07.02.2020 tarihli Geri Kazanım Katılım Payına İlişkin Yönetmeliğin Uygulanması hakkında açıklayıcı bilgi istiyoruz. Mali müşavirlerin yapması gereken nedir?
Gerek Çevre ve şehircilik Bakanlığı yönetmeliğinden başka bir belge olmadığı için yorum yapamıyoruz. Yönetmelikteki örnekleri inceleyiniz. Meslek mensuplarının özel olarak yapacağı bir işlem yok. Kapsamdaki ürünlerin kullanan mükelleflerin kullandıkları ürünleri GİB’e beyan bölümünde yer alan POŞET kodlu beyanname gönderilecektir. Beyanname her ayın sonunda verilecek tahakkuk eden payı yine aynı ay sonuna kadar ödenecektir. Aşağıdaki linkteki belgeleri inceleyiniz. https://www.turmob.org.tr/ekutuphane/detailPdf/a7e9022a-243e-4e0e-ba70-49d3c04305f1/_
Üreticiden aldığımız kâğıt kutu ve kolilerin içine ürünlerimizi doldurup toptan olarak satışını yapmaktayız. GEKAP beyannamesi verecek miyiz?
Evet, GEKAP beyannamesi verilecektir.
2019/Aralık dönemine GEKAP (geri kazanım katılım payı) genişletilmiştir. Örnek olarak 2020/Ocak ayında ahşap ambalaj alıp mermerlerimizi onun içine koyup sattığımızda ambalaj için ekstra ücret mi talep edeceğim. Ücret alınca bunu beyannamede bildirecek miyim? Ücret ile aldığım ambalajı promosyon ya da ücretsiz müşteriye verdiğimde beyanname verecek miyim? Örnek 2:Şirket aracına lastik aldığımda bunu beyannamede bildirmek mi gerekiyor? Sonuçta o lastik satılmayıp kullanılacak ve ömrü bitince atılacak. Bunlarla alakalı şu kadar rakamı geçince bildirilecek diye sınırlama var mı? Yoksa 1 tane de olsa 1.000 tanede olsa beyannamede bildirilecek mi?
Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından 7.2.2020 tarihli “Geri Kazanım Katılım Payına İlişkin Yönetmeliğin Uygulanmasına Dair Usul ve Esaslar” yayınlanmıştır. Detaylı ve örnekli açıklamalar için aşağıdaki link de bulunan metni inceleyiniz.
31/12/2019 tarihli ve 30995 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Geri Kazanım Katılım Payına İlişkin Yönetmelik’in 6 ncı maddesi birinci fıkrasının (c) bendi gereği, Çevre Kanunu’nun ek-1 sayılı listesindeki ürünlere ve bu Yönetmeliğin uygulanmasına ilişkin tanımlayıcı ve açıklayıcı hususlar Bakanlığımızca belirlenmiş olup “Geri Kazanım Katılım Payına İlişkin Yönetmeliğin Uygulanmasına Dair Usul Ve Esaslar” 07.02.2020 tarihli ve 34658 sayılı Bakan Oluru ile yayımlanmıştır.
Geri Kazanım Katılım Payına İlişkin Yönetmeliğin Uygulanmasına Dair Usul Ve Esaslar’a erişim için tıklayınız.
Bakanlığımızca yayımlanan bu usul ve esaslar ile geri kazanım katılım payı uygulaması kapsamındaki ürünlerin tanımlanması ve Geri Kazanım Katılım Payına İlişkin Yönetmelik’in genel uygulamalarına ilişkin iş ve işlemler açıklanmaktadır.
Geri Kazanım Katılım Payı uygulamalarına yönelik beyan ve ödeme işlemleri Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından belirlenen ayrı bir sistem üzerinden ve yine Hazine ve Maliye Bakanlığı’nca belirlenen usul ve esaslar uyarınca gerçekleştirilecektir.
Hazine ve Maliye Bakanlığı’nın geri kazanım katılım payı beyannamesi hakkında duyurusu için tıklayınız.
Hazine ve Maliye Bakanlığı’nın beyan ve ödeme işlemlerine ilişkin açıklamalarına erişim için tıklayınız.
Geri Kazanım Katılım Payı uygulamasına ilişkin sorularınız için gekap@csb.gov.tr elektronik posta adresi kullanılabilir.
Yasal Dayanak: 5510 sy. Kanun 81 (i) Özel sektör işverenleri, yurtdışındaki işyerlerinde çalıştırılmak üzere götürülen ya da geçici olarak gönderilen sigortalıları için ödenecek genel sağlık sigortası işveren hissesinin (%7,5) beş puanlık kısmına isabet eden tutar kadar indirimden yararlanabilir.
Teşvikten yararlanma şartları:
Aylık prim ve hizmet belgelerinin Kuruma yasal süresi içerisinde verilmesi ve primlerin yasal süresinde ödenmesi,
İş yerine ilişkin prim, idari para cezası ve bunlara ilişkin gecikme zammı ve cezası borcunun bulunmaması/ borçlarının çeşitli kanunlar gereğince yapılandırılmış veya taksitlendirilmiş olması ve bu yapılandırmanın/ taksitlendirmenin devam ediyor olması,
Kayıt dışı sigortalı çalıştırılmaması ya da sahte sigortalı bildiriminde bulunulmaması
Defter beyan sisteminde Tevkifata ( Stopaj) tabi gider kayıtlarının “Muhtasar ve Prim Hizmet Beyannamesine” otomatik aktarılması için beyanname oluşturulmadan önce “bu dönem vergiye ilişkin kesintilerimi beyan edeceğim” seçeneği “evet” işaretlenerek beyannamenin oluşturulması gerekmektedir. Söz konusu işlemin yapılmaması durumunda “Matrah ve Vergi Bildirimi” tablosuna “Stopaj Tür Kodları” yansıyamayacaktır. 24.2.2020
Mükellef Kartı başlığı altında yer alan bölümlere ilişkin zorunlu alanlara bilgi girişlerinin süresi 15.03.2020 tarihine kadar uzatılmıştır. 19.2.2020
Muhtasar ve Prim Hizmet Beyannameleri ile bugüne kadar beyan edilen bilgiler ve alınan tahakkuklar geçerli olup, onayladıkları tahakkukları için ayrıca bir işlem yapmalarına gerek bulunmamaktadır.Muhtasar ve Prim Hizmet Beyannamesi ile sisteme gönderilen ancak bugüne kadar onay verilmeyen tahakkuklar için Sosyal Güvenlik Kurumuna Aylık Prim ve Hizmet Belgesi verilmesi gerekmektedir. 10.2.2020
Kırşehir, Amasya, Bartın, Çankırı, Bursa, Eskişehir ve Konya dışında kalan illerde Muhtasar ve Prim Hizmet Beyannamesi ile sadece vergi kesintilerine ilişkin bilgiler beyan edilecek, sigortalılara ait aylık prim ve hizmet bilgileri ise Sosyal Güvenlik Kurumuna Aylık Prim ve Hizmet Belgesi ile bildirilecektir. 10.2.2020
09 Şubat 2020 tarihinde yayımlanan 7 Sıra No.lu Muhtasar ve Prim Hizmet Beyannamesi Genel Tebliğine göre Muhtasar ve Prim Hizmet Beyannamesinin Kırşehir, Amasya, Bartın, Çankırı, Bursa, Eskişehir ve Konya illeri merkez ve ilçelerinde bulunan mükellefler/işverenler tarafından, çalışanların ücret ödemeleri üzerinden tevkif edilen vergiler ile sigortalıların prime esas kazanç ve hizmet bilgilerini içerecek şekilde düzenlenerek verilmesi gerekmektedir. 10.2.2020
7183 sayılı Türkiye Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansı Hakkındaki Kanunun 6 ncı maddesi kapsamında “Turizm Payı Beyannamesi” Sisteme eklenmiş ve kullanıma açılmıştır.
Yanlışlıkla 28.08.2010 doğumlu bir erkek çocuğun markette perakende satış elemanı olarak 03.01.2020’ye işe girişini yapmışız. Cuma günü bildirgeyi onaylayayım derken fark ettim. Aylık prim hizmet bildirgesini daha onaylamadım. Yanlış işe girişi yapılan bu çocuk 2019 Kasım ayında aynı işyerinde sigortasını başlattığımız Bayram bey adında personelimizin oğlu. Bayram bey AGİ formu için Çocuklarının kimlik fotokopilerini biraz da geç gönderince, çocuğun kimliğine istinaden yanlışlıkla girişi yapılmış. Nasıl bir yol izleyebiliriz? Geriye dönük çıkışını mı verelim, işe giriş bildirgesi iptali için sgk’ya dilekçe mi verelim? Yoksa Ocak ayı bildirgesini verip Şubat ayına çıkışını mı yapalım? Sonuçta çalışan biri değil. Kısacası işe giriş iptal dilekçesini SGK’ ya verirsek bir ceza ile karşılaşır mıyız?
Çıkışını ve hiç çalışmamıştır ya da işe gelmemiştir. Eksik günü ile 0 gün 0 kazan bildiriminde bulunup çıkışını yapabilirsiniz. Konunun açıklamasını işçi ve işverene imzalatıp özlük dosyasında bulundurunuz. Eksik güne ilişkin çalışmamıştır ve iab formu işçi ve işveren imzalı olarak özlükte saklanmalıdır.
Sigorta girişi olmayan bir personele uzlaştırmacının belirlemiş olduğu kıdem tazminatı ödemesi yapıldı. Bu tutarı muhtasar beyannamede gösterip damga vergisini ödeyerek gider yazabilir miyiz?
Muhtasarda beyan edilen GV ve DV giderleştirilir.
Ceza Gecikme zammı ödemesi varsa KKEG olarak kayıtlara alınır.
Lojistik Kargo taşımacılığı faaliyeti olan Ltd. şirket ihtiyaç doğrultusunda günlük yada 2 günlük olarak elaman çalıştırılması gerekmektedir. Bu kişilere ait ssk girişleri açısından part-time sözleşme yapılmasa mı yoksa gider pusulası ile mi işlem yapılması gerekiyor?
Çağrı üzerine kişilere kısmi süreli iş sözleşmesi yapılarak, SGK hizmet listesinde bildirilmelidir.
1.6.1971 doğumlu olan kişinin 1.12.1989 tarihinde ilk girişi SSK ile başladı. 7230 Gün varken 1.1.2014 de 4/b ye geçmiş ve 5 yıldır halen BAĞ-KUR’lu. BAĞKUR EMEKLİLİĞİNDE İLK SSK GİRİŞİ neden ve hangi kanun maddesine istinaden yaş hesabında ilk SSK girişini almaz? Alınmasını ya da nasıl bir yol izlenmeli?
2829 sayılı Sosyal Güvenlik Kurumlarında geçen hizmet sürelerinin Birleştirilmesine Dair Kanun esas alınmaktadır.
Mükellef yazar kasa fişi düzenlerken %18 kesmesi gerekirken %8 olarak düzenlemiş ve KDV beyannamesi bu şekilde beyan edilmiştir. Nasıl bir işlem yapmak gerekir?
Eksik alınan KDV için KDV beyannamesinde düzelteme yapılarak pişmanlık hükümlerine göre ödeme yapılır.
Fason tekstil işi yapan şirketimizde çalışan elemanları başka bir şirkette sözleşme karşılığı çalıştırıyoruz. Fatura keserken iş gücü temin hizmeti olarak mı keseceğim ve KDV oranı nedir?
İş gücü kiralama faturası düzenlenecek. Faturada %18 KDV hesaplanacak ve 9/10 oranında KDV tevkifatı yapılacaktır.
Firma aldığı mal faturasına karşı fiyat farkı faturası düzenliyor. KDV beyannamesinde bu fiyat farkı faturasını diğer işlemleri bölümünde mi, yoksa alınan malların iadesi gerçekleşmeyen işlemler bölümünde mi göstermeliyiz?
1-İş kazası ve meslek hastalığı hükümleri hangi sigortalılar hakkında uygulanır?
> Hizmet akdi ile çalışanlar (4/a) > Kendi adına ve hesabına bağımsız çalışanlar ile köy ve mahalle muhtarları (4/b) > Ceza İnfaz Kurumları ile Tutukevlerinde çalışanlar > Aday çırak, çırak ve stajyerler, > Harp Malulleri ile Vazife Malullüğü aylığı bağlanmış malullerden Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (b) bentleri kapsamında çalışanlar > Türkiye İş Kurumu kursiyerleri > Sosyal güvenlik sözleşmesi olmayan ülkelerde iş üstlenen işverenlerce yurt dışındaki işyerlerinde çalıştırılmak üzere götürülen Türk işçileri > İntörn öğrenciler > Tarım ve orman işlerinde hizmet akdiyle süreksiz olarak çalışan sigortalılar
> Ek 9 uncu maddede belirtilen şartlarda ev hizmetlerinde çalışan sigortalılar
2- Şehir içi toplu taşıma araçlarında 10 günden az çalışanlar hakkında iş kazası ve meslek hastalığı hükümleri uygulanır mı?
Kanunun Ek 6 ncı maddesi kapsamında belirtilen bu kişiler hakkında kısa vadeli sigorta hükümleri uygulanmaz.
3- Bir Olayın İş Kazası Sayılabilmesi için Hangi Unsurları Taşıması Gerekmektedir?
Kazayı geçiren kişinin sigortalı olması,
Kaza sonucu bedence veya ruhça özre uğraması,
Kaza ile sonuç arasında uygun bir illiyet bağının bulunması,
şartlarının bir arada bulunması ile birlikte, olayın Kanunun 13 üncü maddesinde sayılan hallerden birinde meydana gelmesi gerekmektedir.
4- Bir işveren, yanında çalışan işçinin geçirdiği iş kazasının nereye ve kaç gün içinde bildirilmesi gerekir?
Kazanın olduğu yerdeki yetkili kolluk kuvvetlerine derhal, Kuruma da kazadan sonraki üç işgünü içinde bildirmesi gerekir.
5-İşverenin kontrolü dışındaki meydana gelen iş kazalarının bildirimi nereye ve kaç gün içerisinde yapılması gerekmektedir?
Sosyal Güvenlik İl Müdürlüklerine/Sosyal Güvenlik Merkezlerine ve kazanın öğrenildiği tarihten itibaren 3 işgünü içerisinde bildirilmesi gerekmektedir.
6-Kendi adına ve hesabına bağımsız çalışan sigortalının geçirdiği iş kazasının nereye ve kaç gün içinde bildirilmesi gerekir?
Kazanın meydana geldiği tarihten itibaren bir aylık süreyi geçmemek şartıyla, bildirim yapmaya engel halin ortadan kalktığı günü takip eden günden başlanarak kendisi tarafından üç işgünü içerisinde Kuruma bildirilmesi gerekmektedir.
7-Tarım veya orman işlerinde hizmet akdiyle süreksiz olarak çalışan sigortalının iş kazası yardımlarından yararlanması için aranan özel bir şart var mı?
İş kazasının olduğu tarihten en az on gün önce tescil edilmiş olmaları, sigortalılıklarının sona ermemiş olması ve prim ve prime ilişkin herhangi bir borcunun bulunmaması şartıyla iş kazası sigortasından yararlandırılırlar.
8-İş kazası bildirimi nasıl yapılır?
Meydana gelen iş kazasının işveren tarafından Kuruma e-Bildirim programı üzerinden bildirilmesi gerekmektedir. Elektronik İş Kazası ve Meslek Hastalığı Bildirim Formuna https://uyg.sgk.gov.tr/IsvBildirimFormu/gooKullaniciLogin.do linkinden ulaşılabilecektir.
Ancak, bilgi işlem altyapısında meydana gelen arızalar ya da elektronik erişimin sağlanamaması, e-Bildirge şifresi alınamaması gibi nedenlerle, bildirimin elektronik ortamda yapılamaması durumunda, işverenlerce veya sigortalılarca kâğıt ortamında İş Kazası Meslek Hastalığı Bildirim Formu veya aynı bilgileri taşıyan dilekçe ile yasal süresinde Kuruma yapılması halinde bildirim geçerli sayılacaktır.
9-İşverenin yanında çalışan işçinin geçirdiği iş kazasını bildirme yükümlülüğü var mı?
İş kazasının, işveren tarafından Kuruma bildirilmemesi halinde, bildirim tarihine kadar geçen süre için sigortalıya ödenecek geçici iş göremezlik ödeneği, Kurumca işverenden tahsil edilir. Ayrıca 6331 sayılı Kanunun 26 ncı maddesine göre söz konusu yükümlülüklerini yerine getirmeyen işverenlere işyerinde çalışan sigortalı sayısına ve işyerinin tehlike sınıfına göre farklılaştırılmış idari para cezası uygulanacağı öngörülmüştür.
10-İşveren tarafından iş kazası bildiriminin süresi içinde yapılmaması durumunda işçi hak kaybına uğrar mı?
Olayın iş kazası olarak tespit edilmesi halinde işveren tarafından iş kazası bildiriminin süresi içinde yapılmasa dahi istirahat raporuna istinaden sigortalıya geçici iş göremezlik ödeneği ödenir.
11-Kendi adına ve hesabına bağımsız çalışan sigortalının iş kazası bildiriminin süresi içinde yapılmaması durumunda hak kaybı olur mu?
Bildirim tarihine kadar geçen süre için geçici iş göremezlik ödeneği kendilerine ödenmeyecek, sadece bildirim tarihinden sonraki sürelere ait geçici iş göremezlik ödeneği ödenecektir. Ancak bildirim tarihinden önceki süreler için ödenen ödenekler varsa sigortalıdan Kanunun 96 ncı maddesi hükmü gereği tahsil edilecektir.
12- İş kazası bildiriminin yapılmaması durumunda idari para cezası uygulanır mı?
6331 sayılı Kanunun 14 üncü maddesinde;
– İşveren, iş kazalarını kazadan sonraki üç iş günü,
– Sağlık hizmet sunucuları kendilerine intikal eden iş kazalarını en geç on gün içinde Kurumumuza bildirmekle yükümlü kılınmış, anılan Kanunun 26 ncı maddesinde söz konusu yükümlülüklerini yerine getirmeyenlere idari para cezası uygulanacağı öngörülmüş, uygulanacak idari para cezası miktarı da işyerinde çalışan sigortalı sayısına ve işyerinin tehlike sınıfına göre farklılaştırılmıştır.
Bildirimi süresinde yerine getirmeyen işverenlere, 2018 yılı için 3.092 TL ile 9.276 TL arasında değişen tutarlarda,
Sağlık hizmet sunucularına ise 3.092 TL tutarında idari para cezası uygulanmaktadır.
Söz konusu idari para cezaları, her takvim yılı başından geçerli olmak üzere yeniden değerleme oranında artırılarak uygulanmaktadır.
13-İşe başladığı gün iş kazası geçiren sigortalıya istirahatli bırakıldığı günler için geçici iş göremezlik ödeneği ödenebilir mi?
Geçirilen kazanın Kurumumuzca iş kazası kabul edilmesi halinde, sigortalının istirahatli kaldığı günler için Kurumumuzdan geçici iş göremezlik ödeneği alması mümkün bulunmaktadır.
14-İş kazasının veya meslek hastalığının işverenin kastı ya da kusuru ile meydana gelmesi durumunda işverene yaptırım var mıdır?
İş kazası veya meslek hastalığı, işverenin kastı veya sigortalıların sağlığını koruma ve iş güvenliği mevzuatına aykırı bir hareketi sonucu meydana gelmişse, Kurumca sigortalıya veya hak sahiplerine bu Kanun gereğince yapılan veya ileride yapılması gereken ödemeler ile bağlanan gelirin başladığı tarihteki ilk peşin sermaye değeri toplamı, sigortalı veya hak sahiplerinin işverenden isteyebilecekleri tutarlarla sınırlı olmak üzere, Kurumca kusuru oranında işverene ödettirilir.
15-İş kazası ya da meslek hastalığı raporlarında prim gün sayısı şartı aranır mı?
Sigortalılara iş kazası veya meslek hastalığı nedeniyle iş göremedikleri sürece prim ödeme gün sayısı şartı aranmaksızın ilk günden itibaren her gün için geçici iş göremezlik ödeneği ödenir. Ancak tarım veya orman işlerinde hizmet akdiyle süreksiz olarak çalıştırılan sigortalıların, iş kazası ve meslek hastalığı sigorta kollarından sağlanan yardımlardan yararlanabilmeleri için; iş kazasının olduğu tarihten itibaren en az 10 gün önce tescil edilmiş olmaları, prim ve prime ilişkin her türlü borçlarının ödenmiş olması ve sigortalılıklarının sona ermemiş olması gerekmektedir. Bu kapsamdaki sigortalıya, tescil edildiği tarihten itibaren sonraki 10 gün içinde (onuncu gün dahil) iş kazası geçirmesi halinde geçici iş göremezlik ödeneği verilmeyecektir.
16-İş kazası ve meslek hastalığından sağlanan haklar nelerdir?
İş kazası veya meslek hastalığı sigortasından sağlanan haklar şunlardır:
a) Sigortalıya, geçici iş göremezlik süresince günlük geçici iş göremezlik ödeneği verilmesi.
b) Sigortalıya sürekli iş göremezlik geliri bağlanması.
c) İş kazası veya meslek hastalığı sonucu ölen sigortalının hak sahiplerine gelir bağlanması.
d) Gelir bağlanmış olan kız çocuklarına evlenme ödeneği verilmesi.
e) İş kazası ve meslek hastalığı sonucu ölen sigortalı için cenaze ödeneği verilmesi.
Yazının başlığını okur okumaz KDV’ye tabi olmanın 2019 yılı öncesi ve sonrası mı olur? diye düşünüyorsunuz değil mi? Haklısınız, böyle olmaması lazım.
Ancak, yapılan kanuni düzenlemeler özel bir belirleme yapılmadığı sürece yürürlüğe girdiği tarihten itibaren geçerli oluyor, öncesi için geçerli kabul edilmiyor.
İşte kur farklarının KDV’sinde yaşanan durumda, tam olarak böyle bir şey.
Kur Farklarının KDV’sinde Tam Olarak Ne Yaşandı?
Kur farklarının KDV’ye tabi olup olmayacağı hususu KDV Kanununun 24/c Maddesinde 7161 sayılı Kanunla yapılan düzenlemenin yürürlüğe girdiği 18 Ocak 2019 tarihine kadar en çok tartışılan vergisel konulardan birisi oldu. Bu konuda yaşanan tartışmanın nedeni ise, Maliye’nin Genel Tebliğ ile yaptığı düzenlemenin Danıştay tarafından iptal edilme olasılığının yüksek olmasıydı.
Tebliğdeki Düzenlemenin İptali İçin Açılan Dava ve Kronolojik Sıralaması!
1) Maliye kur farkları ile ilgili olarak özelge düzeyinde açıkladığı görüşünü 1 Mayıs 2014 tarihinden itibaren yürürlüğe giren KDV Genel Uygulama Tebliği’ne taşıdı.
2) Tebliğde yer alan “bedelin döviz cinsinden veya dövize endekslenerek ifade edildiği işlemlerde, bedelin kısmen veya tamamen vergiyi doğuran olayın vuku bulduğu tarihten sonra ödenmesi halinde, satıcı lehine ortaya çıkan kur farkının esas itibarıyla vade farkı mahiyetinde olduğu ve KDV’ye tabi tutulması gerektiği” şeklinde özetlenebilecek düzenlemenin iptali için dava açıldı.
3) Danıştay 4. Dairesi, “Kur farklarının işlevsel olarak vade farkı ve fiyat farkı gibi mal ve hizmetin karşılığını oluşturan bedele dahil ekonomik bir değer olduğu ve KDV’ye tabi bulunduğu” gerekçesiyle davayı reddetti (Danıştay 4. D.nin 18.05.2017 tarihli ve E:2014/4834, K:2017/4605 sayılı Kararı).
4) Davacı, verilen kararı Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulu nezdinde temyiz etti.
5) Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulu, “Kur farkının niteliği itibarıyla maddede sayılan diğer gelir unsurlarından (vade farkı, fiyat farkı, faiz, prim gibi çeşitli gelirler ile servis ve benzer adlar altında sağlanan her türlü menfaat, hizmet ve değerler) farklılık arz ettiği, Kanunun 24/c maddesinde yer alan “gibi” ifadesinden yola çıkılarak kur farkının vade farkı mahiyetinde olduğu kabul edilmek suretiyle KDV matrahına dahil edilmesinin hukuk devletinin unsurlarından biri olan hukuki belirlilik ilkesiyle bağdaşmadığı, ayrıca dava konusu Tebliğ ile KDV matrahına ilişkin hükümlerin yorum yoluyla genişletilmesinin verginin kanuniliği ilkesine de aykırılık oluşturduğu, bu nedenle bedelin farklı zamanlarda ödenmesi nedeniyle zaman içinde oluşabilecek kur farklarının matraha ilave edilmesinin mümkün olmadığını” belirterek, Danıştay 4. Dairesinin söz konusu kararını bozdu (Danıştay VDDK’nın 18.05.2017 tarih ve E.2014/4834, K.2017/4605 sayılı Kararı).
Maliye Açıklama Yaptı: Yeni Karar Verilinceye Kadar Tebliğ’deki Düzenleme Geçerli
Bozma kararı üzerine Maliye bir Genel Yazı yayınlayarak, “VDDK Kararı’nda KDV Genel Uygulama Tebliğinin ilgili bölümlerinin iptal edildiğine hükmeden bir hüküm bulunmadığını, Danıştay 4. Dairesi tarafından konu hakkında yeniden karar verilinceye kadar, bedelin döviz cinsinden veya dövize endekslenerek ifade edildiği KDV’ye tabi işlemlerde oluşan kur farkı uygulamasını açıklayan KDV Genel Uygulama Tebliğinin (III/A-5.3) bölümü ile (III/B-1.2.2) bölümünde yer alan açıklamalara göre işlem tesisine devam edilmesi gerektiğini” belirtti (GİB’in16.08.2018 tarihli ve 64994458-130 [5524-244]-E 108587 sayılı Genel Yazısı).
Danıştay 4. Dairesi’nin Bozma Kararına Uyması Zorunlu Muydu? Yoksa İlk Kararında Israr Edebilir Miydi?
Danıştay 4. Dairesi’nin, VDDK’nın bozma kararına karşı ilk kararında ısrar etmesi kanunen mümkün bulunmuyordu. Yani, bozma kararına uymaktan başka çaresi yoktu (İYUK Mad. 46/1, Danıştay Kanunu Mad. 38, 49/4).
Maliye, Olası İptali Gözönüne Alarak KDV Kanununda Değişiklik Yaptı!
Maliye, olası iptali gözönüne alarak, 7161 sayılı Kanunla KDV Kanununun 24/c maddesine “kur farkı” ibaresini ekletti. Yapılan bu düzenleme, 18 Ocak 2019 tarihinde yürürlüğe girdi. Madde gerekçesinde, kur farklarının da matraha dahil olduğunun madde metnine yazılmak suretiyle uygulamadaki tereddütlerin giderilmesinin amaçlandığı belirtildi. Yapılan bu değişiklikle, satıcı lehine oluşan kur farklarının KDV’ye tabi olduğu hususu açıklığa kavuşturuldu. Yani, konu netleştirilerek tartışmaya kapatıldı.
Yapılan Değişiklik, 2019 Yılı Öncesi Kur Farklarının KDV’ye Tabi Olup Olmayacağı Tartışmasını Başlattı!
Yapılan düzenlemenin 18 Ocak 2019 tarihinde yürürlüğe girmesi, yeni bir tartışmayı daha başlattı: 2019 yılı öncesi kur farkları KDV’ye tabi olacak mı, olmayacak mı?
Ogün Haber Sitesi’nde 21 Ocak 2019 tarihinde yayınlanan “Kur Farklarının KDV’sine Son Nokta Konuldu: KDV’ye Tabi” başlıklı yazımızda bu konuya temas etmiş, “Danıştay 4. Dairesi’nin VDDK tarafından bozulan ilk kararında ısrar etmesinin söz konusu olmadığını, bozma kararına uyacağını ve KDV Genel Uygulama Tebliği’nin kur farkları ile ilgili bölümünü iptal etmesinin kesin olduğunu, bu nedenle KDV Genel Uygulama Tebliği’nin yürürlüğe girdiği 1 Mayıs 2014 tarihinden Kanun değişikliğinin yürürlüğe girdiği 18 Ocak 2019 tarihine kadar geçen süreyi kapsayan dönemde ortaya çıkan kur farkları için KDV hesaplanmaması gerektiğini” belirtmiştik.
Danıştay 4. Dairesi Bozma Kararına Uydu, KDV Genel Uygulama Tebliği’nin İlgili Bölümlerini İptal Etti!
Beklenen oldu, Danıştay 4. Dairesi VDDK’nın bozma kararına uyarak, Maliye’nin kur farkları ile ilgili olarak KDV Genel Uygulama Tebliği’nin (III/A-5.3) bölümü ile (III/B-1.2.2) bölümünde yer alan düzenlemelerini iptal etti (Danıştay 4. D.nin 13.03.2019 tarihli ve E.2018/6584, K.2019/1881 sayılı Kararı).
Maliye Yeni Kararı Temyiz Etti, Danıştay VDDK Temyiz Talebini Reddetti!
Maliye, Danıştay 4. Dairesi’nin bozma kararına uyarak verdiği yeni kararını temyiz etti. Danıştay VDDK, Maliye’nin temyiz talebini reddetti (Danıştay VDDK’nın 23.10.2019 tarih ve E.2019/902, K.2019/707 sayılı Kararı).
Bu Kararla, 2019 Yılı Öncesi Kur Farklarının KDV’ye Tabi Olmadığı Hususu Kesinleşti!
Danıştay’ın iptal kararı sonrasında, KDV Genel Uygulama Tebliği’nin yürürlüğe girdiği 1 Mayıs 2014 tarihi ile 7161 sayılı Kanunla KDV Kanununun 24/c maddesinde yapılan değişikliğin yürürlüğe girdiği 18 Ocak 2019 tarihleri arasında (14 Mayıs 2014 – 17 Ocak 2019), KDV’ye tabi mal ve hizmet satışlarından doğan ve bedelin geç ödenmesi nedeniyle ortaya çıkan kur farklarının KDV’ye tabi olmadığı hususu kesinleşti, açıklığa kavuştu.
Bu karar sonrasında, belirtilen tarih aralığında kur farkları için KDV hesaplayıp beyan edenler için düzeltme, şikayet yoluyla müracaat ve dava açma işlemlerinden oluşan yeni bir süreç başladı.
İptal Kararı Vergi İncelemeleri İçinde Geçerli ve Bağlayıcı!
2019 yılı öncesi ile ilgili olarak yapılan vergi incelemelerinde, Danıştay’ın bu iptal kararının dikkate alınması ve bu şekilde ortaya çıkan kur farkları için KDV tarhiyatı istenilmemesi ve vergi dairelerince de yapılmaması gerekiyor. Yani, iptal kararı herkes için geçerli ve bağlayıcı.
Bize göre, Maliye’nin iptal kararı ile ilgili olarak yeni bir Tebliğ ya da Genel Yazı yayınlayarak, bu durumu açıklamasında fayda var!
2018-2019 yıllarında uygulanan 6661 sayılı kişi başı 150 TL desteği 2020 yılında 75 TL olarak uygulanmaya devam edecektir. Ancak bu indirim Şubat’ta yapılacak ocak priminden mi düşülecek?
Doğru. Ocak ayı iş ve işlemlerine uygulanacak olan bu tutar şubat ayında muhaphb ile tahakkuktan düşecektir.
2020 yılı için işyeri çalışanlarının sigortada görünmesi gereken asgari tutarlar nedir?
Asgari Ücret Tespit Komisyonunun 26.12.2019 tarihli kararıyla, 2020 yılında uygulanacak asgari ücret belirlenmiştir. Yeni asgari ücretin brüt tutarı aylık 2.943,00 TL, Ödenecek net ücret, vergi ve sgk primleri ile 2020 asgari ücretin işverene toplam maliyeti 3.458,03 TL
Sigorta primine esas kazancın üst sınırı aylık 22.072,50 TL (SGK Tavanı)
Bekâr bir ücretlinin asgari geçim indirimi tutarı 220,73 TL olmuştur.
İşverenin iş sözleşmesini derhal feshetmesini gerektirecek sağlık sebepleri nelerdir?
İşveren;
(a) işçinin kendi kastından veya derli toplu olmayan yaşayışından yahut içkiye düşkünlüğünden doğacak bir hastalığa veya sakatlığa uğraması halinde, bu sebeple doğacak devamsızlığın ardı ardına üç iş günü veya bir ayda beş iş gününden fazla sürmesi;
(b) işçinin tutulduğu hastalığın tedavi edilemeyecek nitelikte olduğu ve işyerinde çalışmasında sakınca bulunduğunun Sağlık Kurulunca saptanması durumlarında iş sözleşmesini derhal feshedebilir.
(a) bendinde sayılan sebepler dışında işçinin hastalık, kaza, doğum ve gebelik gibi hallerde işveren için iş sözleşmesini bildirimsiz fesih hakkı; belirtilen hallerin işçinin işyerindeki çalışma süresine göre 17nci maddedeki bildirim sürelerini altı hafta aşmasından sonra doğar.
Doğum ve gebelik hallerinde bu süre 74’üncü maddedeki sürenin bitiminde başlar. Ancak işçinin iş sözleşmesinin askıda kalması nedeniyle işine gidemediği süreler için ücret işlemez.
Kaynak: Türkiye Cumhuriyeti Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmet Bakanlığı