Vergi Dairesi, Yamanlar Vergi Dairesi )  (İstanbul da Hisar Vergi Dairesi, Yeditepe Vergi Dairesi, Rıhtım Vergi Dairesi) ölen Limited Şirketi ortağının varislerinden aşağıdaki belge ve bilgileri talep etmektedir.1- Veraset ve intikal vergisi beyannamesi ve eklerinin düzenlenmesi.2- Murisin ortağı olduğu  şirketten hissesi nispetinde veraset matrahına esas “özvarlık” hesaplanması,3- Murisin ölüm tarihi itibari ile düzenlenmiş ortağı olduğu Limited Şirketin son bilanço ve gelir tablosu, kurumlar vergisi beyannamesi sureti (tasdikli)

4- Veraset ilamı (noterden çıkarılabilir),

5- Murisin ortağı olduğu Limited Şirketin sermaye yapısını gösterir ticaret sicil gazetesi,

6- Ölüm tarihi itibari ile murisin ortağı olduğu şirketin aktifinde mevcut araçlar, demirbaşlar, arsa ve araziler vs. gösterir ruhsat, tapu vs. emlak vergi değerini gösterir bilgi ve belgeler,

7- Veraset intikal vergisi beyannamesi, ölümün Türkiye de gerçekleşmesi durumunda, ölüm tarihi itibari ile ilgili vergi dairesine ölüm tarihini izleyen (4) ay içinde verilir. Ölüm yurtdışında vuku bulmuşsa, varislerin Türkiye içinde bulunması durumunda ölüm tarihini takip eden (6) ay içinde beyanname Türkiye de verilecektir. [1]  7338 sayılı VİV Kanunun mad. 1,9,10

Öte yandan, varisler murisin şirketteki payını kendi üzerlerine almaları açısından Ticaret Siciline başvurup, ölen kişinin paylarını varisler arasında dağıtıp buna göre yeni hisse dağılımı ile ilgili Ticaret Siciline dilekçe verilerek, ekinde ise (2) nüsha noter tasdikli karar ve diğer belgelerle beraber Ticaret Sicilde işlemlerini tamamlamaları zorunludur. Böylece murisin Limited Şirketteki payları varislerine Ticaret Sicilinde intikal etmiş olacaktır.

Saygılarımla;

Mali Müşavir

Gökhan Emin Çerçi

Kendinizi Tanıtın (Örnek Gönderi)

Bu, orijinal olarak Blog Yazma Üniversitesi’nin bir parçası olarak yayımlanan örnek bir gönderidir. On programımızdan birine kaydolun ve blogunuza doğru şekilde başlayın.

Bugün bir gönderi yayımlayacaksınız. Blogunuzun nasıl görüneceği hakkında endişelenmeyin. Blogunuzu henüz adlandırmadıysanız veya bunaldığınızı hissediyorsanız merak etmeyin. “Yeni Gönderi” düğmesine tıklayıp bize neden burada olduğunuzu söylemeniz yeterli.

Bunu neden yapmalısınız?

  • Çünkü bu, yeni okuyucuların bağlam hakkında bilgi edinmesini sağlar. Blogunuz neyle ilgili? İnsanlar blogunuzu neden okumalı?
  • Blogunuz ve blogunuzda neler yapmak istediğinizle ilgili fikirlerinize odaklanmanıza yardımcı olur.

Gönderi kısa veya uzun olabilir ve hayatınıza dair kişisel bir giriş, blogun amacı hakkında bir açıklama, geleceğe dair bir manifesto ya da yayımlamak istediğiniz içerik türlerine genel bir bakış sunabilir.

Başlamanıza yardımcı olacak birkaç soruyu aşağıda bulabilirsiniz:

  • Kişisel bir günlük tutmak yerine neden insanların okuyabileceği bir blog yazıyorsunuz?
  • Hangi konular hakkında yazmayı düşünüyorsunuz?
  • Blogunuz aracılığıyla kimlerle bağlantı kurmak istersiniz?
  • Önümüzdeki yıl boyunca başarıyla blog yazarsanız nereye ulaşmış olmak istersiniz?

Bunlar hakkında yazmak zorunda değilsiniz. Blogları harika kılan özelliklerden biri de öğrenmemizle, gelişmemizle ve birbirimizle etkileşime geçmemizle devamlı olarak gelişmeleridir. Ancak neden blog yazmaya başladığınızı ve buna nereden başladığınızı bilmeniz faydalıdır ve hedeflerinizi açıkça ifade ederek, daha fazla gönderi fikri elde edebilirsiniz.

Nasıl başlayacağınızı bilemiyor musunuz? Aklınıza gelen ilk şeyi yazın. Hepimizin sevdiği yazma üzerine bir kitabın yazarı olan Anne Lamott, kendinize önce “kötü bir taslak” yazma fırsatını tanımanızı söylüyor. Anne harika bir noktaya değiniyor; endişe duymadan, yalnızca yazmaya başlayın ve sonra düzenleyin.

Yayımlamaya hazır olduğunuzda, blogunuzun odaklandığı konuları açıklayan üç ila beş etiket ekleyin: yazma, fotoğrafçılık, kurgu, ebeveynlik, yemek, arabalar, filmler veya spor. Bu etiketler, bu konularla ilgilenen ziyaretçilerin Reader’da sizi bulmasına yardımcı olur. Yeni blog yazarlarının sizi bulabilmesi için etiketlerinizden biri mutlaka “zerotohero” olsun.

WordPress.com ile böyle bir site tasarlayın
Başlayın