A.Ş. olarak kurulacak bir mali müşavirlik şirketinde meslek mensubu başka bir şirkette 4A sigortalı olarak çalışıp aynı zamanda bu kurulacak olan mali müşavirlik şirketinde hem yönetim kurulu başkanı hem tek ortak olabilir mi?
Mali müşavirlik şirketinde meslek mensubu İmzaya yetkili ise başka bir şirkette 4/a sigortalı olarak çalışamaz. Kurulacak olan mali müşavirlik şirketinde hem yönetim kurulu başkanı hem tek ortak olabilir. Dışardan başka bir mali müşavir Yönetim Kurulu Başkanı veya temsile yetkili müdür olamaz.
Bir Holdinge bağlı grup içi firmalardan birisinde bordrolu olarak muhasebe departmanında çalışmaktayım. Grup içi firmaların birkaç tanesi personel sayısı ve ciro olarak çok düşük. Bir Mali Müşavir ile çalışmak istemiyoruz. Kendi SMMM belgemi kullanarak 2-3 firmamızın vergi dairesi şifresini alıp vergi işlemlerini yapabilir miyim?
Bordrolu çalışan Meslek mensupları sadece bordroya kayıtlı oldukları BİR firma için şifre alabilirler.
Hazine ve Maliye Bakanlığı (Gelir İdaresi Başkanlığı)’ndan:KATMA DEĞER VERGİSİ GENEL UYGULAMA TEBLİĞİNDEDEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR TEBLİĞ(SERİ NO: 30)MADDE 1 – 26/4/2014 tarihli ve 28983 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Katma Değer Vergisi Genel Uygulama Tebliğinin (I/C-2.1.3.2.13.) bölümünden sonra gelmek üzere aşağıdaki bölüm eklenmiştir.“2.1.3.2.14. Kamu Özel İş Birliği Modeli ile Yaptırılan Sağlık Tesislerine İlişkin İşletme Döneminde Sunulan Hizmetlerde Tevkifat UygulamasıKamu Özel İş Birliği Modeli ile yaptırılan sağlık tesislerine ilişkin olarak 21/2/2013 tarihli ve 6428 sayılı Sağlık Bakanlığınca Kamu Özel İş Birliği Modeli ile Tesis Yaptırılması, Yenilenmesi ve Hizmet Alınması ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun kapsamında, Sağlık Bakanlığınca işletme döneminde birtakım hizmetler alınmaktadır.3065 sayılı Kanunun 9 uncu maddesinin verdiği yetkiye istinaden, 6428 sayılı Kanun kapsamında yaptırılan sağlık tesislerine yönelik işletme döneminde alınan hizmetlere uygulanacak tevkifat oranları ile tevkifat uygulamasından doğan iade taleplerinde, bu hizmetlere aşağıdaki tabloda karşılık gelen işlem türlerinin dikkate alınması uygun görülmüştür.Diğer taraftan, sağlık tesislerine yönelik sunulan hizmetleri bilfiil ifa etmeyen alt yükleniciler tarafından düzenlenecek faturalarda (yapım işleri hariç) tevkifat uygulanmayacaktır. Ancak, yüklenici firma tarafından alt yükleniciler aracılığıyla temin edilen ve Sağlık Bakanlığına sunulan hizmetlere ilişkin Sağlık Bakanlığı tarafından Tebliğin (I/C-2.1.3.2.13.) bölümü kapsamında (5/10) oranında [yapım işlerinde (3/10) oranında] KDV tevkifatı yapılması gerekmektedir.Söz konusu hizmetlerin, alt yüklenicilerden temin edilmeksizin doğrudan yüklenici firma tarafından Sağlık Bakanlığına sunulması halinde, aşağıdaki tabloda bu hizmetlere karşılık gelen işlem türleri dikkate alınarak (işlem türü sütununda işlem türü belirlenmeyenler için Tebliğin (I/C-2.1.3.2.13.) bölümü kapsamında 5/10 oranında) tevkifat uygulanacaktır:Tablo: Kamu Özel İş Birliği Modeli ile Yaptırılan Sağlık Tesislerine İlişkin İşletme Döneminde Alınacak Hizmetlerde Uygulanacak Tevkifat OranlarıÖrnek: Yüklenici (A) firması, işletmeye alınan sağlık tesisine yönelik alt yüklenici (B) firmasından temin etmek suretiyle Sağlık Bakanlığına güvenlik hizmeti vermektedir. Alt yüklenici (B) firması da bu hizmeti bir alt yüklenici (C) firmasından sağlamaktadır.Bu durumda, hizmeti bilfiil ifa eden (C) firması tarafından aracı (B) firmasına sunulan güvenlik hizmetinin, yukarıdaki tabloya göre “İşgücü Temin Hizmetleri” kapsamında değerlendirilmesi gerektiğinden, Tebliğin (I/C-2.1.3.2.5.) bölümünde yer alan şartların sağlanıp sağlanmadığına bakılmaksızın, bu hizmete ilişkin aracı (B) firması tarafından (9/10) oranında KDV tevkifatı uygulanacaktır.Aracı konumundaki (B) firması tarafından yüklenici (A) firması adına düzenlenecek faturada tevkifat uygulanmayacaktır. Yüklenici (A) firması tarafından Sağlık Bakanlığına düzenlenecek faturada ise Tebliğin (I/C-2.1.3.2.13.) bölümü uyarınca (5/10) oranında tevkifat uygulanacaktır.”MADDE 2 – Aynı Tebliğin (II/E-3.1.2.) bölümünün sonuna aşağıdaki paragraf eklenmiştir.“Ayrıca, 6428 sayılı Kanun kapsamında, Kamu Özel İş Birliği Modeli ile yaptırılan sağlık tesislerinin Sağlık Bakanlığına kiralanması işleminin, 6428 sayılı Kanunun 12 nci maddesi ile 3065 sayılı Kanunun geçici 29 uncu maddesi kapsamında KDV’den istisna olduğu tabiidir.”MADDE 3 – Aynı Tebliğin (II/E-7.) bölümünün birinci paragrafından sonra gelmek üzere aşağıdaki paragraf eklenmiştir.“Diğer taraftan, 30/12/2019 tarihli ve 30994 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 29/12/2019 tarihli ve 1950 sayılı Cumhurbaşkanı Kararıyla, söz konusu maddenin, 2020 ve 2021 yıllarında yüklenilen ve indirim yoluyla giderilemeyen katma değer vergisi için de uygulanmasına karar verilmiştir.”MADDE 4 – Aynı Tebliğin (II/E-7.1.) bölümünün birinci paragrafı aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.“İmalat sanayiine yönelik yatırım teşvik belgesi kapsamında;– Asgari 50 milyon Türk Lirası tutarında sabit yatırım öngörülen yatırımlara ilişkin inşaat işleri nedeniyle ilgili yılın ilk altı aylık döneminde söz konusu yatırım teşvik belgesi sahibi mükelleflere düzenlenen faturalarda yer alan ve bu süre içinde indirim yoluyla telafi edilemeyen KDV’nin bu altı aylık dönemi izleyen bir yıl içinde,– Asgari 50 milyon Türk Lirası tutarında sabit yatırım öngörülen yatırımlara ilişkin inşaat işleri nedeniyle ilgili yılın ikinci altı aylık döneminde söz konusu yatırım teşvik belgesi sahibi mükelleflere düzenlenen faturalarda yer alan ve bu süre içinde indirim yoluyla telafi edilemeyen KDV’nin bu altı aylık dönemi izleyen bir yıl içinde,– 50 milyon Türk Lirası tutarına kadar sabit yatırım öngörülen yatırımlara ilişkin inşaat işleri nedeniyle ilgili yılda söz konusu yatırım teşvik belgesi sahibi mükelleflere düzenlenen faturalarda yer alan ve aynı yılın sonuna kadar indirim yoluyla telafi edilemeyen KDV’nin söz konusu yılı izleyen yıl içindetalep edilmesi halinde iadesi öngörülmektedir.Örnek 1: İmalat sanayiine yönelik yatırım teşvik belgesi kapsamında asgari 50 milyon Türk Lirası tutarında sabit yatırım öngörülen yatırımlara ilişkin inşaat işleri nedeniyle 2019 yılının ilk altı aylık döneminde (1/1/2019-30/6/2019) söz konusu yatırım teşvik belgesi sahibi mükelleflere düzenlenen faturalarda yer alan ve bu süre içinde indirim yoluyla telafi edilemeyen KDV’nin izleyen bir yıl içinde (1/7/2019-30/6/2020) talep edilmesi halinde iade edilmesi söz konusu olacaktır.Örnek 2: İmalat sanayiine yönelik yatırım teşvik belgesi kapsamında asgari 50 milyon Türk Lirası tutarında sabit yatırım öngörülen yatırımlara ilişkin inşaat işleri nedeniyle 2020 yılının ikinci altı aylık döneminde (1/7/2020-31/12/2020) söz konusu yatırım teşvik belgesi sahibi mükelleflere düzenlenen faturalarda yer alan ve bu süre içinde indirim yoluyla telafi edilemeyen KDV’nin izleyen bir yıl içinde (1/1/2021-31/12/2021) talep edilmesi halinde iade edilmesi söz konusu olacaktır.Örnek 3: İmalat sanayiine yönelik yatırım teşvik belgesi kapsamında 50 milyon Türk Lirası tutarına kadar sabit yatırım öngörülen yatırımlara ilişkin inşaat işleri nedeniyle 2021 yılında söz konusu yatırım teşvik belgesi sahibi mükelleflere düzenlenen faturalarda yer alan ve 2021 yılı sonuna kadar indirim yoluyla telafi edilemeyen KDV’nin izleyen yıl içinde (1/1/2022-31/12/2022) talep edilmesi halinde iade edilmesi söz konusu olacaktır.”MADDE 5 – Aynı Tebliğin (II/E-7.3.) bölümünün birinci paragrafı aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.“İade;– Asgari 50 milyon Türk Lirası tutarında sabit yatırım öngörülen yatırımlara ilişkin inşaat işlerinde ilgili yılın ilk altı aylık döneminde yüklenilen ve bu süre içinde indirim yoluyla telafi edilemeyen KDV için en erken aynı yılın Temmuz, en geç ilgili yılı izleyen Mayıs dönemine ait KDV beyannamesine,– Asgari 50 milyon Türk Lirası tutarında sabit yatırım öngörülen yatırımlara ilişkin inşaat işlerinde ilgili yılın ikinci altı aylık döneminde yüklenilen ve bu süre içinde indirim yoluyla telafi edilemeyen KDV için en erken ilgili yılı izleyen yılın Ocak, en geç Kasım dönemine ait KDV beyannamesine,– 50 milyon Türk Lirası tutarına kadar sabit yatırım öngörülen yatırımlara ilişkin inşaat işlerinde ilgili yılda yüklenilen ve söz konusu yılın sonuna kadar indirim yoluyla telafi edilemeyen KDV için en erken bu yılı izleyen yılın Ocak, en geç Kasım dönemine ait KDV beyannamesinedahil edilerek talep edilebilir. İadesi talep edilecek tutar, talebin yapılacağı döneme ait KDV beyannamesinin “İstisnalar-Diğer İade Hakkı Doğuran İşlemler” kulakçığının “Diğer İade Hakkı Doğuran İşlemler” tablosunun 442 kod numaralı “İmalat Sanayiine Yönelik Yatırım Teşvik Belgesi Kapsamındaki İnşaat İşleri” satırında beyan edilir.Örnek 1: Asgari 50 milyon Türk Lirası tutarında sabit yatırım öngörülen yatırımlara ilişkin inşaat işlerinde 2019 yılının ilk altı aylık döneminde (1/1/2019-30/6/2019) yüklenilen ve bu süre içinde indirim yoluyla telafi edilemeyen KDV, en erken Temmuz/2019, en geç Mayıs/2020 dönemine ait KDV beyannamesine dahil edilerek iade talep edilebilir.Örnek 2: Asgari 50 milyon Türk Lirası tutarında sabit yatırım öngörülen yatırımlara ilişkin inşaat işlerinde 2020 yılının ikinci altı aylık döneminde (1/7/2020-31/12/2020) yüklenilen ve bu süre içinde indirim yoluyla telafi edilemeyen KDV, en erken Ocak/2021, en geç Kasım/2021 dönemine ait KDV beyannamesine dahil edilerek iade talep edilebilir.Örnek 3: 50 milyon Türk Lirası tutarına kadar sabit yatırım öngörülen yatırımlara ilişkin inşaat işlerinde 2021 yılında yüklenilen ve 2021 yılı sonuna kadar indirim yoluyla telafi edilemeyen KDV, en erken Ocak/2022, en geç Kasım/2022 dönemine ait KDV beyannamesine dahil edilerek iade talep edilebilir.”MADDE 6 – Aynı Tebliğin (II/E-9.) bölümünün birinci paragrafında ve (II/E-9.1.2.) bölümünün ikinci paragrafında yer alan “31/12/2019” ibareleri “31/12/2022” olarak değiştirilmiştir.MADDE 7 – Aynı Tebliğin (III/B-2.6.) bölümünden sonra gelmek üzere aşağıdaki bölüm eklenmiştir.“2.7. Kamu Özel İş Birliği Modeli ile Yaptırılan Sağlık Tesislerine İlişkin İşletme Döneminde Sunulan Hizmetlerde KDV Oranı Uygulaması2007/13033 sayılı BKK eki (II) sayılı listenin (B) bölümünün 21 inci sırasında, ilgili Bakanlıklar ya da kanunlarla izin verilen gerçek veya tüzel kişiler tarafından yerine getirilen insan veya hayvan sağlığına yönelik koruyucu hekimlik, teşhis, tedavi ve rehabilitasyon hizmetleri (hayvan ırkının ıslahına yönelik hizmetler dahil) ile bu hizmetleri ifa edenlere hekimlerce veya hekimler vasıtasıyla verilen hizmetler ve ambulans hizmetlerinin %8 oranında KDV’ye tabi tutulması öngörülmüştür.Buna göre, 6428 sayılı Kanun kapsamında yaptırılan sağlık tesislerine yönelik yüklenici tarafından Sağlık Bakanlığına sunulan laboratuvar, rehabilitasyon ve görüntüleme hizmetleri ile alt yükleniciler tarafından bu kapsamda sunulan hizmetler %8 oranında KDV’ye tabidir.Diğer taraftan, 2007/13033 sayılı BKK eki (II) sayılı listenin (B) bölümünün 24 üncü sırasında yemek hizmeti sunan yerlerde verilen hizmetlerin %8 oranında KDV’ye tabi tutulması öngörülmüş olup, 6428 sayılı Kanun kapsamında yaptırılan sağlık tesislerine yönelik yüklenici tarafından Sağlık Bakanlığına sunulan yemek hizmetleri ile bu hizmetlere ilişkin alt yükleniciler tarafından sunulan yemek hizmetleri %8 oranında KDV’ye tabidir.”MADDE 8 – Bu Tebliğin 1 inci maddesi yayımını izleyen ay başında, diğer maddeleri ise yayımı tarihinde yürürlüğe girer.MADDE 9 – Bu Tebliğ hükümlerini Hazine ve Maliye Bakanı yürütür.
2018 yılında kanunen kabul edilmeyen kısım 102.216,47 TL
2018 yılı zararı 89.543,49 TL
Toplam: 191.759,96 TL
2019 yılı son dönem net kar: 216.564,80 TL
Dönem net karımdan 2018 yılı zararımı mahsup edeceğim. Muhasebe kayıtlarını ne şekilde atacağım. Karımdan 89.543,49 TL düşeceğim. Kanunen Kabul edilmeyen 102.216,47 TL için hangi hesabı kullanarak kapatacağım?
KKEG yılsonunda 690 hesap ile kapatılır. Sonraki yıl hesaplarında yer almaz.
Muhasebe kayıtlarında Ticari kardan, Ticari zararlar mahsubu yapılır.
2017 yılı gelir geçici beyanı düzeltme yapıldı. Ek vergi çıktı ve ödenmedi. Yıllık gelir vergisi beyanında ödenmediği için düşülmedi. Bu durumda geçici vergi nasıl terkin edilmektedir?
Geçici vergi VD tarafından terkin edilir. Sizin yapacağınız bir işlem yok.
Ödenmeyen Geçici vergi ve yıllık hesaplanan vergi için VD gecikme zammı hesaplar.
Yatırım Malların ve Ara Malların İthalatında Kaynak Kullanımını Destekleme Fonu Uygulaması
Üretim maliyetlerinin azaltılması suretiyle ekonomik büyümeye katkıda bulunulması ve ilave istihdam yaratılması amacıyla, 10.04.2015 tarihli ve 29322 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 2015/7511 sayılı Bakanlar Kurulu Kararına ekli listede yer alan yatırım mallarının ve ara malların vadeli ithalatında KKDF kesintisi yapılmamaktadır.
Yurt Dışı Kredilerde Kaynak Kullanımını Destekleme Fonu Kesintisi
Türkiye’de yerleşik kişilerin yurt dışından sağladıkları krediler aşağıda yer aldığı şekilde KKDF’ye tabidir. a) Bankalar ve finansman şirketleri dışında Türkiye’de yerleşik kişilerin yurt dışından sağladıkları TL kredilerde KKDF oranı; * Ortalama vadesi 1 yıla kadar olanlarda % 1, * Ortalama vadesi 1 yıl ve üzeri olanlarda % 0, b) Bankalar ve finansman şirketleri dışında Türkiye’de yerleşik kişilerin yurt dışından sağladıkları döviz ve altın kredilerinde KKDF oranı; * Ortalama vadesi bir yıla kadar olanlarda % 3, * Ortalama vadesi 1 yıl (1 yıl dahil) ile 2 yıl arasında olanlarda % 1, * Ortalama vadesi 2 yıl (2 yıl dahil) ile 3 yıl arasında olanlarda % 0,5, * Ortalama vadesi 3 yıl (3 yıl dahil) ve üzerinde olanlarda % 0, olarak uygulanmaktadır.
Kaynak Kullanımını Destekleme Fonunun Beyanı ve Ödemesi
Bankalar ve finansman şirketlerinden kullanılan kredilerden kesilen KKDF tutarları tahsil edildiği ayı izleyen ayın 15 inci günü akşamına kadar bankalar veya finansman şirketlerince beyan edilip ödenmektedir.
Vadeli ithalat işlemlerinde KKDF, ilgili gümrük idaresi tarafından ithalatçılardan tahsil edilmektedir. Bu çerçevede, bankalar veya finansman şirketlerinden kredi kullanan veya vadeli ithalat yapan kişilerin herhangi bir beyanname verme yükümlülüğü yoktur.
Kaynak Kullanımını Destekleme Fonunun İade Yöntemi
Yersiz ve fazladan ödenen KKDF kesintileri kesintiyi yapan banka veya finansman şirketinin kurumlar vergisi yönünden bağlı olduğu vergi dairesine gerekli evraklar ile başvurulmak suretiyle geri alınabilir.
Asgari geçim indiriminden; • Ücretleri gerçek usulde vergilendirilen tam mükellef gerçek kişiler (Diğer bir ifade ile ücretleri tevkif suretiyle vergilendirilen tam mükellef kişiler). • Tevkifata tabi tutulmamış ücret gelirlerini yıllık beyanname ile bildirenler. • Gelir Vergisi Kanununun 61. maddesi kapsamında ücret kapsamında değerlendirilen ücret geliri elde edenler (Örneğin; sosyal güvenlik destekleme primi ödemek suretiyle çalışanlar ile kurumların yönetiminde görevli olanlar) yararlanır.
Asgari geçim indiriminden kimler yararlanamaz?
Asgari geçim indiriminden; • Ücretleri diğer ücret kapsamında vergilendirilen hizmet erbabı Bunlar; a) Kazançları basit usulde tespit edilen ticaret erbabı yanında çalışanlar. b) Özel hizmetlerde çalışan şoförler. c) Özel inşaat sahiplerinin ücretle çalıştırdığı inşaat işçileri. d) Gayrimenkul sermaye iradı sahibi yanında çalışanlar. e) Gerçek ücretlerinin tespitine imkân olmaması sebebiyle, Danıştay’ın müspet mütalaasıyla, Maliye Bakanlığınca bu kapsama alınanlar. • Ücret geliri elde etmeyen diğer gerçek kişiler. • Dar mükellefiyet kapsamında ücret geliri elde edenler. (İkametgahı Türkiye’de olmayan ve bir takvim yılında 6 aydan az süre ile Türkiye’de ikamet edenler) • Başka bir kanun hükmü (3218 Sayılı Serbest Bölgeler Kanunu, 4490 Sayılı Türk Uluslararası Gemi Sicili Kanunu, 4691 Sayılı Teknoloji Geliştirme Bölgeleri Kanunu vb.) uyarınca ücretlerinden gelir vergisi tevkifatı yapılmayanlar yararlanamazlar.
Asgari geçim indirimi uygulamasında çocuk tabirinden ne anlamamız gerekiyor?
İndirimin uygulamasında çocuk tabiri, mükellefle birlikte oturan veya mükellef tarafından bakılan (nafaka verilenler, evlat edinilenler ile ana veya babasını kaybetmiş torunlardan mükellefle birlikte oturanlar dâhil) 18 yaşını veya tahsilde olup 25 yaşını doldurmamış çocukları ifade etmektedir.
Eşlerin her ikisinin de ücretli olması durumunda asgari geçim indirimi uygulamasında çocukları hangi eş bildirecektir?
Asgari geçim indirimi uygulamasında eşlerin her ikisinin de ücretli olması halinde çocuklar yalnızca sosyal güvenlik yönünden tabi oldukları eşin bildirimine dâhil edilecektir.
Asgari geçim indiriminde; aile fertlerinin, emekli maaşı olanların ve boşanmış ücretlinin çocukları asgari geçim indiriminden nasıl yararlanmaktadır?
– Ücret geliri elde eden aile fertlerinden her biri için ayrı ayrı, – Emekli maaşı alanlar da çalışmayan ve herhangi bir geliri olmayan eş olarak kabul edilecek, – Eşlerin her ikisinin de ücretli olması halinde çocuklar yalnızca sosyal güvenlik yönünden tabi oldukları eşin bildirimine dahil edilecek, – Çocuklar için asgari geçim indiriminden, boşanan eşlerden her ikisinin de çalışması durumunda nafakaya hükmedilen eşin, – Çocuklar için nafaka ödenmesine karar verilmesine rağmen boşandığı eşi tarafından bu yükümlülüğün yerine getirilmemesinin belgelendirilmesi durumunda, çalışanın bu çocukları için, asgari geçim indiriminden yararlanması mümkündür. – Nafakaya hükmedilen ve bu yükümlülüğünü yerine getiren eşin çalışmaması veya emekli olması durumunda, diğer çalışan eşin çocukları için asgari geçim indiriminden yararlanması söz konusu değildir.
Kimler çalışmayan eş statüsündedir?
Sadece aktif ücretli olarak çalışan eş, çalışan eş statüsündedir. Örneğin eşiniz serbest avukat ya da serbest doktor olarak çalışıyorsa bu eş, asgari geçim indirimin hesabında çalışmayan eş olarak dikkate alınacaktır. Örneğin eşiniz ücretli olarak devlet hastanesinde çalışıyorsa bu çalışan eş statüsünde dikkate alınacaktır.
Asgari geçim indirimi tutarı nasıl hesaplanır?
Asgarî geçim indirimi, ücretin elde edildiği takvim yılı başında geçerli olan ve sanayi kesiminde çalışan 16 yaşından büyük işçiler için uygulanan asgarî ücretin yıllık brüt tutarına;• Mükellefin kendisi için % 50’si, • Çalışmayan ve herhangi bir geliri olmayan eşi için % 10’u, • Çocukların her biri için ayrı ayrı olmak üzere; ilk iki çocuk için % 7,5’i, • Üçüncü çocuk için %10’u • Diğer çocuklar için % 5’i,
olmak üzere ücretlinin şahsi ve medeni durumu dikkate alınarak hesaplanan indirim oranlarının uygulanması sonucu bulunacak matrahın, gelir vergisi tarifesinin birinci gelir dilimine karşılık gelen %15’lik oranla çarpımı suretiyle bulunan tutarın 12’ye bölünmesi sonucu her aya isabet eden tutar hesaplanır. Hesaplanan bu tutar ise ödenecek vergiden mahsup edilir. Ancak, ödenecek asgari geçim indirimi tutarı aylık asgari ücret üzerinden hesap edilen vergiden fazla olamayacaktır.
Ay içinde kıst dönem çalışan ücretlinin asgari geçim indirimi nasıl hesaplanır?
Gelirin kısmî döneme ait olması halinde, ay kesirleri tam ay sayılmak suretiyle bu süreye isabet eden indirim tutarları esas alınacağından hesaplanan yıllık tutarın o aya isabet eden tutarından kıst döneme ait gelir vergisi tutarı mahsup edilecektir. Dolayısıyla ücretlinin maaşına yansıyacak kısımda mahsup edilen miktar kadar olacaktır.
Medeni durum ve çocuk sayısının değişmesi durumunda asgari geçim indirimi nasıl hesaplanacaktır?
Ücretliler, medeni durumları ve çocuk sayıları ile eşinin iş ve gelir durumu hakkında “Aile Durumu Bildirimi” ile işverenlerine bildirimde bulunacaklardır. Durumlarında herhangi bir değişiklik olması halinde (evlenme, boşanma, ölüm, doğum vb.) bu değişiklikleri işverene bir ay içerisinde bildireceklerdir. Asgari geçim indirimi oranını etkileyen değişiklikler, söz konusu değişikliğin işverene bildirildiği tarih itibariyle uygulanacaktır.
Doğum nedeniyle aylıksız/ücretsiz izine ayrılan memur veya işçi asgari geçim indiriminden yararlanabilir mi?
Aylıksız izinde ücretlinin herhangi bir şekilde işvereninden aylık maaş alması söz konusu değildir. Dolayısıyla, aylık maaş ödemesi olmadığı için, ödenmeyen ücret üzerinden gelir vergisi kesintisi yapılması da söz konusu değildir. Sonuç olarak, aylıksız izine ayrılan hizmet erbabının asgari geçim indirimden yararlanması mümkün değildir.
Ücretlinin raporlu, izinli veya ücretsiz izinli olması durumunda asgari geçim indiriminden nasıl yararlanır?
Raporlu ve izinli olunan dönemde de ücret alınması ve bu ücretten gelir vergisi kesilmesi halinde asgari geçim indiriminden yararlanılabilir. Ancak ücretsiz izinli olunan dönemde gelir vergisi kesintisi yapılmadığı için asgari geçim indiriminden yararlanılamayacaktır.
Yıl içinde işyeri ve işvereni değişen ücretliler hangi tarihten itibaren asgari geçim indiriminden yararlanacaklardır?
Yıl içinde işyeri ve işvereni değişen ücretliler, yeni işyerlerinde veya işverenleri nezdinde çalışmaya başladıkları aydan itibaren asgari geçim indiriminden yaralanmaya devam edeceklerdir.
Engellilik indiriminden faydalananlar için asgari geçim indirimi nasıl uygulanır?
Engellilik indirimi bulunan ücretlinin gelir vergisi matrahı hesaplanırken engellilik indirimi de mahsup edilecek, engellilik indiriminin mahsubundan sonra kalan gelir vergisi matrahı üzerinden hesaplanan gelir vergisi tutarından da yıllık asgari geçim indirimi tutarının 1/12’si mahsup edilecektir. Mahsup edilecek tutar, kalan gelir vergisi tutarını aşamayacak ve asgari geçim indirimi farkı diğer dönemlerde de değerlendirilmeyecektir. Ödenecek asgari geçim indirimi tutarı, aylık asgari ücret üzerinden hesap edilen vergiden fazla olamayacaktır.
Yıllık beyanname veren ücretlilerde asgari geçim indiriminden nasıl yararlanır?
Gelir Vergisi Kanununun 95 inci maddesi gereği ücretlerinden vergi tevkifatı yapılmayan ve bu nedenle ücretlerini yıllık beyanname ile beyan etmek zorunda olan ücretlilerde asgari geçim indirimi, yıllık beyannamede hesaplanan gelir vergisinin ücret gelirlerine isabet eden tutarından mahsup edilmesi suretiyle gerçekleştirilecektir.
Asgari geçim indirimi tutarının hesaplanmasında üst sınır nedir?
Asgari geçim indiriminin yıllık tutarı, her ücretli için takvim yılı başında geçerli olan asgarî ücret üzerinden hesaplanan yıllık vergi tutarını aşamayacak ve yılı içerisinde asgari ücret tutarında meydana gelen değişiklikler, asgari geçim indirimi uygulamasında dikkate alınmayacaktır. Asgari geçim indirimi tutarının, ücretlinin aylık hesaplanan vergisinden fazla olması halinde, fazlası dikkate alınmayacaktır. Dolayısıyla, ücretlinin yararlanacağı aylık asgari geçim indirimi tutarı, aylık asgari ücret tutarı üzerinden hesaplanan aylık vergi tutarını aşamayacaktır.
İstihdam teşvikleri ile, belirli şartları taşıyan işsizleri istihdam eden işverenlere değişen sürelerle ve tutarlarla prim, vergi veya ücret destekleri sağlanmaktadır.
Bu teşviklerden bir bölümü İŞKUR tarafından finanse edilmekle birlikte, işlem uygulayıcısı Sosyal Güvenlik Kurumu’dur.
İstihdamın korunması ve artırılması maksadıyla İşsizlik Sigortası Fonu’ndan finanse edilen teşvikler aşağıdaki tabloda özet olarak yer almaktadır.
Teşvikin Adı
Kanuni Dayanağı
Kadın, Genç ve Mesleki Yeterlilik Belgesi Olanların İstihdamı Teşviki
4447 sayılı Kanunun geçici 10 uncu maddesi
İlave İstihdam Teşviki
4447 sayılı Kanunun geçici 19 uncu maddesi
İlave İstihdam Ücret Desteği
4447 sayılı Kanunun geçici 19 uncu maddesi
İşsizlik Ödeneği Alanların İstihdamına Yönelik Teşvik
4447 sayılı Kanunun 50’nci maddesinin beşinci fıkrası
Asgari Ücret Desteği
5510 sayılı Kanunun geçici 78 inci maddesi
İlave İstihdam Teşviki
4447 sayılı Kanunun geçici 19 ve 21 nci maddeleri kapsamında uygulanmaktadır.
• Sigortalı yönünden aranılan şartlar: Sigortalıların; – İşe alındıkları aydan önceki üç ayda 10 günden fazla 5510/4-a,b,c kapsamında sigortalılıklarının bulunmaması, – İŞKUR’a kayıtlı işsiz olması, – 1/1/2018 ila 31/12/2020 tarihleri arasında özel sektör işverenlerince istihdam edilmeleri, gerekmektedir.
• İşyeri yönünden aranılan şartlar: – Özel sektör işverenine ait olması, – Sigortalının işe giriş tarihinden önceki takvim yılına ilişkin işe alındıkları işyerinden bildirilen aylık prim ve hizmet belgelerindeki veya muhtasar prim hizmet beyannamelerindeki ortalamaya ilave olarak çalıştırılması, – Aylık prim ve hizmet belgelerinin yasal süresi içinde SGK’ya verilmesi, – Tahakkuk eden sigorta primlerinin yasal süresi içinde ödenmesi, – Yasal ödeme süresi geçmiş sigorta primi, işsizlik sigortası primi, idari para cezası ile bunlara ilişkin gecikme cezası ve gecikme zammı borçlarının bulunmaması, – Çalıştırdığı kişileri sigortalı olarak bildirmediği veya bildirdiği sigortalıları fiilen çalıştırmadığı yönünde herhangi bir tespitin bulunmaması, gerekmektedir.
• Destek tutarı Destek tutarı, işyerinin faaliyette bulunduğu sektöre göre farklı hesaplanacaktır.
• İmalat veya bilişim sektöründe faaliyet gösteren işyerlerinde ilgili döneme ait günlük brüt asgari ücretin sigortalının prim ödeme gün sayısıyla çarpımı sonucu bulunacak tutarı geçmemek üzere, ilave istihdam edilecek her bir sigortalının 7.848,00 TL’ye kadarki prime esas kazanç tutarı için ödeyecekleri tüm primler (1.103,63 TL ila 2.943,00 TL) ile 176,84 TL’lik damga ve gelir vergisi karşılanacaktır. (Toplamda 1.280,47 ila 3.119,84 TL)
• Diğer sektörlerde faaliyet gösteren işyerlerinde ilave istihdam edilecek her bir sigortalı prime esas kazanç alt sınırı üzerinden hesaplanacak tüm primler (1.103,63 TL) ile 176,84 TL’lik damga ve gelir vergisi karşılanacaktır. (Toplamda 1.280,47 TL)
• Destek Süresi 2020/Aralık ayı aşılmamak kaydıyla, destek süresi 1/1/2018 ile 31/12/2020 tarihleri arasında istihdam edilen her bir sigortalı için 12 aydır. Ancak istihdam edilen sigortalının, 18 yaşından büyük 25 yaşından küçük erkek, 18 yaşından büyük kadın veya Kuruma kayıtlı engelli olması durumunda destek 18 ay süreyle uygulanacaktır.
• Ek Kurallar – Bilişim sektöründe destekten yararlanacak işyerlerini belirlemeye Cumhurbaşkanı yetkilidir. – 1/1/2018 ila 31/12/2020 tarihleri arasında 5510 sayılı Kanun kapsamına alınan işyerleri ile daha önce tescil edildiği halde ortalama sigortalı sayısının hesaplandığı yılda sigortalı çalıştırmayan işleri; 1/1/2018 tarihinden sonra ilk defa sigortalı bildiriminde bulunulan ayı takip eden üçüncü aydan itibaren 12 veya 18 ay süreyle bu destekten yararlandırılır. – Bu teşvikten yararlanılan ayda aynı sigortalı için diğer sigorta primi teşvik, destek ve indirimlerinden yararlanılamaz.
Kadın, Genç ve Mesleki Yeterlilik Belgesi Olanların Teşviki
31.12.2020 yılına kadar işsiz olan kişileri istihdam eden özel sektör işverenlerin prime esas kazanç üst sınırına kadarki sosyal güvenlik primi işveren payları (603,32 TL ila 4.524,86 TL) İşsizlik Sigortası Fonundan karşılanmaktadır.
Faydalanma şartları
– Kişinin son 6 aydır işsiz olması – Kişinin istihdam edildiği tarihten önceki son 6 ayın ortalama sigortalı çalışan sayısına ilave olarak istihdam edilmesi – Özel sektör işvereni olması
Faydalanma süresi
– 18 yaş ve üzeri kadınları istihdam eden işverenlere 24 ila 54 ay, – 18-29 yaş arası erkekleri istihdam eden işverenlere 12 ila 54 ay, – 29 yaş ve üzeri erkekleri istihdam eden işverenlere 6 ila 30 ay, – Çalışmakta iken; 01.03.2011 tarihten sonra mesleki yeterlik belgesi alanlar, mesleki ve teknik eğitimi tamamlayanlar veya işgücü yetiştirme kurslarını bitirenleri istihdam eden işverenlere 12 ay, süreyle destek sağlanmaktadır. İŞKUR’a kayıtlı olmayı teşvik etmek amacıyla kişinin İŞKUR’a kayıtlı olması durumunda destek süresine 6 ay eklenilmesi yönünde hüküm getirilmiştir.
İşverenlerce; aylık prim ve hizmet belgesinin yasal süresi içerisinde SGK’ya verilmesi ve primlerin yasal süresi içerisinde ödenmesi gerekmektedir.
Tablo 1. 6111 Sayılı Kanuna Göre Sigorta Prim Teşvikinden Yararlanma Süreleri
İşsizlik Ödeneği Alanlara Yönelik Teşvik
İşsizlik ödeneği alanların; işe alındığı tarihten önceki son altı aylık dönemde, prim ve hizmet belgelerinde bildirilen ortalama sigortalı sayısına ilave olarak işe alınması durumunda kişinin kalan işsizlik ödeneği süresince asgari ücret üzerinden hesaplanan sosyal güvenlik priminin %1’lik kısmı hariç olmak üzere tamamı (985,90 TL) İşsizlik Sigortası Fonundan karşılanmaktadır.
İşverene destek sağlanan süre kişinin başlangıçta işsizlik ödeneği için belirlenen toplam hak sahipliği süresinden düşülür.
İşverenlerce; aylık prim ve hizmet belgesinin yasal süresi içerisinde SGK’ya verilmesi ve primlerin yasal süresi içerisinde ödenmesi gerekmektedir.
İşçinin, işten ayrıldığı işyerinde tekrar işe başlaması halinde bu teşvik hükümlerinden yararlanılamaz.
Engelli İstihdamı Teşviki
Özel sektör işverenlerinin kontenjan dâhilinde veya kontenjan fazlası olarak ya da yükümlü olmadıkları halde engelli çalıştırmaları durumunda işverenlerin bu şekilde çalıştırdıkları her bir engelli için asgari ücret düzeyindeki sosyal güvenlik primi işveren paylarının tamamı (603,32 TL) Hazinece karşılanması şeklinde değiştirilmiştir.
Asgari Ücret Desteği
5510 sayılı Kanunun geçici 78 inci maddesi kapsamında uygulanmaktadır.
2019 yılı boyunca destek sağlanacaktır. İşverenler Yönünden Aranan Şartlar;
Özel sektör işyeri işverenleri,
5018 sayılı Kanuna ekli (I) sayılı cetvelde belirtilen kamu idareleri dışında kalan diğer kamu işyeri işverenleri,
Sigortalılar Yönünden Aranan Şartlar;
5510 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında haklarında uzun vadeli sigorta kolları(MYÖ) hükümleri uygulanan sigortalılar,
Destek Tutarı
2019 yılında 500 ve üzeri sigortalı çalıştıran iş yerleri için 101 TL, 500’ün altında sigortalı çalıştıran iş yerleri için ise 150 TL olan asgari ücret desteği uygulanmıştır. 2020 için alt mevzuat çalışmaları devam etmektedir.
Şubat ayı içerisinde vereceğimiz basit usule tabii mükellefler için 2019 yıllık beyannamede kazanç indirim tutarı ne kadardır?
Ticari kazançlarına yıllık 11.000 TL kazanç indirimi yapılır.
Genç girişimcilere ilişkin 75.000 TL’lik kazanç istisnasından yararlanabilirler (Bu istisna ile 11.000 TL’lik kazanç indiriminden birlikte yararlanılamaz)
Engellilik indiriminden faydalanabilirler.
Vergiye uyumlu mükelleflere sağlanan %5 oranındaki vergi indiriminden yararlanabilirler.
Basit usule tabi mükellefler için stopaj mükellefiyeti zorunlu mudur?
Basit usulde vergilendirilen mükelleflerin yanında çalışanlar için bordro düzenlenir bordrodan GV ve DV kesintisi yapılmaz.(GVK 64)
Bordroda hesaplanan SGK kesintileri ise Mükellef tarafından aylık olarak verilecek “Muhtasar Prim Hizmet Beyannamesi” ile beyan edilir.
Gelir Vergisi Kanunu’nun 64’üncü maddesine göre, hizmet erbabının safi ücretleri takvim yılı başında geçerli olan ve sanayi kesiminde çalışan 16 yaşından büyük işçiler için uygulanan asgari ücretin yıllık brüt tutarının %25’idir.
Takvim yılı içinde işe başlayan diğer ücret sahiplerinin vergi matrahı; yıllık diğer ücret matrahından, işe başlama ayı hariç tutulmak suretiyle, o yılın sonuna kadarki aylara isabet eden miktardır. Çalışanlar GV 118. maddesine göre İkametgâhlarının bulunduğu yerdeki VD müracaat ederek hesaplanacak vergiyi kendileri öder Gelir Vergisi Kanunu’nun 118’inci maddesine göre diğer ücretlinin vergisi; Öteden beri işe devam edenlerde yıllık verginin yarısı takvim yılının ikinci ayında (1-28 Şubat ) diğer yarısı ise sekizinci ayında (1-31 Ağustos), Takvim yılının birinci yarısı içinde işe başlayanlarda, yıllık verginin yarısı verginin karneye yazıldığı ayda, diğer yarısı takvim yılının sekizinci (Ağustos/) ayında, Takvim yılının ikinci yarısı içinde işe başlayanlarda ise verginin karneye yazıldığı ayda, ödenmesi gerekmektedir.
İşçi işten ayrılmak istediğinde bu durumu ne kadar önce işverene haber vermelidir?
Bu süre yani ihbar süresi, işçinin hizmet süresine göre belirlenir. İşçinin hizmet süresi 6 aydan az ise 2 hafta, 6 ay-1,5 yıl arasında ise 4 hafta, 1,5 yıl-3 yıl arasında ise 6 hafta ve 3 yıldan fazla ise 8 hafta önce işten ayrılacağını işverene bildirmesi gereklidir. Bildirim şartına uymayan taraf, bildirim süresine ilişkin ücret tutarında tazminat ödemek zorundadır.
İşveren işçiyi işten çıkarmak istediğinde, işçiye önceden durumu bildirmeli midir?
İşveren işçiyi işten çıkarmak istediğinde, işçiye önceden durumu bildirmelidir. İşverenin, işçinin hizmet süresi 6 aydan az ise 2 hafta, 6 ay-1,5 yıl arasında ise 4 hafta, 1,5 yıl-3 yıl arasında ise 6 hafta ve 3 yıldan fazla ise 8 hafta önce, işçiyi işten çıkaracağını işçiye bildirmesi gerekmektedir. Bildirim şartına uymayan taraf, bildirim süresine ilişkin ücret tutarında tazminat ödemek zorundadır.
Belirli süreli hizmet akdi ile çalışılan durumlarda da işverenin bildirim süresine uyma zorunluluğu var mıdır?
Belirli süreli iş sözleşmesi ile çalışılan durumlarda işverenin bildirim süresine uyma zorunluluğu bulunmamaktadır. Bildirim süreleri 4857 sayılı İş Kanununda sadece belirsiz süreli iş sözleşmeleri için öngörülmüştür.
İşveren işçiyi ihbar süresine uymaksızın, yani önceden haber vermeksizin işten çıkardığında işçinin talep edebileceği bir hak var mıdır?
İşverenin işçiyi işten çıkarması eğer İş Kanununda sayılan haklı nedenlerden birine dayanmıyor ise, işçiye bildirim süresine ilişkin ücret tutarı kadar tazminat ödemek zorundadır.
İşçi önceden haber vermeksizin işten ayrılırsa işveren işçiden ihbar tazminatı talep edebilir mi?
Eğer işçinin işten ayrılması haklı bir nedene dayanmıyor ise, işverenin de işçiden ihbar süresine ilişkin ücret tutarında tazminatı talep etmesi yasal olarak mümkündür.
İşverenin bildirim süresi kullandırmaksızın işçinin iş sözleşmesini feshetmesi mümkün müdür?
İşverenin bildirim süresi kullandırmaksızın işçinin iş sözleşmesini feshetmesi mümkündür. İşveren bildirim süresine ilişkin tazminatı peşin ödeyerek hizmet akdini her zaman feshedebilir.
Kanundaki bildirim süreleri kesin midir?
Kanundaki bildirim süreleri asgari zorunlu süreler olup, bu sürelerin iş sözleşmesi ya da toplu iş sözleşmeleri ile artırılması her zaman olanaklıdır.
Tam muafiyet suretiyle geçici ithalat rejiminden hangi eşya yararlandırılır?
2009/15481 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile ekli listelerde yer alan ve söz konusu Karar’da belirtilen şartları taşıyan eşya ithalat vergilerinden tam muafiyet suretiyle geçici ithalat rejiminden yararlandırılır.
Kısmi muafiyet suretiyle geçici ithalat rejiminden hangi eşya yararlandırılır?
Geçici ithalat rejimi kapsamında getirilmesi mümkün olmayan eşya hariç olmak üzere, tam muafiyet suretiyle geçici ithalat rejiminden yararlandırılamayacak; mülkiyeti Türkiye Gümrük Bölgesi dışında yerleşik bir kişiye ait olan eşyanın kısmi muafiyet uygulanması suretiyle geçici ithalat rejiminden yararlanması mümkün bulunmaktadır.
Geçici ithalat rejiminde ticaret politikası önlemleri uygulanır mı?
Geçici ithalat rejiminde ticaret politikası önlemleri uygulanmaz. Ancak, ticaret politikası önlemleri dışında dış ticaret mevzuatı ya da sair mevzuat hükümleri uyarınca öngörülen belgelerin gümrük idaresine ibrazı gerekir.
Kaynak: T.C Ticaret Bakanlığı Gümrükler Genel Müdürlüğü
Kira gelirinin vergilendirilmesinde, elde edilen gelirin safi tutarı iki farklı şekilde tespit edilebilmektedir.
• Gerçek Gider Yöntemi • Götürü Gider Yöntemi (Hakları kiraya verenler hariç)
Gerçek veya götürü gider yönteminin seçimi, taşınmaz malların tümü için yapılır. Bunlardan bir kısmı için gerçek gider, diğer kısmı için götürü gider yöntemi seçilemez.
Götürü gider yöntemini seçen mükellefler, iki yıl geçmedikçe gerçek gider yöntemine dönemezler.
Gerçek Gider Yönteminde İndirilecek Giderler
Gerçek gider yönteminin seçilmesi durumunda, safi iradın bulunması için gayrisafi hasılattan aşağıdaki giderler indirilebilir.
• Kiraya veren tarafından kiraya verilen gayrimenkul için ödenen aydınlatma, ısıtma, su ve asansör giderleri, • Kiraya verilen malların idaresi için yapılan ve gayrimenkulün önemi ile orantılı olan idare giderleri, • Kiraya verilen mal ve haklara ait sigorta giderleri, • Kiraya verilen mal ve haklar dolayısıyla yapılan ve bunlara harcanan borçların faiz giderleri, • Konut olarak kiraya verilen bir adet gayrimenkulün iktisap yılından itibaren 5 yıl süre ile iktisap bedelinin %5’i (İktisap bedelinin %5’i tutarındaki bu indirim, sadece ilgili gayrimenkule ait hasılata uygulanacak, indirilmeyen kısım gider fazlalığı sayılmayacaktır. 2014 yılından önce iktisap edilen konutlar için indirimden yararlanılması mümkün bulunmamaktadır.),
İktisap bedelinin %5’i tutarındaki indirim, sadece konut olarak kiraya verilen bir adet gayrimenkul için uygulanacak olup birden fazla gayrimenkulden kira geliri elde edilmesi halinde, diğer gayrimenkuller için bu indirimden yararlanılamayacaktır. Ayrıca işyeri olarak kiraya verilen gayrimenkuller %5’lik gider indiriminden yararlanamayacaktır.
• Kiraya verilen mal ve haklar için ödenen vergi, resim, harç ve şerefiyelerle kiraya veren tarafından belediyelere ödenen harcamalara katılma payları, • Kiraya verilen mal ve haklar için ayrılan amortismanlar ile kiraya veren tarafından yapılan ve gayrimenkulün iktisadi değerini artırıcı niteliği olan ısı yalıtımı ve enerji tasarrufu sağlamaya yönelik harcamalar (Bu harcamalar 2018 takvim yılı için 1.000 TL’yi aşıyor ise maliyet olarak dikkate alınabilir.), • Kiraya veren tarafından kiraya verilen gayrimenkul için yapılan onarım giderleri ile bakım ve idame giderleri, • Kira ile tuttukları mal ve hakları kiraya verenlerin ödedikleri kiralar ve diğer gerçek giderler, • Sahibi bulundukları konutları kiraya verenlerin kira ile oturdukları konut veya lojmanların kira bedeli (indirilmeyen kısım gider fazlalığı sayılmayacaktır.),
• Türkiye’de yerleşik olmayan mükelleflerin (Çalışma veya oturma izni alarak altı aydan daha fazla bir süredir yurt dışında yaşayan Türk vatandaşları dahil), yabancı ülkelerde ödedikleri kira bedelleri Türkiye’de elde edilen kira gelirinden gider olarak indirim konusu yapılamaz. • Kiraya verilen mal ve haklarla ilgili olarak sözleşmeye, kanuna veya ilama istinaden ödenen zarar, ziyan ve tazminatlar.
Gerçek gider yöntemini seçen mükelleflerin, yaptıkları giderlerle ilgili belgeleri ilgili bulundukları yılı takip eden yıldan başlayarak 5 yıl süresince saklamaları ve vergi dairesince istendiğinde ibraz etmeleri gerekmektedir.
Gerçek Gider Yönteminde İstisnadan Yararlanılması Halinde İndirilecek Giderin Hesaplanması
Gerçek gider yönteminin seçilmesi ve konut kira gelirlerine uygulanan istisnadan yararlanılması durumunda, gerçek gider tutarının istisnaya isabet eden kısmı, gayri safi hasılattan indirilemeyecektir.
Vergiye tabi hasılata isabet eden indirilebilecek gider kısmı aşağıdaki formül kullanılarak hesaplanabilir.
İndirilebilecek Gider = Toplam Gider x Vergiye Tabi Hasılat* Toplam Hasılat
(*) Vergiye Tabi Hasılat = Toplam Hasılat – Mesken Kira Geliri İstisnası
Örnek: Mükellef (D), sahibi olduğu konutu 2018 yılında kiraya vermiş olup, 38.000 TL kira geliri elde etmiştir. Başka geliri bulunmayan mükellef gayrimenkulü ile ilgili olarak, 9.500 TL harcama yapmış olup, gerçek gider yöntemini seçmiştir.
Mükellefin gerçek gider olarak indirebileceği tutar, 9.500 TL tutarındaki toplam giderin vergiye tabi hasılata isabet eden kısmı kadar olacaktır.
Götürü gider yöntemini seçen mükellefler, gerçek giderlere karşılık olarak hasılatlarından %15’ini götürü gideri gerçek giderlere karşılık olmak üzere indirebilirler. Hakları kiraya verenler, götürü gider yöntemini uygulayamazlar. Örneğin, işyeri kira geliri ile birlikte hakların kiraya verilmesinden kira geliri de elde eden mükellefler, verecekleri gelir vergisi beyannamelerinde hak kira geliri yer aldığından gerçek gider yöntemini seçmek zorundadırlar.
Götürü gider yöntemini seçen mükellefler, %15’i oranındaki tutarı götürü gider olarak indirebileceklerdir. Götürü gider oranı, 1/1/2017 tarihinden itibaren elde edilen kira gelirlerine uygulanmak üzere hasılatın % 15’i olarak belirlenmiştir. (Kira geliri elde edip de mesken istisnasından yararlanabilecek mükellefler için götürü gider, istisna tutarı düşüldükten sonra bulunan tutar üzerinden hesaplanacaktır.)